Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ocak '07

 
Kategori
Projeler
Okunma Sayısı
5393
 

Sosyal yenilik başarı örnekleri 11: Askıda ekmek projeleri

Sosyal yenilik başarı örnekleri 11: Askıda ekmek projeleri
 

Sosyal Yenilik Başarı Örnekleri yazı dizisine devam ediyorum. 11. bölümde Türkiye'de son bir yıldır çok ses getiren, yaygınlaşan ve çok başarılı olan bir pratik yardımlaşma modelinden bahsedeceğim: Askıda Ekmek. Fakirliği önlemede ve sosyal yardımlaşmada yeni bir çığır açabilecek potansiyelde olan bu modeli siz de bölgenizde veya mahallenizde uygulayabilirsiniz.

Önce Üstad Şeref Oğuz'un konuyu harika özetleyen ve yorumlayan yazısıyla başlayalım:

ASKIDA EKMEK

Toplumsal yardımlaşmanın, filizlenen yeni yüzünün adı. Daha önce bizde var olan ancak ‘unuttuğumuz’ zekat kurumunun, günümüz kentleşme sürecine uygulanışı da diyebiliriz.

‘Zekat Marketleri’, ‘Sosyal Marketler’ ya da ‘Askıda Ekmek’ fırınları da diyenler var. Tanımını, son 5 yılda ünlenen bir ‘İtalyan geleneğinden’ almış. Geleneğin adı, ‘Askıda Kahve’ ve internetin sayesinde çok kişinin haberdar olduğu bir uyglama. Ünlü İtalyan yönetmen Vittorio de Sica, bir televizyon röportajında anlatıyor:

İTALYAN GELENEĞİ

‘İtalya’da Napoli’nin kenar mahallelerinden birinde, bir cafe-barda, espressolarımızı içiyoruz. İçeri giren müşterilerden biri, barmene ‘due caffee, uno sospeso’ (iki kahve, biri askıda) diyor, iki kahve parası veriyor, bir kahve içip gidiyor, barmen de tezgahın üzerinde asılı duran çiviye bir küçük kağıt asıyor. Biraz sonra iki kişi içeri giriyor: ‘due caffee e un sospeso’ (iki kahve ve bir askıda) diyorlar, üç kahve parası verip, iki kahve içip gidiyorlar, barmen gene bir küçük kağıt daha asıyor. Bunun gün boyu böyle sürdüğü anlaşılıyor. Derken üstü başı biraz eski püskü, belli ki fakir biri bardan içeri girip, barmene ‘un caffee sospeso’ (askıdan bir kahve) diyor ve barmenin hazırladığı kahveyi içip, para ödemeden çıkıp gidiyor.’

ŞIK HAYIRSEVERLİK

Yardım yapanın da yardıma muhtacın da birbirini görmeden ilişki kurduğu bu davranış modeli, çoğumuza ‘unuttuklarımızı’ hatırlatınca, zaten kültürel kodlarımızda olan ‘kendi değerlerimizi’ uygulamaya başladık. Öyle ki bu öyküden esinlenen pek çok hayırsever, zengin, yerel yönetim ve sivil toplum örgütleri, bu ‘şık’ mekanizmayı, kurumsallaştırma yolunda harekete geçiverdi.

YOKSULLUK: ÜLKEMİZİN KRONİK PROBLEMİ

DPT dahi, 9’uncu Plan’a askıdaki kahve’den mülhem yaklaşımları koymaya başladı. Gelir Dağılımı ve Yoksullukla Mücadele Özel İhtisas Komisyonu, Sosyal Riski Azaltma Projesi çerçevesinde yaptığı tespitle, 1 milyon 117 bin 96 kişinin yoksulluk yardımı için başvurduğunu belirledi. Bu da nüfusun yüzde 6.7’si demek.

Yoksulu bu kadar bol ülkede, ileri görüşlü hayırseverlerin, askıdaki kahve benzeri uygulama örneklerine bakıyoruz.

ZEKAT MARKETLERİ

Askıda ekmek, zekat marketleri, sosyal marketler... Konya, Bursa, Gaziantep, Şanlıurfa ve diğer pek çok ilimizde uygulamaya geçti bile. Buralarda ihtiyaç sahipleri, kendilerini baskı altında hissetmeden ücretsiz alışveriş yapabiliyorlar.

Şanlıurfa Belediye Başkanı, ayda 650 aileye bu yolla gıda temin ediyor. Erzincan Belediyesi, 1 Şubat’tan beri ‘askıda ekmek’ uygulamasıyla 24 mahallede 200 satış noktasına sepet yerleştirdi. Vatandaşlar ekmek satın aldıklarında gönüllerinden koptuğu kadarını bu sepetlere bırakıyor. Ekmeği satanlar da biriken ekmeği mahallede ihtiyacı olanlara veriyor. Kampanya çerçevesinde 52 günde yaklaşık 320 bin ekmek sepete girdi bile.

Ankara, Karabük, Zonguldak ve Karaman’da bazı fırın ve bakkallarda uygulanan ‘askıda ekmek’ kampanyasıyla ekmek ihtiyacı karşılanıyor. Uygulamanın ilk ayında 5 bin ekmek bu yolla dağıtıldı.

Elime ulaşan yüzlerce postadan, pek çok fırının çoktan ‘askıda ekmek’ modelini uygulamaya başladığını görüyoruz. Osmanlı’da zenginlerin, uzak mahallelerdeki bakkallara gidip, kabaran veresiye defterlerini ödedikleri ‘zimem defteri’ uygulaması geliyor aklıma.

Belediyelerin şimdilerde fazlaca denediği ‘aşevleri’ de öyle.

Bir de ‘sosyal sorumluluk’ adı altında firmaların yaptığı, kendi kurumsal markasına hizmet eden uygulamaları hatırlıyorum.

Gerçek toplumsal yarar üretenleri ‘şükranla ve özenle’ bir yana bırakırsak; askıda ekmek modelindeki ‘içtenlik, gerçek hayırseverlik’ ruhundan uzak projelerin ben, hakka da markaya da hizmet etmediğini düşünüyorum.

Eskiden yardım eden söylemezdi. Daha sonra hem yardım edip hem de bunu söyleme modası başladı. Günümüzde ise sadece söyleyen ama yardım etmeyen ‘kurumsal zenginlerimiz’ türeyiverdi.

Askıda ekmek modeli, medya alkışından uzak, şöhret kaygısından arınmış, gerçek toplumsal fayda yaratan bir yaklaşım.

İçi boşaltılmış reklam kokan ‘sosyal sorumluluk projeleri’ne karşılık, ‘Yeni Hayırseverlik Modeli’ olarak takdimimdir.

ŞEREF OĞUZ - STAR GAZETESİ 26.03.2006


SARIYER'DE FIRINLARDA UYGULAMA

Sarıyer'deki fırın ve pastanelerde Askıda ekmek kampanyası başarıyla uygulanıyor. Kampanya ile, fırına ya da pastahaneye gittiğinizde kendiniz için ekmek alırken yoksullar için de ekmek yardımında bulunabiliyorsunuz. Yapmanız gereken, sadece, ne kadar istersek ekmek parasını kasaya ödemek ve bu paranın askıda ekmek için olduğunu söylemek. Fırıncı ya da pastahaneci de bunu bir kağıda yazıp camına asarak ihtiyaç sahiplerinin bunu öğrenmesini ve bu yardımdan yararlanmasını sağlıyor. Herkes kendi semtinde böyle bir projeyi yaygın hale getirebilir.

ISPARTA'DAKİ UYGULAMA

Yunus ÖZLER / Isparta (AKŞAM)

Isparta Genç Atılımcılar Derneği, yoksul ailelere destek amacıyla kampanya başlattı. Maddi durumu iyi olan vatandaşlar, bir ekmek alıp, iki ekmek parası vererek yoksullara yardım edecek

Ispartalı sanayiciler, toplumsal dayanışmaya yeni bir soluk getirerek, yoksul aileler için 'Askıda Ekmek Kampanyası' başlattı. Kampanyada, maddi durumu iyi olan vatandaşlar 'bir alıp iki ödeyerek' ekonomik güçlük yaşayanlara yardımda bulunmuş olacak.

Isparta Genç Atılımcılar Derneği (IGAD), kentte tespit ettiği beş noktada Askıda Ekmek kampanyası başlattı. IGAD tarafından başlatılan kampanya Anadolu, Yenice, Merkez, Halıkent ve Dere mahallelerinde uygulanmaya kondu.

Kampanya hakkında bilgi veren IGAD üyesi Fikret Yurtaslan, amaçlarının yoksul ailelere destek vermek olduğunu söyledi. Kampanyanın 'bir alıp iki öde' sloganıyla duyurulduğunu belirten Yurtaslan, şöyle konuştu:

'Yani durumu iyi olan vatandaşlar, bizim tespit ettiğimiz mahalle ve merkezlerde, bir ekmek alıp, iki ekmek parası ödeyerek birini askıya aldıracaklar. Maddi durumu iyi olmayan vatandaşlar da askıya alınan ve ücreti ödenmiş ekmekleri alarak tüketecekler.'

ASKIDA EKMEK FAKİRİN UMUDU

DAR gelirli binlerce aile, Ankara, Karabük, Zonguldak ve Karaman’da bazı fırın ve bakkallarda uygulanan ‘Askıda ekmek’ kampanyasıyla ekmek ihtiyacını karşılıyor. Zonguldak’ta Soğuksu Semti’nde faaliyet gösteren Papila Unlu Mamulleri Ekmek Fırını, yoksul ailelere ücretsiz vermek amacıyla 1.5 ay önce ‘Askıda Bir Ekmek’ adıyla kampanya başlattı. 1.5 ay içerisinde 5 bin ekmek yardıma muhtaç ailelere verildi. Kampanyaya vatandaşların ilgisi ve torbadaki ekmek sayısı her gün artıyor.

Kampanya yaklaşık bin yoksul ailenin bulunduğu Karaman’da da dün uygulanmaya başlandı. Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği, Karaman Meslek Yüksekokulu, Bakkallar ve Bayiler Odası ile Muhtarlar Derneği, 22 mahalledeki 32 bakkalda ‘Askıda Ekmek’ uygulamasını başlattı. Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Hidayet Uysal, kampanyada yer alan bir bakkaldan aldığı 10 ekmeği askıya astı.

Ercan AYGÜN / ZONGULDAK (AKŞAM)


15 BİN EKMEK ASKIDA

Manisa'da başlayıp Isparta ve İzmit'e yansıyan İtalyan modeli yardımlaşma "Askıda Ekmek" kampanyasında 15 bin ekmeğin 12 bini sahiplerine ulaştı.

Manisa Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Hasan Geriter kampanyaya Bakkallar ve Fırıncılar odaları ile Simitçiler Kooperatifi'nin katıldığını hatırlatarak, esnafın büyük destek verdiğini söyledi.Manisa Bakkallar Odası Başkanı Mehmet Ünlübaş ise bunun bir arz-talep meselesi olduğunu belirterek, kampanyanın devamını istediklerini kaydetti. Bu konuda sponsorluğu bile üstlendiklerini dile getiren Ünlübaş, ''Kampanya eski hızını kaybetti. Ramazan ayında daha büyük ilgi vardı'' dedi.

Ünlübaş, merkezde 100 bakkalda 15 bin ekmeğin ''askıya'' alındığını ve 12 bin ekmeğin ihtiyaç sahiplerine ulaştığını bildirdi. Yağ, peynir ve diğer gıda maddelerinden ''askıya'' 2 bin adet alındığını, bunlardan bin 750'sinin ihtiyaç sahiplerine dağıtıldığını belirten Ünlübaş, bunun önemli bir başarı olduğunu dile getirdi.

Manisa Müftüsü Ahmet Durmuş da ''Askıda Ekmek'' uygulamasının İslam dininin dayanışma ve yoksulları gözetme anlayışına çok uygun olduğunu belirtti. Durmuş, ''Yardımlaşma İslam dininde önemli bir yer tutar. Bu uygulama da gizli yardımlara giriyor ve yardım yapan hayrın kime gittiğini bilmiyor'' diye konuştu. Durmuş, konuyu Cuma hutbelerine taşıyarak halka çağrı yapmaya devam ettiklerini kaydetti.

Askıda modeli nasıl işliyor? İtalyan modeli olarak bilinen bu uygulamada bir kişi iki ekmek satın alıyor ve birini askıda bırakıyor, ihtiyaç sahipleri de gelip askıdan bu ekmeği alabiliyor. Ekmek yanında bu uygulama birçok gıda maddesi için de yapılabiliyor.

BİR EKMEK FAZLA ÖDE, ASKIDA BIRAK, İHTİYACI OLAN ALSIN

Aslı Ortakmaç/Yeni Aktüel

Sizin de bir ekmek kardeşiniz olsun 30 kuruş fazla ödeyip birinin karnını doyurmaya ne dersiniz? Yeni Aktüel ve İstanbul Fırıncılar Odası'nın işbirliğiyle başlatılan "Askıda Ekmek Kampanyası" bunu amaçlıyor. Kampanyaya katılan fırınlardan günlük ekmeğinizi alırken bir ekmeği askıya bırakmanız yeterli.

"Bir ekmekten ne çıkar" diyorsanız, dilerseniz bu haberi hiç okumayın. Çünkü bu haber, on beş milyonluk bir şehrin açlarını sadece bir somun ekmeğin doyurabileceği umuduyla yazılıyor. Yanlış okumadınız! 30 kuruşluk bir ekmek, on beş milyonluk bu koca kentin tüm yoksullarını doyurabilir. Ama bir şartla; siz buna inanırsanız... Bir de 'Askıda Ekmek Kampanyası'na destek veren fırınlarda askıya bir ekmek de siz bırakırsanız. Hele o ekmek, sıcacık, taptaze bir somun fırın ekmeği olursa, bir lokma ekmeğe muhtaç küçük bir çocuğun mutluluğuyla bakarsınız tüm dünya bile değişebilir.

SON SÖZ:

Tarihimizde zaten var olan cömertlik ve yardımseverlik mekanizmalarını ve değerlerini çağa uygun şekilde yeniden diriltebiliriz. Askıda Ekmek, bunun çok güzel bir örneği ve yerel bölgelerde kolayca uygulanabilir.

Bu model genişletilebilir ve pek çok alanda uygulanabilir: Askıda Giysi, Askıda Ayakkabı, Askıda Et, Askıda Yumurta, Askıda Meyve, Askıda Oyuncak gibi..

Fakirlik ile mücadelede yerel, pratik, hayatta kolayca uygulanabilir modeller geliştirmeli ve çevremizde uygulayabilmeliyiz. Askıda Ekmek bunun için güzel bir örnek.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Fahri bey müsadeniz olursa yorumculara bir cevabi yaklaşım yapayım:
Serap hanım, zaten her işletme bu tip bir çalışmayı yapması gerekmiyor, yapan sağlamlar bizimdir. Yani yapan işletmeler çıkacaktır. Bu onlar için çift kârdır.
Mutlu bey, toplumun topluma yardımı konusunda, dünyada bir çok örneği var, bu konuda batıyı incelediğim kadarıyla mesela Amerikada bir salvation army var yani kolluk kuvvetleri halkın ihtiyaçlarını 1 ytl civarlarında eşya giysi hatta spor malzemesi alması sağlanıyor. Halkımızda ilgi de var ilgiyi hareketlendirme noktasında tekil kalıyor halkımız, Fahri bey bir başlangıç yapmış siz desteklediniz ne güzel, şimdi sırada ne yapabilirim demekte:
Ben şahsi yapabileceğimi söyleyeyim, bu tip konularda 6 yıllık batı araştırmamı ve bu yüzyılda bunlar nasıl yapılabileceği konusunda elde ettiklerimden karşılıksız danışmanlık yapabilirim, mesleğim olan işletme-girişimcilik danışmanlığı verebilirim.
Her bu yazıyı okuyan da ekleyebilir mi acaba kendi yapabileceğini.

Melih.Aykut 
 27.09.2007 12:54
 

Fahri Bey, blog yazınız da okuduğum askıda kahve bizim ülkemizde ne kadar yer tutar...Vicdan fukarası olduğumuz için bu uygulamayı hangi pastenelerde görebiliriz?... İşletme sahipleri müşteri kaçıracaklarından korktukları için asla üstü başı düzgün olmayan birini , üstelikte bedeva bir kahve içimi için içeri almayacaklardır... İnsanları horlamaya alışmış bir topluma askıda HOŞGÖRÜ gereklidir...Yoksul oldugu için bir lokantanın oto parkına bile sokulmayan bir kişi; kaldı ki askıda bir tas çorba için lokantaya sokulacak,..Pesimist bir insan oldum gördüklerimden sonra, dilerim daha güzel günler vardır yaşanacak...Esen kalın

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 03.02.2007 12:50
Cevap :
Merhaba Serap Hanım, Çok teşekkür ederim. Ne kadar güzel bir noktayı yakalamışsınız. Hakikaten önce askıda hoşgörü lazım. Maalesef tesbitlerinizde çok haklısınız. Bir yandan dediğiniz türden müthiş bir bozulma ve çözülme var, ancak öte yandan gerçekten bilinçli ve yardımsever insanlarımızın sayısı da artıyor. Zannediyorum hepimiz yakın çevremizde insanlık, sevgi, nezaket ve hoşgörü gibi değerlerin bayrağını dalgalandıracağız ve bu değerleri yerleştirmek için mücadele edeceğiz. Başka yol var mı?  04.02.2007 15:07
 

Üç kıta da 600 yy hüküm süren Atalarımız , Vakıf, han,kervansaray, imarethane gibi inanç'ımız gereği olan uygulamaları yapmışlardır.Bizim genetik kodlarımızda kendi kendine yardım vardır. Göçmen kuşların bile barınaklarını yaparak onların göç yollarını ihya etmişlerdir. Yazınız içerisinde geçen Askıda Ekmek vs. adı ne olursa olsun, güzel ve yaygınlaştırılması gereken bir uygulama. Bunun güzel bir uygulaması da Üniversite öğrencilerine uygulanan Askıda Yemek uygulaması, şuan tam nerede uygulandığını hatırlamıyorum ama, okuduğumda çok hoşuma gitmişti. Sizin yazınızda uygulama alanlarını göstermek bakımından yol gösterici oldu. Ellerinize sağlık, Türk Harb-İş Sendikası yapmış olduğu çalışmada Aralık ayında açlık sınırının 576,23YTL yoksulluk sınırının 1.806,68YTL olarak hesaplanmıştır. İstatistik bu iken, uygulamanın yaygınlaşması yerinde olacaktır. Çünkü; Atalarımız bunu yaptı. saygılarımla.

Yahya İncik 
 31.01.2007 21:26
Cevap :
Katkınız ve değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim. Vurguladığınız gibi bunlar bizim Anadolumuzun vazgeçilmez değerleri ve yeniden yeşermeyi bekliyorlar. Bu mirasımıza sahip çıkmamız dileğiyle.  31.01.2007 23:45
 

İnsana üretmek yakışır. İnsana, almak değil vermek yakışır. İnsana rıza kazanmak yakışır. İnsanını bu duruma düşürmemek yakışır. Aslolan, öğütlenen bunlardır. Ve dileğimiz; Allah Namerde değil, Merde dahi muhtaç etmesin. Ederse de ehline etsin. Geçen yıl bir işim nedeniyle birkaç gün için Konya şehrine gittim. Sizlere şahit olduğum bir olayı anlatmak istiyorum. Konya'da akşam aç yatan kimse kalmamış. Halkın önemli oranda katkısı ile aşevleri kurulmuş, dileyen günde iki veya üç öğün sıcak yemek alabiliyor. Sorgulama yok, İstenen hiçbir şart yok. Dileyen sıraya gidiyor, yemeğini alarak ayrılıyor. Gelemeyenlerin de evlerine gönderiliyor. Belediyede önemli oranda yakacak ve yemek yardımı yapacak bir örgütlenmeyi kurmuş. Reklâm yok, tanıtım yok. Halkın gönüllü katılımı var. Sebep nedir? "Komşusu aç iken, tok yatan bizden değildir." Öğüdü herhalde. Bilinir ki, bu uygulama, bu topraklarda yüzyıllardır uygulanır, bir gelenektir. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 31.01.2007 14:56
Cevap :
Sevgili Canmehmet, Ne güzel özetlemişsiniz. Konya'daki bu yardımlaşma ve paylaşma ikliminin tüm yurda yayılması dileğiyle. Anlamlı katkınız için çok teşekkür ederim. Saygı ve sevgilerimle,  31.01.2007 19:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 279
Toplam yorum
: 169
Toplam mesaj
: 78
Ort. okunma sayısı
: 2439
Kayıt tarihi
: 09.09.06
 
 

Dr. Fahri Karakaş, Londra’da University of East Anglia’da görev yapmaktadır (Norwich Business Sch..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster