Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ağustos '20

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
72
 

Sosyal Mesafe

Corona virüsü çıktı çıkalı hayatımızın en popüler kavramı oldu: “sosyal mesafe”; bildiğiniz gibi. Şimdilerde daha çok sağlıkla ilgili anlamı fark edilip öğrenilse de, “sosyal mesafe”, en temel sosyolojik olguların da başında gelir ve “kişisel alanla kamusal alan arasında kalan ya da yeni tanışmış, resmi, sınırlı, ilişkileri olan kişilerin arasında bulunması gereken (120-200 cm arası) asgari uzaklığı” da anlatır. Bugün, sosyal mesafenin toplumsal yönünü konuşacağız. Sağlık, hakim olduğum bir alan değil çünkü,

Gerçekten biliyor olabilir miyiz “sosyal mesafe”nin toplumsal manasını? Uyguluyor muyuz kurallarını? Sizin fikrinizi bilmem ama; ben bu konuda geçer not aldığımızı, sınıfı geçtiğimizi söyleyemem doğrusu.

Bir insanla aramıza “sosyal mesafe” koyduğumuzda, bu sadece santim cinsinden ölçülen bir aralık değildir. Aynı zamanda davranışlarımızı kontrol etmemiz, doğru jest, mimik ve beden dilini de kullanmamız şart. Özellikle de iletişim halinde ve insan içindeyken…

En ince esprilere, en dolaylı göndermelere bile katıla-katıla gülen, yerlerde yuvarlanan birinin; sosyal mesafeyi bildiğinden, o mesafeye titizlikle uyacağından emin olabilir miyiz sizce? Sadece kendisiyle ilgilenen narsist bir adam/kadın, sosyal mesafenin ne demek olduğunu gerçekten anlar mı acaba?

Azıcık samimi olduğu şahsa dahi el şakası yapmaya yeltenenlere, yerli yersiz kaba saba şaka yapanlara, en müstehcen sözcükleri ortalığa saçanlara… Ben anlatamam, lütfen siz anlatın sosyal mesafenin ne olduğunu

Hiç tanımadığı, ilk kez karşılaştığı insana daha 5. dakikada “sen” diyen, hangi görgüsüzlüğün abonesidir? Sosyal mesafeyi mesela, enine boyuna anlatsam; anlar mı, kafası alır mı mevzuyu, ilginç ve anlamlı bulur mu konuyu? Hiç sanmam. Hayal kurmayalım. Yersiz iyimserlik, hasta eder bünyemizi.

Otobüste, minibüste, dolmuşta, durakta daha kim olduğuna, huyuna suyuna, karakterine bakmadan/aldırmadan enseye tokat muhabbetlere girişen, yanındakini çekiştirip-çekiştirip el ense çeken, kendi derdini söyleyen Hacı Dayı… Farkında mıdır dersiniz, sosyal mesafenin?

Kanun zoruyla birilerinden uzaklaştırılanların, “sosyal uzaklaşma”yı algılaması olabilecek şey mi?

Bizim gibi Akdeniz toplumlarında, sıcakkanlı insanların ülkelerinde, tam olarak, gerektiği gibi, lazım olduğu sürece sosyal mesafe kurallarına uyulması olası mı? Daha market sırasında, fırın kuyruğunda dahi bunu ırgalamayanların, beceremeyenlerin nasıl olup da disiplin altına alınacaklarını, lütfen bana da söyler misiniz? Ben bunu metodik olarak da, teorik açıdan da başarılabilir görmüyorum da… O yüzden sordumdu. Belki siz bulabilirsiniz çözümü. Akıl akıldan üstün. Neden olmasın?

Ne demek istediğimi, sokağa indiğinizde, caddelere çıktığınızda, sahil yürüyüşlerinde, sabah koşularında etrafınıza azıcık dikkatli gözlerle bakınca; çok daha iyi anlarsınız elbette.

Türk insanı geri zekalı değil tabii ki. Yaratıcı zekası da, sezgisel kapasitesi, ruhsal dayanıklılığı, işine geldiğinde, olan biteni kavrama gücü de; olağanüstü. Ama işte iş gelip, ilişkilere çekidüzen vermeye varınca… Üç maymunu oynuyor sürekli. Maymuna özendiğinden değil, işine öyle geldiği için! Çok güzel aptal taklidi yapar, aptala yatarız biz; sırf eloğlu işimize karışıp huzurumuzu kaçırmasın diye.

“Peki, sonuç ne kardeşim,” mi diyorsunuz? Sonuç şu arkadaşım: Meydanlarımız sosyal mesafeyi çiğneyenlerle, altüst edenlerle dolup taşıyor maalesef. Herkesin başına polis dikemeyeceğimize göre… Halkımızın deneme- yanılma yoluyla, bedel ödeye-ödeye doğruları öğrenmesini, aklını başına toplamasını bekleyeceğiz; çaresiz.

Nasrettin Hoca şu an yaşasaydı, testiyi kırmadan önce o çocuğa tokat atmaktan çoktan vazgeçerdi herhalde. Testi kıranımız o kadar çok ki… Bunca nüfusu ihtarla, tokatla ayıltmak, kendine getirmek imkansız.

Öyleyse saldım çayıra, Mevla’m kayıra! Allah sonumuzu hayretsin. Amin.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Küçük çocuklar görgüsüz mü oluyor o zaman beş dakika bile geçmeden sen dedikleri için? Sanki doğru mesafeyi koruyunca ne dediğimizin bir anlamı yok gibi..Büyüdükçe siz demeyi öğrenip kalbi robotik hale gelen insanlar olmaya devammı edelim mesafesiz? Niye üstüme alındıydam artık :) sevgiler

jale kasap 
 30.08.2020 7:54
Cevap :
Bu dünyadan gözü açık gidersem... Bilin ki, hala baba olamadığım, çocuk sahibi olamadığım içindir. O yüzden, çocuklara herhangi bir kastım olamaz. Onlar, dünyanın en saf, en temiz, en masum varlıkları... Benim derdim, ilişki laubalisi olan kişiler... Benim derdim, cehaleti yüzünden hiçbir şeyin farkına varamayan, o nedenle de hiçbir hatasını fark edemeden önüne gelenle ahbap-çavuş ilişkisine giren densizler... Benim derdim, üniversite diplomalı sayımız yüz binin katları şeklinde artarken, bu artışın, sosyal hayatımıza, beşeri ilişkilerimize yansımamış olması... Sosyal mesafeyi işgal eden, tarumar eden bu Tipitipler... Kesinlikle müsterih olun Jale hanım. Ben sizi de kendim gibi görüyorum. Haddimi aşıp, yanlış anlamalara yol açacak satırlar yazmışsam eğer... Bu kesinlikle benim hatam, yanlış anlayanlardan sizin şahsınızda özür dilerim. Cemce sevgilerimle...  30.08.2020 20:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1349
Toplam yorum
: 3614
Toplam mesaj
: 73
Ort. okunma sayısı
: 1727
Kayıt tarihi
: 30.01.11
 
 

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler veTanıtım, A.Ö.F. Adalet Yüksek Meslek ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster