Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ağustos '10

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
485
 

Soy nasıl kırılır...

Soy nasıl kırılır...
 

soy mu


İnsanoğlunun genetik yapısına dahi işleyebilen bencillik , toplumsal bazda bir virüs gibi harekete geçerek kitlelerin menfaatler uğruna katletmesi sonucunu doğurmuştur. Soykırım olarak ta adlandırılan bu vahşet , kelime anlamı itibariyle kitleleri düzenli olarak yok etmek demektir. Tarih boyu en sıkıntılı dönemlerinde bile uygarlıklara hoşgörü dersi veren Anadolu evlatları soykırım sözcüğüyle birlikte anılamazlar.Kaldı ki soyu kırılmış olarak addedilen insanların bu gün bir vatanı var. Hem de lobicilikleriyle Avrupa'yı elinde oynatan bir vatan. Soyu kırılmış bir ulus arıyorsak buradan çok uzaklara bakalım ; ta Güney Amerika ya…

“ Eski tepe anlamına gelen Machu Picchu, Peru Andları'nın 2 bin 430 metre yükseğinde bulunuyor. 1438 yılında inşasına başlanan saklı şehir 1493'te tamamlandı. Anlatılanlara göre İspanyol işgali sonucu şehirlerini peş peşe kaybeden İnka liderleri 1536 yılında etraflarındaki az sayıda insanla birlikte bu gizemli kente yerleşti ve ülkeyi 30 yıl daha buradan idare etti. İşgalci İspanyollar bir efsane olarak duydukları bu büyülü şehri bulmak için çok uğraştı ama başarılı olamadı. İşgalden kaçan az sayıda İnkalı burada bir süre daha yaşadıysa da bir süre sonra tamamı öldü. “ Bu bir soykırım örneği. Katledici ülke ise ispanya. Dini anlayışlarında atı kutsal hayvan kabul eden İnkalar , gemilerden inen süvari İspanyolların önünde diz çökerek secdeye vardılar. İknalara göre at kutsaldı hele bir de üzerinde insan taşıyorsa varın siz düşünün o insanın kıymetini. İspanyollara saygıyla hürmet gösteren İnkalar neye uğradıklarını şaşırdılar. Nereden bilsinler Avrupa sömürgesinin kara bir bulut gibi üzerlerine çökeceğini. İspanyol komutan tüm halkı kılıçtan geçirtti. Sebep İnka altınları ve hazineleriydi. Hoşgörü sınırlarını zorlayan İnka Kralı ve halkının büyük bölümü öldürüldü. Bu katliamdan kaçanların bir bölümü ise soylarının hakiki manada kırılmasına engel olamadılar.Hem bir soy hem de uygarlık kırıldı And Dağlarında .Bir medeniyet birkaç altın uğruna medeni bir devlet tarafından yok edildi.

Bu gün soykırım yaygarası koparan Avrupa geçmişine bakıp tek bir söz bile edememeli. Soykırımın anlamını biz onlardan öğrendik. Türk halkı en zor dönemlerinde bile lokmasını paylaşırken , dünyaya gerçek manada medeniyet dersi verirken Sömürgeci anlayışa dur demesidir tüm suçu. Çanakkale'de İzmir'de Urfa'da Kars2ta diz mi çökmeliydik Avrupa ya , iknalar gibi ? İşte o zaman itibar görürdük. Soykırım yasaları çıkar mıydı hiç ? Çıkmazdı çünkü bizimde soyumuz kırılmış olacaktı. “Yıllar, yüzyıllar birbirini kovaladı. Bu arada saklı şehir, And Dağları'nın zirvelerinde yavaş ama sabırla gelişen orman tarafından sessizce yutuldu. İnsanlık tarihinin gizemli medeniyetlerinden İnka'ların en görkemli şehrinin bu sessiz bekleyişi tamı tamına 500 yıl sürdü. Ta ki 1911 yılına kadar...” Arkeolojinin konusu olmuştu İnknalar , tüketilen bir uygarlığın müzeye kaldırılma zamanı gelmişti. Çünkü o uygarlığı yaşatacak bir ferdi dahi kalmamıştı. Soyu kırılmıştı.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 63
Toplam yorum
: 27
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 534
Kayıt tarihi
: 19.07.10
 
 

Bir arkeolog gözüyle dünyaya bakan, aşk gözüyle kendini kazan, can gözüyle kainatı bulan, adam gi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster