Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ocak '14

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
601
 

Soyunma odaları, Sanatçıların gizli Mabedi.........

Soyunma odaları, Sanatçıların gizli Mabedi.........
 

Dün akşam eski resimleri karıştırıken bir resim elime geçti. Bir konser arası, hangi konser olduğu anımsayamıyorum, sadece giysiden zamanı aşağı yukarı çıkarabiliyorum, kızım Burcu Göker'in soyunma odasında çekilmiş bir resmi bu.

Sanırım yıl 2002 falan, Konser arası diyorum çünkü sanatçının omuzlarında, daha doğrusu kollarında şal var. Demek ki terli ve şal almış. Ama o şal da korumuyor nedense.

Siz sanatçıların soyunma odalarını bilir misiniz? Eğer sanatçı değilseniz veya organizatör, çok yakından görmemişinizdir. Konser arası veya sonrası sanatçıyı tebrik etmek için gitmişinizdir sadece. Aralık kapıdan içerde konser telaşı ile dağınık bırakılmış giysiler, aynanın önündeki tarağı, sehpanın üzerinde sizden önce tebrik edenlerin verdiği çiçekleri, ayna kenarında veya masanın üzerinde duran yarı içilmiş su şişesi, kağıdı açılmış bir çikolata veya kraker de gözünüze çarpanlar arasındadır.

Oysa sanatçılar o odalarda neler yaşar düşünebilir misiniz? Çeşit çeşit sorunma odası vardır konser salonlarında veya Televizyon stüdyolarında. Bakımlı, konforlu soyunma odaları olduğu gibi derme çatma, pis odalar da vardır. Hatta bazı yerlerde soyunma odası bile yoktur da sanatçı tuvalette giyinir.

Elinizde giysi torbalarınız, enstrumanınız bir telaş girersiniz soyunma odasına. Eğer sanatçıya önem veren bir direktörü varsa salonun sizden önce ışıkları yakılmış, ıstılmış, masasının üzerine sizin için iki şişe su, kraker belki de bir paket çikolata, bazen de bir meyve tabağı konmuş bir odaya girebilirsiniz. Ama bazen de ışıkları sizinle yanan, buz gibi soğuk ve fazla temiz olmayan, yeterince havalandırılmamış bir odaya da girebilirsiniz kalbinizde biraz sonra vereceğiniz konserin sonsuz heyacanı ile.

Sizin içinizde o anda ne fırtınalar koptuğunu kimse anlayamaz. Konser nasıl geçecek, seyirci beğenecek mi? Yeterli alkışı alabilecek miyim endişesinin yanısıra bir sürü olabilecek aksiliğin senaryosu da vardır zihninizde. Örneğin tuvaletinizin eteğinin sökülmesi, ayakkabınızın topuğunun merdivenlere takılıp kırılması, saçınızın iyi olmaması, arşenin telinin kopması gibi....

O odada giyinirken, saçınızı tarar, makyajınızı yaparken bir yandan da dua edersiniz, biraz sonra gerçekleşecek konser için. Odadan çıkarken son bir kez dönüp arkanıza bakarsınız ve odayı bir sonraki görüşünüzde mutlu olabilmeyi dilersiniz.

Konser arası olur. Oda gene sizi misafir edecektir. Terli terli  Soyunma odasına koşarsınız, tuvaletinizi değiştirmek, kuruyan boğazınızı biraz su ile ıslatmak, saçınızı, makyajınızı düzeltmek için. Bu arada konserin sonunu bekleyemeden sizi tebrik etmek için kapıda bekleyen sevgili izleyicileriniz vardır. Onları kırmamak istersiniz. Ne konuştuğunuzun farkında olmadan tebrikleri kabul edersiniz. Bir yandan da tebrik edip konser sonunu beklemeden kaçarlarsa, ikinci bölümde izleyicim azalacak galiba diye endişe edersiniz.

Konser biter, alkışlar alkışlar. Nihayyyet soyunma odasındasınızdır. Sizden önce soyunma odasının kapısına biriken dostlarınızın arasından geçip kapıyı kapatıp bir dakika aynada saçınıza, yüzünüze bakıp bir nefes alırsnız.

Sonra kapıyı açarsınız. Tebrikler, tebrikler, tebrikler..... Ne güzel bir duygudur bu. İki saat önce yapayalnız heyecanla beklediğiniz bu odada şu anda sevgi haleleri yükselmektedir. İşte bir sanatçıyı en mutlu eden an bu andır.

Çiçekler, hediyeler, gene tebrikler. Sonunda yavaş yavaş herkes çekilir. Siz odada yalnız kalırsınız gene baştaki gibi. Ama bu sefer yorgun ve mutlusunuzdur. Bu arada organizatör ve salon yönetimi ile halledilecek sorunlar olabilir.

Herşey bitince elbiseleriniz değiştirip, tuvaletlerinizi torbalara tıkarsınız. Gelirken gösterdiğiniz ihtimamın tersine bu sefer onları telaşla tıkıştırırsınız. Nasılsa temizleyiciye gidecekler, buruşmalarında sorun yok diye düşünürsünüz. Bütün eşyalarınızi, enstrumanınızı yüklenip odadan çıkarken son kez dönüp aynanın önündeki yarı içilmiş su şişesini alırsınız yanınıza. Ya yolda susarsam diye,

Bir başka soyunma odası ile tanışana kadar kapıyı kapatıp odaya veda edersiniz. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Oya Hanım, merhaba. İşte yine emek vererek, kendinizden bir şeyler katarak hazırladığınız güzel bir yazı. Yazarlık budur! Sizi kutlarım. Ayrıca sanatçı annesi olmanızdan dolayı sizi tebrik ederim. Ne mutlu size! Gülen yüzünüz hiç solmasın, yüzünüzden tebessüm hiç eksik olmasın. Şen ve esen kalınız. ( Dr. Atanur Yıldız )

Dr Lokman Doğruöz 
 07.01.2014 5:11
Cevap :
Çok teşekkür ederim Sayın Lokman Bey.Sanatçı annesi olmak zevkli, onur verici olduğu kadar zahmetli ve yıpratıcı bir durum. Ama ben memnunum. Zira bu yolu ben seçmedim. Sanata gönül vermiş kızmın peşinedn sürüklendim.Yorumunuz için çok teşekkürler. Sevgi ve saygılarımla  07.01.2014 16:07
 

Güzel bir anı Kızınız Burcu Hanımın yolu açık olsun, başarılarının devamını dilerim.Selam ve sevgiler.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 03.01.2014 20:59
Cevap :
Çok teşekkür ederim Sevgili Nahide Hanım.soyunma odalarının sanatçılar için neler ifade ettiğini anlatmaya çalıştım. Sevgi ve selamlarımla  04.01.2014 11:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 824
Toplam yorum
: 1066
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 1015
Kayıt tarihi
: 26.04.11
 
 

Ben emekli bir iktisatçıyım. 21 yıldır bir sanatçı annesiyim. Küçük kızım klasik müziğe eğilim gö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster