Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Nisan '15

 
Kategori
Çocuk Psikolojisi
Okunma Sayısı
29
 

Sosyal medya ve çocuklar

Çağımızın şüphesi en büyük buluşlarından biri internet desek abartmış olmayız. Kısa surede Hayatımızın her alnında vazgeçilmez bir ihtiyaç haline gelmiştir. Vazgeçilmez bir ihtiyaçtır, çünkü neredeyse tüm iş ve işleyişler bir şekilde internet üzerinden yürütülmektedir. Hayatımızın bu kadar içine girmiş ve geniş yer bulmuş internetin özel hayatımıza girmesi de çok uzun sürmedi. Kısa sürede sosyal medya ve benzeri ağlarla iş hayatımızın dışında özel hayatımızda da vazgeçilmez bir yer edindi.

Elbette tüm buluşlar gibi bu gelişmelerin hayatımıza sağladığı yararlar, sunduğu olanaklar tartışılmaz; iletişimi hızlı ve kolay hale getirmesi, dünyayı elimizin altına getirmesi gibi yüzlerce getirisi vardır. Ama bunun yanında internet ve özellikle sosyal medya ağlarının olumsuz etkileri ve zararları da gün geçtikçe daha fazla ortaya çıkmaktadır.

Özellikle son yıllarda internetin; akıllı telefon, tablet ve notebook gibi araçlar sayesinde daha fazla yaygınlaşmasıyla birlikte, sosyal medya ve internet uygulamalarından çocuklarımızı uzak tutmamız da neredeyse imkânsız hale gelmektedir.

Anne ve baba olarak, çocuğumuzun eğitimine dahi girmiş olan interneti yasaklayarak sorunlarımıza çözüm getiremeyeceğimiz gerçeğini de kabul etmek gerekir.

Bu teknolojiyi inkâr edemeyeceğimi, haytamızdan çıkaramayacağımıza göre kullanmayı iyi kurgulamak, ayarlamak ve dengeyi sağlamak, çocuğumuz ve toplumumuz için sağlıklı bir iletişim kurmanın yollarını öğrenmemiz en sağlıklı yol olacaktır.

Günümüzde sosyal medyanın çocuklar üzerindeki en büyük tehdidi sosyalleşmeyi engellemesi, gerçek ilişkilerden uzaklaşması ve bunların getirdiği olumsuzluklar olarak sıralayabiliriz.

Nedir bu olumsuzluklar:

Gerçek ilişkilerden ve iletişimden uzaklaşmak, yalnızlaşmak

Gerçek ilişkilerdeki tehlikeleri görememe (sanal medyada herkes olmak istediği, görünmek istediği gibi gözükmekte, davranmakta) gerçek ilişkilerde beden dili, jest ve mimiklerle bunlar daha iyi fark edilmektedir.

Normalde tanımadığı bir kişi ile konuşmasını, iletişim kurmasını sakıncalı gördüğümüz çocukların sosyal medyada bu tehlikeye, tehdide çok açıktır.

Çocuklar da mahremiyet olgusu tam olarak gelişmediği için özel bilgileri kolaylıkla paylaşabilir, bu çocuklarınızı ve sizi açık hedef haline getirebilir

Aileler ne yapmalı

Öncelikle aileler çocuklarıyla birebir zaman geçirmeli, ilgilenmeli. Çocuklarla sevgi ve güvene dayalı bir ilişki kurmalıyız,  Bir anne veya baba akşam bilgisayar başında oturarak, zaman harcayarak çocuğunu kontrol edemez, olumlu beklenti içinde olamaz. O nedenle çocuğumuza zaman ayırmalı ve iletişimi hiçbir biçimde koparmamalıyız. Çocukların sosyal medya ve internet oyunları yerine, sosyal açıdan gelişimini destekleyecek etkinliklere yönlendirilmeleri daha uygun olacaktır.

Aileler çocuğun internet başında neler yaptığını neler paylaştığını bilmiyor. Ama çocukları bu konuda dikkatli olmaları, mahremiyet ve özel hayat konusunda eğitebilirler

Sosyal medyayı özel, gizli olmaktan çıkarmak ve neler paylaştığını bilebilmek amacıyla sosyal medyayı onunla birlikte keşfetmek doğru kullanmayı öğrenmesi açısından önemli ve yol gösterici olacaktır. Böylece o dünyayı çocuğumuzun bizimle paylaşmasına imkan sağlamış oluruz.

Tanımadığı kişilerle internet üzerinden görüşmesinin sakıncalarını çocuğumuza anlatmalı, özel ve mahrem bilgileri paylaşması konusunda bilgilendirmeliyiz.

Sağlığını koruyabilmesi için telefon, bilgisayar, TV gibi elektronik cihazların zarar ve sınırlamaları hakkında çocuğumuzu bilgilendirmeliyiz. (Görme, işitme sorunları, iskelet sorunları, radyasyon riski, daha az hareketten elastikiyetinin kaybolması gibi)

Çocuklar üzerinde alışkanlık yaratan internet ve özelikle sosyal medya kullanımı konusunda çocuklarımızı kendilerini frenlemekte zorlanır ve sınır koymaz. Hoşun gitmese de, tepki gösterse de interneti dengeli bir biçimde kullanması gerektiğini çocuğumuza açıklamalıyız ve sınırları koymalıyız.

Çocuğumuzu yaşına ve gelişimine uygun aile etkinlikleriyle, oyun, aile içi sohbet saatleri ya da beraber oynanan oyunlarla desteklemeliyiz.

Çocuğun kullandığı bilgisayar ortak kullanılan alanda olmalı bu çocuğun paylaştıklarını kontrol etmemeli sağlamanın yanında aile içinde özel ve gizli bir paylaşımın olmayacağını öğrenmesini sağlaması açışından da önelidir.

Adli psikologlar olarak çocukların yaptıkları davranışlarda önemsediğimiz en önemli kriterlerden biri bir çocuğun yaptığı davranışın sorumluluğunu alabilecek, sonuçlarını algılayabilecek durumda olup olmadığıdır.

Bir çocuğun yaptığı davranışların sorumluluğunu alabileceği, sonuçlarını irdeleyebileceği, algılayabileceği yaş dönemi; ancak ergenlik bitimine denk gelen 18 yaş civarıdır, bu dönem çocuk ve ergenlerin kendini koruyabilecek, savunabilecek yetenekte olmadığı, tehlikeleri göremeyeceği bir dönemdir.

Çocukların kendilerine özel olarak sosyal medya kullanabileceği yaş ancak ergenlik sonrasıdır.

 Daha önceki dönemlerde çocukların kendilerine özel, anne ve babadan gizli sosyal medya kullanıcısı olmaları birçok tehlike ve sakıncayı berberinde getirmektedir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 13
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1208
Kayıt tarihi
: 20.04.15
 
 

Hacettepe Üniversitesi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster