Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Mart '07

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
329
 

Soytarılık diz boyunu aştı

Türkiye’de her alanda bir kargaşa yaşanıyor mu? Yoksa bana mı öyle geliyor? Her şeyin tersine döndüğünü düşünür oldum. Değer ölçülerini değişmiş buluyorum. Eskiden “kara” diye bilinenler “ak” olup çıkmış. Yakın geçmişe kadar utandığımız özelliklerimiz “erdem” e dönüşmüş. Bize ne oluyor Allah aşkına?.. Bana ne oluyor?

En küçük olay.. Uçakta koltuk arkalarının dik tutulması kuralı var. Bu konuda iki bayan arasında kavga çıkıyor. Şu geldiğimiz yere bakar mısınız? Uçak yolcusu olabilecek ekonomik düzeyde bir bayan. Uçaklarda kendisine iş bulabilecek düzeyde bir bayan..

Aralarında kavga çıkıyor... Ben gazetelerin yazdığına kulak asmıyorum. Bizim gazetelerimiz Fatih Terim’in bile ağzından yalan şeyler yazabildiğine göre manken bozuntularının ağzından her şeyi yazabilirler. Guya, hırçın yolcumuz “Ben güzelim, o çirkin de bu yüzden benimle kavga etti, ” demiş. Olamaz.. Bu doğru olamaz.

Sonra efendim, “Koltuğu düzelt, dedi, ben düzelttim, yine de benimle kavga etti.” Bu da doğru değil. En iyisi biz sadece olayın kendisi üzerinde duralım. Uçakta bir yolcu. Bir de hostes.. Hostes yolcuya “Koltuğunuzun arkalığını kalkık duruma getirir misiniz?” diyor. Bunun hemen arkasından bu iki kişi arasında kavga çıkıyor.

Burada iki ihtimal var.. Ya hostes delidir, ya da yolcu “bir şey” dir. Buradaki “bir şey” sözcüklerinin yerine yakışan sözcükleri sizin koymanızı rica ediyorum, sevgili okurlarım. Gözlerinizi yumun, birkaç saniye düşünün.. Gencecik bir kız yeryüzünde kendisine iş bulamamış. Göklerde uçarak ekmek parası kazanmaya katlanıyor.

Ve bir de başına bu iş geliyor. Her gün dünyada binlerce uçak içinde yüzbinlerce yolcuya, on binlerce kez söylenen bir cümle: “Lütfen masalarınızı kapatınız, koltuklarınızın arkasını dik duruma getiriniz, kemerlernizin bağlı olup olmadığını bir kez daha kontrol ediniz.”

Peki, hostes bunu kendi keyfi için mi istiyor? İki saniye sonra ne olacağı bilinmeyen bir bilinmezlik içinde yüzüyorsun.. Önlem diye bir şeyi işittin mi? Ve yeryüzünde sadece “koltuğunu düzelt” denildiği için hostesle yolcu arasında bir başka yerde kavga çıktığını işittin mi?

Aklıma kötü şeyler geliyor. Cumhurbaşkanlığı köşkü önünde soyunan genç kadın gibi ve daha pek çok benzeri olaylar gibi sakın bu da reklam uğruna olmasın.. Bizde öyle bir grup insan türü var ki, bunlardan her şey beklenir.. Evlenip boşanıyorlar. Basılıyorlar, birbirlerine asılıyorlar. Daha olmadı, atışıyorlar. Birbirlerine sataşıyorlar.

Birinden uzun süre TV lerde söz edilmedi mi? Hemen arkadaşına telefon ediyor.

“Unutuldum ayol, ne yapsam da benden söz etseler, bir akıl ver bana, ne olursun..”

“Dur kız, biraz düşüneyim...”

“Düşün, iyi bir yol düşün..”

“Buldum, bak... Yarın de ki, şu sanatçı bana tecavüz etti, de...”

“İyi de, kim diyeyim..”

“Aptal mısın, kız.. O anda kim aklına gelirse, onu söyle...”

“Aboooo.. Olacak iş mi?”

“İbooo mu dedin? Tamam, işte.. Buldun bile sana tecavüz eden sanatçıyı.”

Abarttığımı düşünmeyin, böyle yürüyor bu işler.

Ben neye acıyorum, biliyor musunuz? Bu soytarılıkları ciddiye alıp, bu konularda yazı yazan, bu konularda yayın yapan kimselere acıyorum. Ülkemin bunca sorunu irdelenecek dururken Zeynep’in kocası, Asena’nın göz yaşları ve hele hele Bülent’in incileri gibi konuların sürekli gündeme getirilmesine yanıyorum.

Ve bu arada elbette kendime de acıyorum. Başımı kaşımaya bile vaktim yok iken bakınız, nelere kafa yoruyorum, nelerle uğraşıyorum. Ama, arkasına sığınabileceğim bir nedenim var: Uçaklarda çalışan insanlar çok kutsal bir görev yürütüyorlar. Onlar tedirgin edilmemeli. Onlarla uğraşılmamalı.

Hiç bir uçak görevlisi tanıdığım yok.

Ben hepsinin saygı değer olduklarına inanıyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 49
Toplam yorum
: 73
Toplam mesaj
: 40
Ort. okunma sayısı
: 731
Kayıt tarihi
: 19.11.06
 
 

Ben uzun zamandır yazıyorum. Türkiye'den epey uzakta oturuyorum. Üç çocuğun babası ve pek çok çocuğu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster