Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Nisan '12

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
102
 

Sövmek ya da sövmemek

Sövmek ya da sövmemek
 

İsmail kızgın. Akşama bekçilik yap demiş şefi.  Ana avrat sövesi geliyor, sövemiyor yanında ben varım. Beni sever. Benden çekinir.

- Söv be İsmail düm düz git, biraz rahatla  dedim.

İsmail suratıma baktı. Hiç tereddütsüz,

- Ben onun var ya dedi. Devam etti.

Saat tuttum, tam dört dakika boyunca sövdü durdu. Suratı kimi zaman kırmızıya döndü, sinirden alnındaki damarlar şişti  şişti, indi.

Derken bir satıcı geldi. Asansörlerden bahsetti, uzunca bir süre. İsmail gitti, çay getirdi. Beş dakika sonra boşları aldı. Yirmi dakika sonra ikinci çayları verdi.  Ardından boşları aldı. En son kapıyı çaldı,

- Hay ben senin asansörünü derken susturdum.

Satıcı da bozulmuş olmalı hemen izin isteyip gitti.

Aldım İsmail karşıma,

- Bak dedim İsmail. Sana bir kere izin verdim. Tamam ama ikincisinde bodoslama daldın, adamın önce asansörlerinden başladın durdurmasam yakın akrabalarından çıkacaktın. Olmaz böyle dedim.

İsmail utanıyor, sıkılıyor. Renk dünyasında geziniyor.

- Ya Saim Bey, idare edin. Bugün biraz gerginim. Tutamadım kendimi, sizi de küçük duruma düşürdüm. Dedi.

Bir şey demedim. Sessizce odamdan çıktı.

Ardından mühendislerden biri odama girdi. Kontrol birimiyiz ya, bir saygı, bir hürmet.

- Saim bey bir durum var ama size sorayım dedim.

Uzun uzun anlattı. Bir ara başka konulara girdi, çıktı. Ben de başka alemlerde gezdim. Biri vardı o aklıma geldi. Kimledir, nerdedir diye düşündüm, kederlendim. Bir sigara yaktım. Ardından çayları içtik.

Adam halen anlatıyor, şöyle yapsak, böyle yapsak. Oraya kalıp girmez de, duvar örelim de.

Daraldım, sıkıldım. İsmail boşları alırken bana bir baktı hafiften terlemişim. Gözlerimde bir bıkkınlık ifadesi. Yanımdaki adam baktı.

- Senin  kalıbını da, maliyetini ve en son duvarını dedi, sözünü yine kestim.

Hayır bir anlamda iyi oldu kendime geldim. Öyle bir uyku bastırdı ki, adamın konuşması da ninni olmuştu.

- İsmai'lin bugünlerde siniri bozuk, kusura bakma dedim.

Adam bana baktı uzun uzun, sonra İsmail'in bakışlarına.

Yavru köpek gibi bakıyordu.  Kafasını doğru açıyla yana çevirmiş.

Adam kafasını salladı.

- Mühim değil Sacit bey, ne de olsa sizin çaycınız dedi.

Sanki anlamadım. Ulan kontrol biriminin çaycısı olmasa onu burada bilmem ne yapardım der gibiydi.

Allahtan İsmail anlamadı. Kafasını salladı. Mutfağa yollandı.

Adam da peşinden gitti. Çıkarken bir çekince de kaldı. Mutfağa geçsem anlamında ama ben çıkış sağdan deyince mesajı aldı.

O gün İsmaili tam oniki defa daha söverken tuttum.

Birinde kargodan bir çocuk geldi. Ona paketi teslim etmek istemeyince,

- Senin kargonu, şubesini seni yollayanı, getirdiğin paketi dedi, araya daldım.

Diğerinde biri adres sordu. İsmail tarif etti. Kadın emin misiniz diye tekrar sorunca,

- Senin geldiğin yeri, aradığın, sorduğun, gideceğin yeri dedi ben kadını uzaklaştırdım.

En sonunda  bir arkadaş gelmişti. Politikayı sever. Durup, durup bana Türkiye böyle günler yaşamadı, kalitemiz artıyor, demokrasi böyle günler görmedi diye propaganda yaparken, İsmail elinde çaylarla geldi. Bana lütfen der gibi baktı. Ben de ona baktım. Kafa salladım.

- Senin verdiğin oyu, arabanı, keyfini, asgari ücreti, benzini, mazotu, 4 leri, derken ben dışarı çıktım.

Karşımda rahat küfür edemez diye düşündüm. Neyse lavabodan dönerken arkadaş odadan çıkıyordu. Suratı kızarmış, kızarırken şişmiş patlamak üzere gibiydi. Bir şey demeden çekti, gitti.

Ardından İsmail. Suratında bir gülüş, duruşunda bir rahatlama.  Kolları aşağıda, başı öne düşmüş, suratında tebessüm, tebessümlerin kralı sanki.

- Ağzına sağlık ulan İso dedim.

Geçtim odama.

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 29
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 507
Kayıt tarihi
: 05.02.09
 
 

"Yaşadığım kentleri sevmem. Daha doğrusu yaşamak zorunda olduğum kentleri. Onlar da beni sevmez. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster