Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Temmuz '06

 
Kategori
Kahve
Okunma Sayısı
3488
 

Şöyle, bol köpüklü mis gibi bir Türk kahvesi…

Şöyle, bol köpüklü mis gibi bir Türk kahvesi…
 

Geçtiğimiz günlerde yolum Mısır Çarşısı’na düştü. Kuru Kahveci Mehmet Efendi’nin önünden geçerken bir an durakladım ve neredeyse 20 yıl öncesine gittim;

Her zaman kalabalık olurdu. Özellikle bayramlar yaklaşırken uzun kuyruklarda beklemek istemezseniz kahve alışverişinizi arife gününden önce yapmanız gerekirdi.

İnatla beklerdik o mis gibi taze çekilmiş kahveyi alıp misafirlerimize ikram edebilmek için.

O yıllarda bir de tartışma olurdu; Kurukahveci Mehmet Efendi’nin kahvesi mi daha iyi yoksa İhsan Efendi’nin kahvesi mi? Bir de Kurukahveci İhsan Efendi vardı hemen aşağıda. Onun kahveside mükemmeldi. Ama daha çok Mehmet Efendi tercih edilirdi.

Türk kahvesini diğer kahvelerden ayıran özellikler şöyle sıralanmış Kuru Kahveci Mehmet Efendi’nin web sitesinde;

Türk Kahvesi; Dünyanın en eski kahve pişirme yöntemidir.

Köpük, kahve ve telveden oluşur.

Yumuşak ve kadifemsi köpüğü sayesinde damakta en uzun süre tadını devam ettiren kahve türüdür.

Birkaç dakika şekli bozulmadan kalabilen bu leziz köpüğü sayesinde, uzun süre sıcak kalabilir.

İnce kenarlı fincanda sunulduğu için, diğer kahve türlerine göre daha yavaş soğur ve böylece daha uzun süren bir kahve keyfi sunar.

Kendine özgü enfes kokusu ve özel köpüğü ile diğer kahvelerden kolaylıkla ayırt edilebilir.

Kahve tutkunları tarafından, kaynatılarak içilebilen tek kahve olarak kabul edilir.

Eşsizdir çünkü kahvesi fincanın içindedir ancak telve olarak dibe çöktüğünden filtre edilmesine ve süzülmesine gerek kalmaz.

Hazırlanırken şeker ilave edildiğinden diğer kahvelerde olduğu gibi sonradan tatlandırmaya gerek yoktur.

Oysa şimdi…

Türk kahvesi orta ve orta yaş üstü nesilde önemini koruyor ama gençler arasında pek itibarlı olduğunu söyleyemeyiz. Türk gençliği genelde, Amerikan tarzı kupalarda içilen, musluktan akan kahveleri veya İtalyan tarzı espresso, capuccino ve neskahve tercih ediyor, süt yerine de süt tozu.

Son günlerde neredeyse her alış veriş merkezinde yer alan Starbuck Cafe’ler de gençler arasında pek revaçta.

Alışkanlıklarımız her geçen gün biraz daha değişiyor. Ayaküstü atıştırılan fast food restoranlar ve kafeler yaşantımıza iyice yerleşmiş durumda.

Elbette değişik ülkelerin tatlarına, yeniliklere itirazımız olamaz. Gelişen ve değişen çağa ayak uydurmak zorundayız ve Türkiye bunu mükemmel başarıyor.

Ancak, kendi değerlerimizi, kendi tatlarımızı unutarak, kendimize yabancılaşarak değil.

Biz kendi kültürümüze ve kendi değerlerimize sahip çıkmazsak, yabancı kültürler ülkemizde egemen kültür olarak yer alırlar. Oysaki yabancı tatlar asıl unsur olarak değil, sunulacak farklı çeşniler olarak bulundurulmalıdır; Arzu edene ikram edilmek üzere.

İncecik fincanlarda ikram edilen bol köpüklü mis gibi bir Türk kahvesinin yerini hiçbir şey tutamaz.

Tülay Hergünlü

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 489
Toplam yorum
: 631
Toplam mesaj
: 80
Ort. okunma sayısı
: 1109
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

Ankara doğumluyum. İstanbul'da uzun yıllar özel sektörde çalıştım. Halen, kayıtlı-ruhsatlı malî m..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster