Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Aralık '15

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
35
 

Sosyal medya ve kırıcı olmak

Sosyal medya ve kırıcı olmak
 

Bugünlerde gözüme batan o kadar çok insan ve de davranışı var ki; anlatmak gerçekten güç ve bir o kadar da uzun sürer. Lakin, en azından bir nebze olsa da örneklemek istedim. 

Uzun zamandır yazmamanın getirdiği bir etki var üzerimde kelimeleri bir araya getirip onlara anlam kazandırmak bir yana dursun. Derdimi anlatmak için ne denli doğru cümleler kurabileceğimden de emin değilim. Yine de uzun zamandan sonra kısa da olsa uzun da olsa bir şeyler yazmak için çabalayacağım...

Sosyal medya! Evet, uzun zaman olmasa da hatrı sayılır derecede hayatımız ile iç içe olmayı başarabilmiş bir iletişim mecrası oldu. Dolayısıyla insanların herşeyini paylaşabildiği; öfkesini, sevincini, belirli özel günlerini, iş yeri terfisinden ilişki durumuna kadar. Fakat bunların yanında öyle şeylerde ortaya çıktı ki akıl alır gibi değil. Sosyal bencillik mi demeliyim? Yoksa sosyal medyada paylaşılan verilerden ortaya çıkan bilgi kirliliği ve akabinde hızlı manipülasyon ve yanlış yönlendirme mi demeliyim gerçekten bunu açıklamak zor. 

Son günlerde gözüme batan insanlar ve davranışları var dememin sebebi bu sitelerde veya ağlarda paylaşılanlarda bulunan yorumlar. İnsanlar son zamanlarda gerçekten çok şey bildiğini düşünmeye başladığına inanıyorum. Düşüncesizce birbirlerine yaptıkları yorumlar, bir kişinin bir diğerini ya da diğerlerini baştan aşağı aşağılaması, özellikle  cahil bulması ve karşısındakinin insan olduğunu unutup onu yok sayması. Onu yok saymasından ziyade fikrini düşüncesini yok sayması. Sadece kendi fikrinin doğruluğuna sonuna kadar inanmış olması gerçekten rahatsız edici. 

Merak ettiğim bir şey var. Bir insanı bir diğer insandan daha cahil yapan. Ya da onun daha cahil olabileceği yargısı ile sonuca vardıran sebep nedir? Kim karar veriyor ki cahilliğin evrelerine. Okuduğumuz kitaplar mı? Aldığımız diplomalar mı? İçinde bulunduğumuz sosyal sorumluluk projeleri mi? Kendimizi daha saygın hissettiren katıldığımız etkinlikler mi? Kim karar veriyor tüm bunlara. Yani bir insan senin gibi düşünmüyor diye onu yerin dibine sokarcasına cümle alemin içinde aşağılama ve küçük görme yetkisini cesaretini ne veriyor insanlara. 

Her zaman şu soruyu sormak istiyorum. Cahil diye diğer insanları beğenmeyenler, gerçekten kendinizin cahil olmadığı kanısına nasıl varıyorsunuz?

İnsan doğası yani yaratılışı gereği elinde olmadan düşünen bir canlı. İnsanı insan yapan özelliklerden biri. Yani kendi kendine elinde olmadan düşünebilme yetisi olan bir canlıya nasıl oluyorda cahil diyebiliyoruz? Cahillik neye göre ölçeklendirilir ki? 

Çocukluğumuzdan beri türlü durumlar içinde türlü türlü işlerle uğraştık. Mesela okulda koşulara katıldık. Koştuğumuz için madalya aldık. İş yerlerinde işe başladık çalıştığımız için para verdiler, terfi aldık. Okulda derslerimize çalıştık yüksek notlar aldık. Neden çünkü çalıştık hak ettik ve aldık. Bunlar dünyevi olarak bakıldığında çok değerli dursa da. Yaşadığımız çağda sadece yapmamız gereken şeyleri yaptığımız için daha zeki, daha mükemmel ve daha inanılmaz insanlar olduğumuzu neden düşünürüz ki. İnsanların var oluşundan bu yana hayat denen şey bir mücadele olmuş. Herşey yaşamak, hayatta kalmak adına yapılmış. Hal böyleyken insanları küçük görmekte neyin nesi. Rahat bırakın insanları. Ve insanlara artık tepeden bakmayı kesin. Ne yani imkanım var diye. Ya da yazabiliyorum ve paylaşabiliyorum diye burda yazdıklarımdan dolayı beni daha üst düzey bir insan mıyım. Sadece imkanlarım dahilinde elimden geldiğince yazıyorum. Zaten kaç senedir de ilk defa yazdım. 

Ben çok sıkıldım insanların sınıflandırılıp aşağılanmasından. Herkesin bir inancı var bu dünya da ve düşünceleri. Bunlara saygılı olmayı öğrenmek bu kadar mı zor. Senin sevmediğin diziyi seviyor olamaz mı? Senin okumadığın kitaba o derinden bağlı olamaz mı? Senin giymediğini giyemez mi? Senin yemediğini yiyemez mi? 

Bence insanları arkadaş arası sohbetlerde eleştirmeyi de, sosyal mecralarda yaftalamayıda kesmemiz lazım. Bizler insanız tabi ki kendimize özgü olacağız bunda anlamayacak bir şey yok?

Biz güzel bir toplumuz, güzel bir milletiz. Bizler değerli insanlarız. Bizler en kötü günlerde mutlu olabilen insanlarız. Bizler güçlü insanlarız ve yardım severiz. Toplumumuz değerlerinin kaybolmasına müsade etmeyelim artık. Yozlaşmayalım daha fazla. Kendimizi bir başkasından üstün görmeyi bırakalım zira kırıcı oluyor. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 3
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 187
Kayıt tarihi
: 18.04.11
 
 

Merhabalar, bir şirkette yazılım geliştirme uzmanı olarak çalışıyorum, aynı zamanda en üzerinde d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster