Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Kasım '19

 
Kategori
İnternet
Okunma Sayısı
30
 

Sosyal Medyada Fikir Paylaş

            Şu an yazacak herhangi bir şey düşünmeden oturdum bilgisayar başına ve başladım yazmaya. Sonunda nasıl bir yazı çıkacağını, doğrusu ben de merak ediyorum. Az önce sosyal medya hesabıma baktım ve faydalı bir bilgi daha öğrendim. Evet, bu gibi amaçlarla kullanınca ya da iletişim amaçlı kullanınca kullanması çok güzel.

             Mesela, yaşadığım hoş bir anımı anlatayım. Bir öğlen saatlerinde facebook umu açtığımda bir lise arkadaşımdan gelen mesaj vardı, açtığımdaysa inanılmaz derecede mutlu oldum. Gelen mesaj aynen şöyleydi.

Sevgili arkadaşımdan 22 yıl önce gelen bir doğum günü tebriği
Ve altında benim el yazım ve imzamla yaptığım kutlamanın resmi.(Resmini koymayı beceremedim, özür.)

            En zoruma giden ise bir başka sitede, yaptığım şu açıklamamdı: “…. çeşitli odalarda yaptığım, beğeni de alan paylaşımlarım kural dışına alınmıştır. Gerekçesi de kendim olmadığım yönündedir. Ben sadece kendi bilgisayarımdan kendime ait cümleleri kopyala/yapıştır yaparım. Kimse bana eser hırsızı muamelesi yapamaz. Elbette ki kendime ait sözlerin kaynağını belirtirim..
Benim Sözlerimin kaynağını ise facebook sayfamda ya da Twitter hesabımda veya  Milliyetblog daki blog sayfamda bulabilirsiniz.”

            Ailemin sıkı tembihidir din, siyaset ve futbol hakkında kimseyle tartışmamam, bilhassa sosyal medyada. Ama fikir paylaşmayı seviyorum, insanın yanlışları ortaya çıkıyor bu sayede.

            Bir sosyal medya sitesinde sorulan, değişen zaman mı yoksa insan mı? Sorusuna verdiğim cevap aynen şöyleydi:
“Zaman insanları çok değiştirdi. Değişen zaman içinde insan. Mesela eskiden çocuklar kırk kere sorardı bu ne, bu ne diye. Şimdiki anneler daha açıklayıcı, daha ilgili çocuğuyla. Neden? Çamaşırı kazanla elde yıkamıyor, atıyor makineye vs. Çocuğuna vakit ayırabiliyor. Efendim ondan sonra söyleyeyim, bilgiye ulaşım kolay. Şimdiki çocuklar cin gibi, zamanın ötesindeler.
Çok dolaylı anlattım belki şöyle diyeyim en iyisi. Zaman koşulları insanın insana olan güvenini azalttı ve elbette saygıyı da. Gerisi de böylece geldi.”

            “Evcil hayvanları sahiplenip, onları kısırlaştırmak hakkında ne düşünüyorsunuz?”diye soruyorum, aldığım yanıt ise: “Kısırlaştırmak hayvanların devamlılığını yok etmek demektir. Bu düşünce bence soykırımla eşdeğerdir.Kontrol altında tutabilirsek daha iyi olabileceğini düşünüyorum.”Ve ben de ekliyorum, “Böyle düşünmeniz mutluluk verici. Çok önceden ilk sahibi tarafından kısırlaştırılmış kedim vardı. Hayvancağız soldan sağa pencereye balkona atlıyor, ablamla benim odamın penceresine gelip miyavlıyor beni yanınıza alın diye. Geri sağdan sola atlayamıyordu, biz evde değilsek karda kışta bile bizim balkonda mahsur kalıyordu. Kedimin bu sıkıntısı geçirdiği ameliyattan ötürüydü.”

            Başka yerde, yavru köpeklerini parayla satan bir kişini ilanını görüyorum ve hemen tapkimi koyuyorum. “Parayla niye hayvan satılır ki? İnsan evladını satamaz. Ha çocuğunu satmışsın ha torununu benim gözümde. Evcil hayvanlar kimseye rant, gelir kapısı olmamalı. Bu haberi paylaştığın için seni de kınıyorum canım Tülay.” Tülay’ın verdiği şu yanıt beni tatmin etmiyor, “Burcu Ersü benim için de aynı tabiki aynı görüşteyim fakat bakan için oldukça zorlaştırıcı olunca bunlar cins köpekler ve sahibi okadarının bakımında zorlanıyor annenin sütü yetmiyor doymalari için de mama et ve şart...ben de bir hayvan severim lakin herkesin fikrine görüşüne saygı duyuyorum duymak gerktiğini düşünüyorum canım benim” devam ediyorum sitemime; “Bir de cins hayvanı olup,özellikle onları yavru edinmek için çiftleştirenler var.lafım en çok onlara tatlım..yine de bakamayacak olan hiç hayvan edinmemeli.Bakabilecek bir aileye verirse o zaman gerçek bir hayvan dostu olabilir.Bak ben kedi çok istiyorum,önce maddi yükten alamadım,şimdi de astımdan.Almadan önce biraz haddini bilmeli insan.Hesaplasın,Allah vermiyor ki bunu,sen evlat ediniyorsun.”

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu şekilde doğaçlama yazmak güzel. İnsanın fikirlerini sosyal medyada paylaşması da faydalı bir şey. Kalemine ve yüreğine sağlık.

Dr Atanur Yıldız 
 08.11.2019 14:52
Cevap :
Çok teşekkür ederim. Sevgiyle kalın.  08.11.2019 18:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 101
Toplam yorum
: 39
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 49
Kayıt tarihi
: 19.04.18
 
 

1980 Adana doğumluyum. 13 yaşında friedreich ataksisi hastası olduğum ortaya çıktı. İlköğrenimi A..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster