Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Eylül '19

     
    Kategori
    Siyaset
    Okunma Sayısı
    26
     

    Söylememiz Gerekenler

    Liyakate inancın yerle bir edildiği düzende daha çok inanacağız. Daha çok çalışacağız. Daha çok mücadele edeceğiz. Sabah ak olan şeyin akşam kara olduğunu iddia edenlere inat vazgeçmeyeceğiz. Yüzümüze karşı gülüp, sırtımızdan binlerce kez bıçaklayanlara inat her darbeden sonra ‘’acımadı ki’’ diyeceğiz ve mücadelemizi sürdüreceğiz. Sahada karşılığı olmadan masada karşılığı olanların yüzüne ‘’damdan düştün’’ demeye devam edeceğiz. Her şeyi parayla satın alabileceğine inanıp, şerefini çek defterinin arasına koyanların yüzüne ‘’adam değilsin’’ demeye devam edeceğiz.

    Görev aldığı yapıları sözde kendi kişiliğinin önünde tutup, itaat görüntüsüne bürünerek yapısından makam devşirenlere ‘’dur’’ denebilmelidir. Ağzında benzer dört cümle ile, yapısını her şeyin üzerinde gösterip, içerideki yöneticilere şirin gözüküp, dışarıya kibir abidesi olanlara ‘’bizimle değilsin’’ denebilmelidir. Makamındaki gücünü üstlerine fayda sağlamak için kullanıp, mazlumu hor görenlere, çalışılabilecek adamlarla çalışmayanlara, silik kişilikleri etrafına toplayıp kendi egosunu tatmin etmeye çalışanlara, kaliteli yönetim anlayışını elinin tersiyle itenlere, sahayı bilenlere mesafe koyup, sahayı bilmeyen teselli papağanlarını etrafına dizenlere ‘’kalk kardeşim oturduğun yerden’’ denebilmelidir.

    Çarşaf veya blok farketmeksizin, yerel veya genel farketmeksizin oluşturulan her listede arkadaşının arkadaşıymış ekiplerine ‘’hak edenin yakasından düşün’’ resti çekilebilmelidir. Yapıcı eleştirileri, olumsuz kamuoyunu görüşlerini, net yanlışları sümen altı eden lobicilere ‘’ceketini alıp çık’’ vurgusu yapılabilmelidir.

    Vakit ; ‘’yoruldum’’ diyeni dinlendirme değil, omzuna alıp taşıma vakti.

    Vakit ; ‘’onlardan bize kalmaz’’ yorumu yapma değil, ‘’onlara inat mücadelemiz süreceğim’’ deme vakti.

    Bunları hallettikten sonra, liberal ekonomi politikalarını muhafazakar yönetim anlayışıyla ivedikle harmanlamalı ve ‘’Durmak yok, yola devam’’ günlerine geri dönülmelidir. Evdeki tencere üzerinden siyasetini sürdürmeye çalışanların bu kozu ellerinden alınmalıdır.

    ‘’Siyasal İslamcı’’ kavramına karşı savaş açılmalı, bu kavramın halk üzerinde topladığı antipatinin faturası müsebbiplerine kesilmelidir.

    İlk ve orta düzeydeki eğitim-öğretim kalitesinin arttırıldığı gibi, üniversitelerde de eğitim ve öğretim kalitesinin artması için yeni çalışmalar başlatılmalı, vakıf üniversitelerinin albenisi devlet üniversitelerinin üzerine geri çekilmelidir. Akademisyen denetimleri arttırılarak, öğrenciye ders geçme konusunda yapılan eziyetler sonlandırılmalıdır. Kredi Yurtlar Kurumundan geri ödemeli olarak alınan bursların ödeme yapılandırmaları yeniden gözden geçirilmeli ya da borçların tamamının affı ile ilgili çalışmalar başlatılmalıdır.

    Sıraladığım şeyleri yapmakta biraz daha gecikilirse, İstanbul başta olmak üzere Türkiye’nin kaderini yakın seçimlerde yazan gençlerdeki negatif algıyı sürdürmüş olacağız. Şimdi yaklaşmakta olan en yakın seçimde kaderi yine gençler yazacak. Birbirimizle uğraşmayı bırakıp, gençlere yönelik adımlarımızı sıklaştırdığımızda sandıktan çıkacak olan tablo, başta Cumhurbaşkanı olmak üzere tüm ülkeyi memnun edecek.

    İkinci ‘’Durmak yok, yola devam’’ günlerini heyecanla bekliyorum.

    Yorum Dükkanı bu blog'u önerdi.

    Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

     
    Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
    Toplam blog
    : 1
    Toplam yorum
    : 0
    Toplam mesaj
    : 0
    Ort. okunma sayısı
    : 26
    Kayıt tarihi
    : 15.09.19
     
     

    İletişim Bilimci | Siyasal İletişim Uzmanı ..

     
     
    Yazarı paylaş
    • Tümünü göster