Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Şubat '16

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
593
 

Söylesem tesiri yok sussam gönül razı değil

Söylesem tesiri yok sussam gönül razı değil
 

Görsel netten alıntı


Söylenecek sözlerin çokluğu, insanı bazen dilsiz yapıyor. Konuşamaz oluyorsun. Kızgınlığını, küskünlüğünü, kırgınlığını, üzüntünü, kederini, çaresizliğini yüreğine gömüp tüm çığlıkların sessizleşiyor. Bazen de "söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil" modundayım.

Ne zordur için kan ağlarken çığlıklarını yüreğine gömmek. Tıpkı caniler tarafından parçalanmış masum bedenlerin kızamaz hesap soramaz olması gibi. Tıpkı gözlerinden boncuk boncuk akan yaşı silemeyen bir yetimin çaresizliği gibi. Yavrusunu, eşini, kardeşini, sevdiğini kahpe bir canlı bombanın parçaları arasında kaybeden ananın, babanın, kardeşin, eşin, sevgilinin, arkadaşın haykırışlarının semaları inleten ahları vahları gibi... “Beş dakikaya evdeyim" deyip gelemeyenler ve hiç gelemeyecekler. Hayat hikayeleri yarım kalanlar. Geride bıraktıklarını ömürlerinin sonuna kadar acı içinde yaşatacaklar...

İşte böyle musibetler ortaya koyuyor eksiğimizi, yanlışlarımızı, kusurlarımızı. Keşke bu acılara sebep olan yanlışlar, ihmaller önceden tahmin edilerek önlemler alınabilseydi. Maalesef keşkeler sorunu çözmüyor...

Ne çok acılar yaşadık, topluca ne çok canlar verdik toprağa. Öncesini söylemiyorum. Çok yakın zamanda, ramazan bayramından beri ülkemiz kan gölüne döndü. Kahpece şehit edilen Mehmetçiklerimizin, polislerimizin, korucularımızın, öldürülen masum insanların, çocukların haddi hesabı yok...

Cennet vatanımızın bu hale gelmesinden, terörün tırmanıp şehirlere kadar inmesinden, suçsuz günahsız insanların, gencecik fidanlarımızın gençliklerinin baharında hayatlarının son bulmasından kanlarının son damlasına kadar en az insanlıkla uzaktan yakından alakaları olmayan caniler kadar, bunlara prim veren, açılım saçılım yalanıyla, adına çözüm süreci diyerek uyguladıkları yanlış politikalarla şımaran ve semirip palazlanmalarına fırsat veren basiretsiz, sorumsuz, milletin meclisini işgal eden yöneticiler ve yandaşları da sorumludur. Halkın karşısına geçerek terörü lanetlemek onları sorumluluktan asla kurtarmayacaktır.

Vatan için ölmek elbette kutsaldır; fakat esas olan ölmeden yaşayarak vatanı sevmek sevdirmektir. Siyasilerimizin asıl amacı, askerlerimizi, tüm güvenlik güçlerimizi yaşatarak yurdunu sevdirmek olmalı. Onları ölüme göndererek vatan sevdirilmez.
Ancak bunu idrak ettiklerinde görevlerini tam olarak icra etmiş olacaklardır; aksi halde, bunca şehidin, suçsuz günahsız insanların vebali üstlerinde bir "kan lekesi" gibi iz bırakacaktır...

Çocukluğumuzda, mahallemizde yakın komşularımızdan tanıdıklardan veya akrabalardan birinde cenaze olduğu zaman annem bize evde televizyon, radyo, teyp gibi eğlenceyi çağrıştıran aletleri açtırmazdı. Cenaze evine saygısızlık olur der biz de onlarla birlikte üç gün yas tutardık. Ne güzeldi bizim örflerimiz adetlerimiz. İnsanların birbirlerine, acılarına, yaslarına saygı duyması.

Şimdi bırakın mahalleyi komşuyu, ülkemin her yeri yangın yerine dönmüşken, onca masum insanımız, onca Mehmetçiklerimiz, polisimiz şehit olurken, tv lerde abuk subuk eğlence, evlendirme, yarışma proğramlarının ara vermeden sürmesi ve en acısı da tepkisiz kalanların durumu, aklımıza insanlığımızın ve toplum olma bilincinin ne kadar zayıfladığını getirmekte.

Şehitlerimiz yürek yakan hikayeleri ile aramızdan ayrıldılar. Bizler ise o güzel insanlarımızın gösterdiği cesareti göstererek, bu zor günlerde millet olarak birbirimize kenetlenmeli. Ümidini kaybetmeden, şucu, bucu ayırımına girmeden, farklılıkları ötekileştirmeden, birlik ve beraberlik içinde, Çanakkale ve kurtuluş savaşı ruhunu tekrar canlandırmak ve vatanımıza sahip çıkmaktan başka çaremiz olmadığının bilincinde hareket etmeli. Teröre karşı uyanık olmalı, birlik ve beraberliğimize her zamankinden daha sıkı sarılmalıyız... Gelecek nesillerin bu topraklarda huzur ve barış içinde yaşamaları buna bağlıdır.

Bu acıların son olmasını, artık cennet gibi güzel ülkemde insanların yok yere pisi pisine ölmesini engelleyecek önlemlerin en kısa zamanda alınmasını ve insana saygının, adaletin, hak ve hukukun, güven içinde yaşamanın her şeyden önemli ve öncelikli olduğu bilincinin yaygınlaşmasını diliyor ve umut ediyorum. Bu bağlamda tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun.

Muhabbetle
Hanife Mert

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Vatan için ölmek ve şehit olmak elbette güzeldir.Ancak ne var ki hep fakir çocuklarımız ölüyor. Şehitlik sadece bunlar için mi var? Tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet TSK ve Emniyet mensuplarımıza baş sağlığı diliyorum...Bu yorumu yazdığım sıralarda yine bir şehit haberini daha aldık.. Ateş düştüğü yeri daha çok yakıyor. Şehit ailelerine sabırlar diliyorum...

Abdülkadir Güler 
 28.02.2016 21:22
Cevap :
Çok teşekkür ederim Abdulkadir Bey değerli yotumunuz için. Şehitler hepimizin yüreğini yakıyor. Şehitler hep fakir, zenginin çocuğu bir yolunu bulup zor göreve gönderilmiyor. Dileyelim artık bu ülkenin insanı acı zulüm yaşamasın. Bu anlamda ümidimizi yitirmeden mücadeleye devam etmeli. Selam ve saygılar.  29.02.2016 21:02
 

Yaşatmak amaç olmalı, ölüm değil! Ölüm kutsandığı sürece de bu böyle gidecek. Halbuki ölenlerin kim olduğuna bakınca durum netleşiyor da anlayana...:( Selamlar, mutlu kalın.

Ayşegül HAYVAR 
 21.02.2016 23:10
Cevap :
Evet Ayşegül Hanım ölüm kutsanıyor. Ölen kendi canlarından bir parça olsa yine de kutsayacaklar mı, orası meçhul... Yorum için teşekkür ediyorum. Sevgilerimle, mutlu ve dostça kalın.   21.02.2016 23:46
 

Kıymetli yazarımız Sayın, Hanife MERT: Toplumu yönetenler yarım asırdan beri aynı sözleri tekrar edip duruyorlar. Bitecek diyorlar bitmiyor,huzur gelecek diyorlar huzur gelmiyor.Yürekler yanmaya, anaların gözyaşları akmaya, civan yaşta vatan evlatları şehit olmaya devam ediyor.Artık bu eskimiş sözlerin çare olmadığı bilinmeli.Köklü önlemler alınmalı, kesin sözler söylenmeli.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.

Mehmet Burakgazi 
 21.02.2016 22:56
Cevap :
Devleti yönetenler hükümetiyle muhalefetiyle birbirlerine laf yetiştirmekte adeta yarışıyorlar. Biri bir söz söyledi mi, anında diğeri cevabını veriyor. Keşke verdikleri sözleri yerine getirseler. Askerimizi polisimizi ve masum insanların şehit edilmesi engellenebilse. Önlemler olay olduktan sonra alınmaya çalışıyor. O da sonuçsuz kalıyor. Mehmet Bey, değerli yorumunuz için çok teşekkür ediyorum. Selam ve saygılar. Sağlık ve esenlikler diliyorum.   21.02.2016 23:52
 

Ürpertiler içinde kalırım.Korkunç telaşlarını hissederim tâ buralardan.Cephesi ve zaferi olmayan bir savaş sürdürülmektedir.Acı ve ölümden başka bir getirisi de yok. Şehit düşen asker ve polislerimize ve ailelerine olan oluyor,analara ve bir de üzülen bizlere...Hep 12 Eylül ile Diyarbakır cezaevlerinde yapılan işkencelerle halka yapılan baskı ve zulümler yüzünden şimdiki sorunlar.Arap baharı ve Suriye'de savaşan dinci terörüst guruplarla ülkemizdeki terör guruplarını yöneten,yönlendiren,destek veren birçok istihbarat servisleri de asla unutulmamalıdır.Zaman zaman üst düzey gizli toplantılar yaptıklarını öğreniyoruz medyadan.Yanlış dış politika yüzünden tek dost ülke kalmadı.İşin ekonomik yanı da var ayrıca.Neden diye sorgulanmalı bütün bu olup bitenler.Tek dileğimiz huzur ve barış...Elinize sağlık Hanife hanım.Selam ve saygılarımla.

Abbas Oğuz 
 21.02.2016 15:09
Cevap :
Saydığınız tüm nedenler ve daha fazlası bizi bu günlere getiren. Sözümüz etkili olamıyor maalesef Abbas Bey. Sözümüz sadece oyumuza yetiyor. Bir başkasının fikrini de değiştirmek mümkün olmuyor. Çünkü fanatikçe tutuluyor siyasi parti. Değerli yorumunuz için teşekkür ediyorum. Her sözünüzde haklısınız. Dileyelim bu yaşadıklarımız son olsun... Selam ve saygılar, sağlık ve esenlikler diliyorum.   23.02.2016 20:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 145
Toplam yorum
: 946
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 4158
Kayıt tarihi
: 08.06.12
 
 

Anadolu Üniversitesi İktisat  mezunuyum. Emekli muhasebeciyim. Felsefe, İlahiyat, Sosyoloji ve Ps..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster