Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

TÜKETİCİ KÖŞESİNDE "SEMRA ABLANIZ"

http://blog.milliyet.com.tr/semra_sahin

05 Şubat '10

 
Kategori
Sivil Toplum
Okunma Sayısı
538
 

Sosyal demokrat olmak, doğruyu yapmak ve doğruyu onaylamaktır

Sosyal demokrat olmak, doğruyu yapmak ve doğruyu onaylamaktır
 

Deniz Baykal, "Tükorder" Genel Başkanı Öner Samanlı'ya geçmiş olsun dedi mi?


SOSYAL DEMOKRAT OLMAK MI, YOKSA MUGALLİTLİK Mİ..?

Değerli Okurlarım;

Sosyal Demokrat olmanın temelinde yatan felsefe, insanı insan olduğu değerleriyle kabullenmektir.

Basınımızın gündemine dünlerde düşen bir haber karşısında birçok CHP’li tanıdığım kişinin, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın, "Cübbeli Ahmet Hoca'yı telefonla aradığı" iddiasına ilişkin olarak, " tepki verdiğini gördüm.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın, "Cübbeli Ahmet Hoca'yı telefonla aradığı" iddiasına ilişkin olarak, aylar önce bir eski AKP'li bir milletvekili beni aradı, konuşmanın bir noktasında 'yanımda Cübbeli Ahmet Hoca var. Rahatsızlığından dolayı bir geçmiş olsun demez misiniz kendisine?' dedi. 'Gayet tabii, niye demeyeyim' dedim.

AKP’li milletvekilinin verdiği telefondan da “ 'geçmiş olsun' dedim" diye konuştuğu da ertesi günün haber gündeminde baş sıraları almıştı bile…

SOSYAL DEMOKRAT OLUN YADA OLMAYIN, ÖNCE İNSAN OLMALISINIZ

Bu başlık altında değerlendirilecek tüm olaylarda insan faktörü önceliklidir.

Bu nedenle de, Türkiye siyasetinin ana muhalefet partisi, Genel Başkanının, cüppeli yada cüppesiz Ahmet’leri, Ahmet Hocaları rahatsızlığından dolayı arayarak geçmiş olsun demesi olağan ve normal bir şeydir.

Ancak; “Dünyanın ve Türkiye’nin En Kapsamlı Atatürk Sitesi http://www.ataturksitesi.com/” Editörü olan, eğitim dünyamızın duayeni, aynı zamanda, ülkemizdeki tüketici haklarının korunmasında ve tüketicilerin bilinçlendirilmesinde büyük özverileri bulunan “TÜKORDER” Tüketiciyi Koruma ve Bilinçlendirme Derneği Genel Başkanı, Öner SAMANLI’nın beyin tümörü rahatsızlığı nedeniyle gördüğü tedavileri sonrası aranmamış olması ise, fevkalade anormal bir şeydir…

TÜRKİYE LAİK BİR CUMHURİYET ÜLKESİDİR

Türkiye’nin laik ve demokratik olarak yönetilmesinden yana olan yasaları vardır. Örf ve adetlerdeki uygunluklar yasalar karşısında uygunsuz ise yasaların çizgisinde hareket etmekte zorunlu olandır.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ YURTTAŞLARININ UYMASI GEREKEN BİR KILIK KIYAFET KANUNU VAR

Şapka ve Kıyafet Devrimİ; Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasının ardından, halkın kılık ve kıyafetinin düzenlenerek batı ülkelerindeki normlara uygun hâle getirilmesi için 1925 ve 1934 yıllarında çıkarılan iki kanunla yapılan düzenlemedir.

Atatürk Devrimleri'nin bir parçası olan bu kanunla ile, başlık olarak sadece şapka takılması düzenlenmiş, belirli tipte kıyafetlerin giyilmesi ise yasaklanmıştır.

Şapka Kanunu; Şapka Kanunu, 28 Teşrinisani (Kasım) 1341 (1925) tarihli ve 671 No'lu Şapka Giyilmesi Hakkında Kanun).

Mustafa Kemal Atatürk ülke halkını her alanda çağdaş ve uygar düzeye çıkarabilmek için değişiklikler tasarlarken, dış görünüşüyle de bunu vurgulaması gerektiğine inanıyordu. 25 Ağustos 1925'te Kastamonu'ya yaptığı bir gezide başına şapka giyip, "Buna şapka derler" diye halkı şapka giymeye özendirmesinden sonra, 25 Kasım 1925'te şapka giyilmesi hakkındaki kanun çıkarılıp, dinsel giysilerle sokakta gezilmesi yasaklanmıştır.

1925 - Şapka giyilmesi konusundaki kanun, TBMM'de kabul edildi. Kanun, 28 Kasım'da yürürlüğe girdi. Kanun kabul edilirken, Rize'de şapka ve diğer inkılaplara karşı gösteriler yapıldı. Göstericilerden 8'i idama mahkûm edilmiştir.

Aynı zamanda çok tartışmalı ve kabulu sıkıntılı olan bir kanun olup, yalnız Rize'de değil daha bir çok vilayette meydana gelen isyan olaylarında onlarca insanın idam edilmesine sebep olmuştur.

İskilipli Mehmet Atıf Hocanın 1924 yılında yazmış olduğu Frenk Mukallitliği ve Şapka idamına sebep olduğu bilinmektedir. Fakat İskilipli Mehmet Atıf Hoca'nın, sicilinde Teâlî-i İslâm Cemiyeti'nin üyesi olması kendisinin yargılanmasına birinci sebeptir.

Bir kısım insanlar Atıf Hocanın idam gerekçesi olarak Kuvay-ı Milliyeye muhalet etmiş olmasını söylese bile çok inandırıcı değildir, zira Çerkez Ethem bile 150 liklerle birlikte sınırdışı edilirken bu hoca efendinin idam edilmesinin altında art niyet olduğu aşikardır.

Kılık Kıyafet Kanunu; Kıyafet kanunu ile birlikte, kadınlar çarşaf giymekten vazgeçerek, modern kadın elbiseleri giymeye, erkekler ise fes yerine şapka giymeye başlamışlardır.

Atatürk, 23 Ağustos 1925’te Eskişehir ve Mahmudiye’ye yaptığı seyahatlerde şapkayı halka göstererek giysi devriminin ilk işaretini vermiştir. “Biz her nokta-i nazardan medeni insan olmalıyız. Fikrimiz, zihniyetimiz, tepeden tırnağa kadar medeni olacaktır. Medeni ve beynelmilel kıyafet milletimiz için layık bir kıyafettir onu giyeceğiz.” diyen Atatürk, 27 Ağustos 1925’te de Mahmudiye 'de “Turan kıyafetini araştırıp ihya eylemeye mahal yoktur. Medeni ve beynelmilel kıyafet bizim için, çok cevherli milletimiz için layık bir kıyafettir.” diyerek, medeni yaşayışa uyan kıyafetin kabulü gerekliliğini belirtmiştir.

Atatürk’ün uyarması üzerine 25 Kasım 1925 tarih ve 671 Sayılı Şapka Kanunu çıkmadan önce vatandaşlar şapkayı giymiş ve bu yenilik, medeni kıyafet değişimi olarak halk arasında da çok iyi karşılanmıştır.

Bundan sonra, 3 Kasım 1934 'deki Kıyafet Kanunu ile cüppe ve sarık giymek yasaklanmıştır.

Bu kıyafetleri giyme hakkı yalnız Diyanet tarafından görevlendirilmiş din adamlarına tanınmıştır.

CUMHURİYET HALK PARTİSİNİN VE CUMHURİYETİN KURUCUSU MUSTAFA KEMAL ATATÜRK TARAFINDAN ÇIKARTILMIŞ BULUNAN YASALARIN İHLALİ

Cumhuriyet Halk Partisinin ve Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından çıkartılmış bulunan yasaların bugün ülkemizin her yerinde ve her kademesinde rahatlıkla ihlal edilebilmektedir.

Sokaklarda elleri asalı ve cübbeli, başları sarıklı ve karış karış sakallı erkekler ile, kara ucube çarşaflı yada tesettür diye adlandırılan siyasi kapalılık simgeleri olan kadınlar fink atmaktadırlar.

Bunlar fink atarlarken de, ülkemizin, ne Cumhuriyet Savcılıklarının, ne barolarının, ne emniyet güçlerinin, nede siyasi partilerin sesleri çıkmamaktadır.

Hukukta bir şeyin karşısında susuyor iseniz, bu durumu zımnen kabul etmiş olduğunuza dair bir tabir vardır.

Bu durumda CHP Genel Başkanı da, zımnen kabullenmişler arasında, kılık ve kıyafet yasalarını, üstelik hukukçu kimliği ile de çiğniyor olabilir.

CÜPPELİ AHMET HOCAYA GEÇMİŞ OLSUN DİYEN DENİZ BAYKAL MAALESEF ÖNER SAMANLI’YA BİR GEÇMİŞ OLSUN DİLEĞİNİ ÇOK MU, GÖRMÜŞTÜR..?

“Dünyanın ve Türkiye’nin En Kapsamlı Atatürk Sitesi http://www.ataturksitesi.com/” Editörü olan, eğitim dünyamızın duayeni, aynı zamanda, ülkemizdeki tüketici haklarının korunmasında ve tüketicilerin bilinçlendirilmesinde büyük özverileri bulunan “TÜKORDER” Tüketiciyi Koruma ve Bilinçlendirme Derneği Genel Başkanı, Öner SAMANLI’yı aramış ve geçmiş olsun dileğinde bulunmuş mudur?

Hayır.

Çünkü böyle bir dilekte bulunmuş olsa hiçbir haber niteliği bulunmayan bir insanlık olgusu gerçekleşmiş olacaktır.

Oysa, cüppeli zevatı arayıp da geçmiş olsun demek, tıpkı kara çarşaflılara, o Cumhuriyetin bekçisi olduğunu sandığımız partini rozetini de takarak şirin gözükmek mugallitesidir.

Vallahi bizleri çooook güldürüyorsunuz Sayın Baykal….

Yanınızda mugallitlik dersleri almamız lazım…

TÜKETİCİ KÖŞESİNDE

SEMRA ŞAHİN

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 75
Toplam yorum
: 22
Toplam mesaj
: 21
Ort. okunma sayısı
: 3089
Kayıt tarihi
: 28.08.09
 
 

Tüketicileri bilinçlendirmek, haklarımızın aranmasına çözümler üretmek üzere faaliyette bulunanları ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster