Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Temmuz '14

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
92
 

Sosyal Medya'yı kavramak !

Sosyal Medya'yı kavramak !
 

Geçen hafta katıldığım bir eğitimde, üniversiteden gelen bir akademisyen medya hakkında bizi bilgilendirmeye çalışıyordu. “Şöyle bilinçli medya kullanmalıyız, böyle kanmamalıyız” derken konu Facebook ve Twitter’a geldi. Akademisyen ısrarla Facebook ve Twitter’ın kötü yönleri üzerinde durdu. Ben hocayım asla Facebook kullanmam, orda öğrencilerim beni eklerse laubali olabilirler, sınırları aşabilirler dedi. Öğrencilerim benim tatildeki halimi neden görsünler diyerek de konuşmasına bu yönde devam etti. Twitter ise başlı başına bir küfür mecrasıymış ona göre. Hayretle dinledim onun bu komplekse dönüştürdüğü durumu. Konuşmanın sonunda ise söz hakkı alarak fikirlerinin büyük bir bölümüne katılmadığımı ifade ettim.

Anlamlandıramadığım yerleri paylaşacağım sizinle, bilmem siz de bana katılır mısınız? Mutlak surette Facebook ve Twitter’ın zararlı yanları, kötü tarafları var. Ama ben onlardan ziyade hayatımızın bu kadar içine dahil olmasının ortaya çıkardığı sonuçlar üzerinde duracağım. İlk etapta benim anlayamadığım bir İletişim Uzmanı gündelik hayata eklemlenen bu durumu neden bu kadar yok sayar, bu durumu anlamaya çalışmaktan ziyade neden dışlar? Bu onun açısından büyük bir eksiklik değil midir?

Facebook ve Twitter’ı kullanmayışının en önemli nedeni hoca kimliğinin bulunması ve sanal ortamda bu kimliğinin sınırları öğrenciler tarafından ihlal edilecek olmasıydı. Bende dedim ki, sınırlarını muhafaza edemeyen insan sadece sanal hayatta değil, gerçek hayatta da koruyamaz. Sınırlarınızı muhafaza etmek sizin elinizde. Üniversitede okurken bizim hocalarımızın da Facebook’u vardı ama biz bir gün bile bu sebepten onlarla laubali olmadık. Hatta mezun olurken tesellimdi, artık o çok severek girdiğim derslerin hocalarına Facebook’la az da olsa yakın olacaktım. Çünkü fikirlerini paylaşıyorlar okuyorum, bazen yorum yazıyorum, sonuçta bağlarımız kopmuyor. Sonra “rahatsız olduğunuz birini engellemek, silmek sizin elinizde, profilinizi siz yönetiyorsunuz” dedim. “Sosyal medyadan korkmayın bir iletişimci olarak dâhil olun, analiz etmeye çalışın”, dedim.

Dünya, belli şeylerin peşinde koşarken, bizler onları kötüleyerek görmezden mi gelelim? Facebook’ta ekli olan çok sevdiğim bir hocam demişti ki; ‘’Facebook’u ve Twitter’ı olmayan sosyolog olamaz’’, gerçekten de öyle. Hocamın söylediğine ek olarak diyorum ki; Facebook’u olmayan psikolog, iletişimci, medya uzmanı olamaz. Bunu gereklilik halinde genişletebiliriz.

Sosyolojik Açıdan Sosyal Medya’ya Bakmak:

Hepimizin bildiği Arap Baharı’nın temelleri Facebook’ta atıldı. İnsanlar Sosyal Medya üzerinde örgütlenip meydanlara çıktılar. Ve çok daha sıcak bir olay Gezi Parkı olaylarında da benzer durumları yaşadık. Şimdi biz bunu nasıl analiz etmeyiz? Aman canım bunlar zaten kötü, saçma, laubali şeyler diyerek es mi geçelim!

Psikolojik Açıdan Sosyal Medya’ya Bakmak:

İnsanların profilinden, paylaştığı bağlantılarından, beğenilerinden kişiliği hakkında birçok ipucuna varabiliriz. Çok dikkatimi çeken durumlar şöyle mesela; ‘’Çok canım sıkılıyor’’ diye yazan biri 80-90 beğeni alıyor. Bu beğenilecek bir şey mi, aslında hayır.. Ama neden beğeniyoruz, beğeni algımıza ne oldu da böyle oldu, kesinlikle analiz edilmeli. Ve daha bir çok şey..

İletişim ve Medya açısından Sosyal Medya’ya Bakmak:

Artık Medya’nın birçok unsuru Sosyal Medyanın içinde; adı üstünde “SOSYAL MEDYA”. Nasıl “Medya Okuryazarlığı” varsa çok yakında “SOSYAL MEDYA OKURYAZARLIĞI” da ortaya çıkacak. Böyle de olmak zorunda. Çünkü hayatımızdan gereğinden fazla yer kaplasa da var ve olmaya devam edecek. Bu nedenle medya ve iletişimle ilgilenen herkes buna dahil olmak durumunda asla ve asla yok sayamazlar. Yok sayarlarsa da bana göre geriden gelmeye mahkumlar.

Sonuç itibariyle diyorum ki; Facebook ve Twitter tabii ki yüzde yüz mükemmel değil, kontrollü kullanmalı, gerçek hayattan bizi koparmamalı, özellikle çocuklar adına daha çok dikkat edilmeli. Ama zararlı diye de atmamalıyız bir köşeye. Uğraştığımız, mensubu olduğumuz bilimlerin alanına giriyorsa ve dünya oraya koşuyorsa bir bakmalıyız diyorum. Ama boş bir gözle değil, anlayıp, irdeleyip, yorum yaparak, çözüm arayarak…

                                                                                                                                                     Yazar: MERİS

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 3
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 141
Kayıt tarihi
: 22.07.14
 
 

İnsanların davranışlarına anlam veremediği halde; PSİKOLOJİK DANIŞMAN Toplumların işleyişine ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster