Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Aralık '09

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
204
 

Soruyorum hala...

Soruyorum hala...
 

Yıllar yılı kendime sormaktan usanmadığım kısacık bir cümle vardı: Beni düşünen biri var mıydı veya hiç olmuş muydu birkaç saniye dahi olsa?

Hani ben her gece yalnızlığımla kalabildiğim o tek anımda, başım yastığımda, gözüm karanlıkta sakladığım tüm isimleri sayıklardım ve bu tekrar bozulmazdı asla... İşte böylesi düşlerde geçer miydi harflerim bambaşka duygularla?

Her saat biterdi de cevap beklemek bitmezdi ama. Gerçeği bilirdim elbette; hiçbir zaman olurdu bazen, malesef ihtimal dahi yoktur diye biterdi çoğu kez de cümleler. Hiç şansı kalmamış birisinin çığlıklarıydı sadece duyulanlar: sessiz, anlamsız...

Zaten nasıl olabilirdi ki, öyle değil mi? Daha aynaya bakmaya korkan, sözden önce defalarca sorgulayıp sonrasında pişmalık duyan biri nasıl yer edebilirdi başkasının rüyalarında? Bir şiirde, yazıda, resimde gülümseyebilir miydi aşkın aleviyle? O şiirde yer bulsaydı bedenin, yazının ilk paragrafı yüreğinin anahtarı olsaydı, hatıradaki an ise saçları avuçlarında, yorgun başı dizlerinde, kıvrılıp uyuyakalmış bir güzellik abidesi olsaydı bugüne bugün denmezdi işte. O nedenle bugünün anlamı hayallerin sahteliğinin adından başka bir şey değil. Ve bir isim daha var avuçlarımda, bırakamadım hala...

F.ü. 15.12.2009 Salı 23:47

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 33
Toplam yorum
: 19
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 514
Kayıt tarihi
: 17.01.08
 
 

Mesleği: Fizyoterapist… Uğraşısı: Gönlünden kopan parçaların birleştiği haliyle sözcüklere biçim ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster