Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ağustos '06

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
328
 

Sosyal boyut

Bundan 15-20 yıl öncesi, "tinerci dehşeti", "kapkaç terörü" veya "gasp vahşeti" haberlerini bu kadar sık duyar mıydık? Artık başta büyük kentler olmak üzere, her geçen gün daha güvensiz ve tehlikeli bir toplumda yaşamaya başladık. Peki ne oldu da, terörden cirit attığı 80’li yıllar ve öncesinde bu kadar olmayan adli suçlar son yıllarda çığ gibi arttı?

Şöyle bir düşünün lütfen... Biz 80’li yıllarda neyi / neleri değiştirdik ülkemizde? Tabi ki en başta Ekonomi Politikalarımızı. Cumhuriyetin ilk elli yılında uyguladığımız Sosyal Devlet modelini bırakıp, Liberal Devlet e geçtik 24 Ocak+12 Eylül formülüyle.

Köylüyü köyünde tutmak için gereken 5 kuruşluk tarıma desteği çok gördük; sağlıksız kentleşmelere çanak tutup gecekondu, kaçak elektrik ve su kullanımından 25 kuruş fatura ödüyoruz. Bakkal kafasıyla kar/zarar hesabı yapıp, devlet istihdam kapısı olmayacak sloganıyla bir sürü KİT in kapısına kilit vurduk.

Özel sektörün istihdam yaratma kapasitesi ve niyetinin ne durumda olduğu gerçeğini görmezden geldik. Tarımda ve devlet kapısında istihdam olanağı kalmayan insanlara, "taşı sık suyunu çıkar, devletten iş bekleme" diye bağırdık meydanlarda.Üstelik bu insanları her türlü lüx tüketim reklamları ve vıcık vıcık magazin proğramları ile iyice manyaklaştırdık.

Ekonomi politikalarımızda böyle köklü değişiklikler yaşanırken; "yapmayın etmeyin, bu işlerin sosyal boyutunu ihmal ediyorsunuz" diyenleri, serbest piyasa ekonomisini bilmemekle, ideolojik takıntıyla suçladık.

Sosyal politikaları rafa kaldırıp fak fuk fonlarla işi yürüteceğimizi sandık.

Özelleştirmelerde doğu bloku ülkelerinin gerisinde kaldık martavalları ile alelacele KİT leri satarak kurtulacağımızı sandık.

Artık babalar gibi satarım günlerindeyiz ve meselenin sosyal yönü babalar gibi karşımızda.

Her yıl yüzbinlerce işsiz güçsüz insan, ekleniyor kaç milyon olduğunu bilemediğimiz işsizler ordusuna.

Sen onlara "pancar ekme, ben daha ucuza şeker ithal ederim" diyorsan,

Sen onlara "bundan sonra devlet istihdam kapısı olmayacak” diyorsan,

Ve senin en büyük iki holdingin, onca yatırım kolaylığı ve teşviğe rağmen 40+40 = 80 bin kişiye ancak iş sunabiliyorsa,

KOBİ lerinin % 90 ında kurumsal iş güvencesi ve insanca bir ücret yoksa,

Ve de sen bu ülkenin en yetkili ağızlarından, üniversite diplomasını gösterip iş isteyen insanına "taşı sık suyunu çıkar, benden iş bekleme" diyorsan,

Ekonomi politikalarının sosyal boyutunu düşünmek için daha ne olması gerekiyor?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 3
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 294
Kayıt tarihi
: 10.08.06
 
 

42, evli, 2 çocuklu Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri mezunu. Endüstri İlişkileri Uzmanı. Ka..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster