Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ocak '15

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
2407
 

Sorunu, sorun etmeden çözmek,

Yeryüzünün en mükemmel varlığı olarak yaratılan insan, aynı zamanda pek çok şeye de muhtaç bir yapıya sahiptir. O, kendisine verilen ve aynı zamanda sahip olduğu büyük bir kıymeti olan aklıyla her zaman ve her şeyi bilme keyfiyetinden uzaktır. Öteden beri aklın her şeyi çözüp-çözemeyeceği konusu tartışmalar olsa da salim aklın sorunları çözmede, doğru yolu bulmada etkisi öne çıkmaktadır.

Olaylar karşısında bizi endişelendiren, çıkmaza sokan şey, olumsuzluklar ve engellerle karşılaşmamız değil, bu gibi duruma karşısında pratik çözümler üretemediğimizdendir. Bunun en önemli nedenlerinin başında ise,  ise çoğu zaman sorunların çözümden ziyade soruna odaklanmamızdan kaynaklanıyor.

İnsanlarımızın bir kısmı en küçük bir olayda ve yaşadığı sorun karşısında hemen paniğe kapılır,  bir heyecan bir telaşla adeta eli ayağına karışır. Ne yapacağını kestiremez bu nedenle de davranışları ile hata yapma olasılığı yüksek olur. Panikte biraz daha ileri gidenler için ise sanırsınız ki dünyanı sonu gelmiş, sorunlar asla çözülemeyecektir.

Bir kısımda var ki, tam tersine “Dünya yansa yorganım yok içinde” misali “gamsız, tasasız”, öyle her şeyi kendilerine dert edinmezler, dünya yansa umurlarında değildir. En büyük olayları, sorunları dahi gayet sıradanmışçasına karşılarlar. Karşılaştıkları problemi kafalarında büyütmedikleri için de meselenin üstesinden gelmeleri bir anlamda kolay olur. Onların bu rahatlıklarına zaman zaman bizlerde imreniriz.

Eğer sorunları gözümüzde büyütüp çözümden çok soruna odaklanıyorsak, aklımıza o kimselerin umursamaz tavrı gelir de “Keşke ondaki rahatlığın bir kısmı bende de olsa…” diye geçiririz içimizden.

Görüldüğü üzere insanların meseleler karşısındaki tepkileri birbirinden farklılık gösteriyor. Bir kısmı karşılaştığı sorunu kafasında büyütmeden çözüme odaklanıp kolayca üstesinden gelirken, bir kısmı ise, aynı sorun karşısında çözümden çok soruna odaklandığı için meselenin içinden çıkamıyor ve panikle sorunu büyüterek çoğu zaman hata yapabiliyor. Dingin mizaçlı kişiler sorunları sakin ve serinkanlılıkla çözerken, olaylar karşısında heyecanlanan, telaşlanıp panik yapan kimseler ise sorunları kafalarında büyütmek sureti ile evham yapmaktalar.

Aslında sorunları kolayca çözümlemek sadece” sakin, gamsız, tasasız” insanlara has değildir. İnsanların mizaçları, sorunlar ve çözüm yolları karşısında kendilerine avantaj ve dezavantajlar sağlasa da,  mizacı ne olursa olsun sorunlar karşısında ” sakin, gamsız, tasasız “ kimseler gibi rahat davranabilirler. Bunu başarabilmenin yolu ise yalnızca sorunlara bakış açısını biraz olsun değiştirmekten geçer.  Bütün mesele sorunlara “çözüm odaklı” yaklaşmakla, sorunları hem daha kolay hem de stressiz bir şekilde çözümlemek böylece mümkün olacaktır.

Problemlerin çözümünde başlangıç noktası, problemi iyi tanımak ve anlamaktan geçer. Burada bir metot karşımıza çıkar. Bu metot; problemi tanımaktır. Bir çözüm metodu uygulamak, çözülme durumunu pratiğe dökmek ve en sonunda da neticeye ulaşmaktır.

Bundan sonraki safha çözüm yoludur. Bu da, kişinin bilgi ve tecrübe seviyesine bağlıdır. Hangi problemde, hangi metot gerekir, ilk karar verilmesi gereken budur. Her problem çözümünün bir metodu vardır. Bu metotlar karıştırılacak olursa, problem çözülemez.

Bizim için en büyük örnek olan Hz. Muhammed (SAS) tüm yaşantısı boyunca karşılaştığı problemlerde ne ümitsizliğe ne de asabiyete kapılırdı. Aksine her zaman çözüme odaklandığı için meseleleri gayet kolaylıkla çözer ve halledilmez gibi görünen meseleleri rahatlıkla hallederdi.

Sonuç olarak bütün mesele olaylara bakış açısından kaynaklanmaktadır. Olaylar ve doğurduğu sorunlar karşısında sorundan ziyade çözüm ve çözüm yollarına odaklanmak. Sorunu zihinde büyütmemek öncelikle pratik sonrasında kalıcı çözüm üretmek sorunları kolayca çözmenin sorunu sorun olmaktan çıkarmanın yegâne yoludur.

 

İbrahim Halil SİPAHİ

04.01.2015

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 100
Toplam yorum
: 38
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1320
Kayıt tarihi
: 12.08.14
 
 

Adana'da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Adana'da Yüksek öğrenimini Konya Selçuk Üniversitesi Eğiti..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster