Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ocak '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
272
 

Sosyal güvenlik rezaleti

Sosyal güvenlik rezaleti
 

(Ülkenin başbakanı bile ne zaman emekli olacağını bilmiyor) 

Sevgili Türkiye halkı! Devletin emeklilik sistemiyle ilgili kanunu ben burada anlatmayım; çünkü fıttırırsınız!

Kanun bu, sokak köpekleri de bilecek değil ya; az biraz teknik olacak, akademik süreçlerden geçecek, içinde hesap kitap olacak… Ama bir ülkenin kanunlarını üniversite profesörleri dahi bilemezse, anlayamazsa, kanunu yazandan başka kimse açıklayamazsa biz ne yaparız, nerelere gideriz!

Ülkemizin şartlarına ve insanlarımızın durumlarına göre kanun yazarsanız uzaylılar bile anlamaz. Hele de bu kanun milyonları ilgilendiren emeklilik konusunda olursa. Sarı öküzün ayakları geniş, büyük nal çakalım… Kara öküzün karnı büyük daha fazla saman verelim… Bu ülkenin sosyal güvenlik bakanı, standart diye bir kavram var biliyor mu acaba? Ahmet, Mehmet’e soruyor; diyor ki aynı işi yapıyoruz, yaşımız başımız aynı, benim emekliliğim de senin gibi mi olur? Onun gibi olmadığını görünce ondan önce biz hayretler içinde kalıyoruz. Bu kadar mı olur ya!

Prim ödememiş, eksik ödemiş, ödemiş de hesaba geçmemiş, geç işe başlamış, çıkıp yeniden girmiş, iş değiştirmiş, işyeri değiştirmiş, işveren prim borcunu ödememiş, bağ kurluymuş SSK ya geçmiş, prim borcu var, yaşı dolmamış, ölmüş yaşıyor gözüküyor, yeşil kartlı, sağlıktan yararlanma…

Bütün bunlar için torba yetmez beyler, çuval lazım!

Ama her şeyden önce ülkeyi yönetenlere akıl lazım!

Korkut ne diyor? Bir kimsenin ne kadar çalışacağını işyerinin de uygun olması şartıyla kendisi ya da sağlık durumu belirler. Çalışmak istiyorsa çalışır, istemiyorsa emekli olur. Ya da sağlığı iyiyse çalıştırılır; değilse emekli edilir. Çalışmanın yaşı başı olmaz. Adam taş gibi; sen nasıl dersin ki yaşın geldi emekli olacaksın, artık çalışma. Ya da adam hasta, yetersiz; nasıl dersin ki daha emekliliğine 10 yıl var mecbur çalışacaksın.

Lorel Hardi komedisi… Emeklilik yaşı ile ilgili merdiven bastı oynuyoruz. Birinci basamakta oturdun, dördüncüde kalkacaksın, ikinci basamakta oturdun beşincide… Elbette bu onlarca basamağın külfeti, hesabı kitabı var. Merdivenin kenarına oturanlar, iki yerine üçüncü basamağa oturanlar, başkasının kucağına oturanlar, merdivende uyuyanlar, uyurken aşağı düşenler… Ve elbette bunca ayrıntı, hesap kitap sonunda basamaklar bitmiyor ve sorunlar oluyor gökdelen.

Sen insanların emeklilik hesabıyla niye uğraşıyorsun ya! Başka işin yok mu? Muhasebeci misin sen? Yazdık yukarıda nasıl olacağını. Ne zaman emekli oldu ya da emekli edildi bağla maaşını, gitsin çayıra!

Sağlıkla sosyal güvenliğin ne ilgisi var? Kimliğini alan hastaneye gitsin. Çalışıyorsa maaşından kes; çalışmıyorsa sen ver, belediyenin bahçesini temizlesin ödesin!

1600 bin kişinin prim borcu varmış; zor alırsın. Adam işe girdi.10 lira maaşı 2 lira pirimi var.8 lira verirsin, 2 lira sigorta primini işveren bankadaki (kişi/devlet hesabına) yatırır. Ama senin düzeninde nasıl oluyorsa adamın zaten 6 lira maaşı var;2 lira prim kessen çoluk çocuk aç kalacak.

Biliyorum, derdin hak kaybı olmasın… Ama kardeşim insanlarımızın bu arapsaçı durumlarına uygun bir sistem mümkün değil ki… Bir yerden başlayacak, bir yerden başlatacaksın… Yarın biz iktidara geleceğiz; senin bu saçmalıklarını düzeltmeye çalışacağız.

Ali Tezel olmasa emekli olacaklar durumlarını öğrenmek için Makabibabi kabilesinin reisi büyük şefe gidecekler. Tezel de zaten şaşmış. Naspın, standarda bağlamış: 3600 gün,57 yaş…

Ya asıl ben neyi merak ediyorum biliyor musunuz? Koca ülkenin çözemediği bu kanunu siz nasıl yaptınız?

Tülay EKER bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Lila en sevdiğim renk, Can'da en sık kullandığım kelime:)))Kerimcan'a sevgilerimle.

Nuray Ors 
 20.01.2012 12:21
Cevap :
Bugün çok üşüdüm.  20.01.2012 20:26
 

Demokrasi öyle de böyle de yakın bir gelecekte bu günkü formatını yitirecek. Buna en ufak bir şüphem yok. Ama halk demokrasisi dediğiniz şey bu haliyle soyut bir kavram. Bu halk demokrasisinin nasıl ve ne şekilde işleyeceğini yazın veya yazılmış ise adresini verin, memnuniyetle okur, faydalanmaya çalışır ve gerekirse eleştirisini yaparız. Bugünkü haliyle temsili demokrasi bana göre bitmiştir. Yerine mutlaka yeni siyaset biçimleri geliştirmek gerekecektir. Adının ne olduğu bence hiç önemli değil, önemli olan sorunları çözebilecek yetenekte bir sistem olsun. Sevgiler ve selamlar

Matilla 
 19.01.2012 17:04
Cevap :
HALK DEMOKRASİSİNE DOĞRU VE HALK DEMOKRASİSİ başlıklı yazılarımız sitede.   20.01.2012 20:18
 

Ben artık emekliyim ama şimdi oturdum gençlere yanıyorum işleri zor bu karmaşanın içinde. Okul dönemlerinde yarış atı, çalışma hayatlarında da sömürenlerin sömürgesi:(

Nuray Ors 
 19.01.2012 3:21
Cevap :
Ya abası bu ürumuzu Etrüsklerden mi aldın-ız?Bana çok İtalyano geldi de.Gençlerin haline yanacağına benim halime yan.Durduk yerde boyum 5 santim kısalmış. Zaten bacadan aşıyordu.  19.01.2012 19:06
 

"Koca ülkenin çözemediği bu kanunu siz nasıl yaptınız" diye sorunca bende gülme krizine girdim vallaha. İlahi dostum sizin dünyadan haberiniz yok galiba. Demokrasilerde ülkeleri "demokratik" olarak yöneten seçkinler ve elitler sınıfın işi kimsenin çözemeyeceği kanunları yapmaktır. Onu da şekil 1 A'da görüldüğü gibi çok güzel bir şekilde yaparlar. Halk da demokratikleşeceğiz diye tırmalayıp durur. Sevgiler ve selamlar

Matilla 
 17.01.2012 21:46
Cevap :
Demokrasi karşıtlığınız aslında pek de anlamsız değil. Fakat insanları demokrasi dışında bir düzene ikna edemezsiniz. İşte ben bu nedenle demokrasiyi reddetmeden formatını değiştirmeyi düşündüm.Savunduğum HALK DEMOKRASİSİ bugünkü manada demokrasi sayılmaz.Keşke inceleyebilseniz.Kafanızda yüzlerce düzen kurabilirsiniz.Öyle olmasın böyle olsun demek zor değil.Zor olan her bakımdan akla en yakın olanı bulmak.Ben düşüncemde iddialıyım.  18.01.2012 21:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 4534
Toplam yorum
: 12278
Toplam mesaj
: 282
Ort. okunma sayısı
: 681
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster