Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Haziran '18

 
Kategori
Sivil Toplum
Okunma Sayısı
99
 

Sosyal Girişimcilik ve Kooperatifler

Sosyal Girişimcilik ve Kooperatifler
 

Sosyal girişimcilik kavramı son yıllarda çokca karşımıza çıkan kavramlardan biri haline gelmiştir. Bir zamanlar girişimciliği sadece ekonomik yatırımlar olarak gören çevreler bile sosyal girişimciliği destekleyen politikalara daha olumlu baktıklarını dile getirmeye başlamışlardır. Girişimciliği  destekleyen projeler uygulamaya ve fonlamaya başlamışlardır.

Sosyal girişimcilik nedir?  Sosyal girişimci deyince ne anlaşılıyor diye söyle bir araştırdığınızda; karşınıza çıkan tanımlarda yaşadığı çevredeki sorunları belirleyen ve ihtiyacı ortaya koyan, sorunun çözümü ve ihtiyacın karşılanması için çözümler üreten kişilere sosyal girişimci dendiğini görürsünüz. Sosyal girişimcinin çözüm için yasaların el verdiği ölçüde girişimcilik modelinin prensiplerin göre kurulan faaliyet alanları sosyal girişimcilik olarak adlandırılmaktadır.

Aslında sosyal girişimicilik kavramı  çoğu kişiye göre yeniymiş gibi görünsede gerçekte oldukça eskidir. Sosyal girişimcilik dünyada artan global sorunlar karşısında yeniden hatırlanmış insani ve vicdani bir kavramdır. Çevreyi ve insanı dikkate almayan ekonomik politikalar sonucu artan global sorunların çözümü için gündeme getirilen bir çözüm yoludur.  

Bir zamanlar ekonomik girişimlerin ve fırsatların peşinde olanlar şimdide sosyal girşimlerin peşine düşmeye başlamışlardır. Bırakın sivil toplum örgütlerini, birçok özel şirket bile sosyal projeler üretmeye ve toplumdaki ekonomik olduğu kadar sosyal sorunları çözme yönünde projeleri desteklemeye başlamışlardır. Ne pahasına olursa olsun en yüksek karı elde etmeyi hedef olarak ortaya koyanlar sosyal girşim başlığı altında sevimli ve toplum yararına görünen çalışmaklara destek vermeye ve çalışmaya başlamışlardır. Kooperatifler gibi çevre ve insanı dikkate alan bir ilkelere sahip olan toplumsal dayanışma ve kendi sorununu çözme modelleri yüzyılı aşan süredir uygulamada iken bazı ülkelerde bu modeli bile dikkate alamadan sosyal girişimleri destekliyoruz türünden destek ve fonlamalar ortaya çıkmıştır.

Bu süreç ilk bakışta sevindirici ve global dünya sorunları karşısında anlamlı ve yapıcı bir girişim gibi görünüyor. Ama bu yönde geçmişte çevre ve insani değerleri dikkate almayan şirket ve kuruluşları bu çalışmaların içinde gördüğümüzde bu girişimler acaba ne kadar inandırıcı diye insan düşünmeden edemiyor. Kapitalist bir yapı içinde STK ve kooperatifleri dikkate alamayan bu kuruluşlar yüksek  ticari kazançlarından ne kadar vazgeçtiler diye sorgulamadan geçemiyorsunuz.

Dünyada ve ülkemizde yıllarca sivil toplum örgütlerinde görev yapan gönüllüler ve liderler bu tablo karşısında şaşkınlar. Sosyal politikalara karşı çıkanlar, en yüksek geliri elde etmek için her fırsatı değerlendiren çevreler bir anda çevreci ve insanı merkeze alan bir tavır içine girmişlerdi. Sosyal politikaları bir şirket mantığı içinde düşünmek bu faaliyetlerden gelir elde etmek ve bu geliri toplumun fayasına kullanmak uzun vadede ne dereceye kadar sağlıklı yapılabilirdi. Ortada hak ve menfaatleri korumak üzere kurulan STK'lar ve ilkeleri çerçevesinde yüz yılı aşan deneyimi ile kooperatifler varken sosyal girişimcilik adına ortaya konan politikalar şirket mantığı ve yaklaşımı ile insanlığa hangi ölçüde yararlı olabilirdi.

Sanayileşme ve şehirleşme ile birlikte artan çevre sorunları, küresel ısınma, artan doğal afetler, daralan tarım alanları, her geçen gün artan fakirlik yoksulluk ve açlık tehlikesi başta BM olmak üzere tüm dünyayı harekete geçirmişti. Ama konuya daha önce yapılan hatalardan ders alarak toplumsal çözümler üretmek yerine yine bazı iş çevrelerinin oyunu olabilir miydi? Düne kadar ekonomik girişimciliği desteklemek üzere oluşturulan kuruluşlar bile dikkatli bir çalışma yapmadan sosyal girişimleride gündemlerine almışlardı.

Gerek dünyada gerekse ülkemizdeki uygulamalara bakıldığında sosyal girişim aslında kooperatifçiliği tanımlaması ve dikkate alması gereken bir kavram olmalıdır. Sosyal girişiminin merkezinde çevre ve insan olmalıdır. Kooperatifçilik ilkelerini dikkate almayan bir politikanın ve uygulamanın sosyal olması mümkün değildir. Sosyal Girişimcilik destekleri ve  uygulamaları toplumu geliştirmekten çok susturmaya yönelik bir havuç olmamaldır.

Kooperatifler toplumsal menfaatleri ve hakca paylaşımı dikkate alan ilkeleri çerçevesinde çevre ve insani değerlere saygılı olmak zorunda olan kuruluşlar iken yeni dönemdeki sosyal girişimcilerin geldikleri yerleri ve hedeflerini çok iyi anlamak gereklidir. Sosyal projelerin ve sosyal girişimlerin toplumsal faydasını iyi anlamak gereklidir. Sosyal Gişirimler toplum yararına hizmet veren STK ve Kooperatiflerin Sosyal ve ekonomik birlikteliğinin önüne geçmek üzere kurgulanan yeni bir oyun alanı olmamalıdır.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 416
Toplam yorum
: 86
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 778
Kayıt tarihi
: 19.02.10
 
 

Tarım, Gıda, Ormancılık, Çevre, Örgütlenme ve Proje konularında çalışmalarda bulunmaktayım. Öncel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster