Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Aralık '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
280
 

Soyuyoruz ama…

Soyuyoruz ama…
 

“Soyuyoruz ama utandırmıyoruz”

Nasıl bir kabiliyettir bu anlamış değilim. İnsan hasta olduğunda bile doktora soyunmaktan çekinirken…

Sanırım Türkiye’nin tek değişen kurumu, Adalet Bakanlığı…

İlerici…

Sanatsal…

Ve nüdist… Yani anlayacağınız AKP’li demeye bin şahit lazım…

Herkesi giydirmeye hatta kılık kıyafet devrimine karşı devrim bile yapanlar insanı özellikle de kadını kapattıkça kapatmaya çalışırken, adalet kadınları pedine kadar soyuyor. Üstelik bunları yaparlarken de hiç mi hiç utandırmıyor.

Soyuyor, elliyor, didik didik arıyor mahkûm utansa ne olur en nihayetinde mahkûm insan değil ya ama adal’et bakanlığı utandırmıyor. Büyük başarı… Sonuçta onlar için etten bir canlıyız.

Üstelik burası öyle bir bakanlık ki bütün ceza infaz kurumlarında çalışanları insan psikolojisi, mahkûm psikolojisi, soyundurma-giyindirme, elleme-yoklama gibi uzmanından kişisel eğitimler alarak tüm bu eğitimleri uyguladıkları mahkûmları utandırmamayı borç biliyorlar. Ama burada her şeye rağmen asıl terbiyesiz mahkûmlar oluyor utandıkları için… Üstelik utanma göreceli bir kavramken… Yani kimisi evinde çırılçıplak gezer utanmaz, kimisi röpteşambırıyla gezmeye utanır. Hangi utanma, kime göre utandırmamadan bahsediyor Bakan Bey belli değil.

Öyle bir ceza ve infaz kurumları ki buralar, Ateistinden Müslümanına kadar her türlü görüş ve inanışı benimseyenlere ad’alet diliyle nüdizmi empoze ederek öğretiyorlar… İnsanların ar duygularını rencide ederek… Eee ne de olsa bu da bir nevi infaz yahut ceza içinde ceza artık adını siz koyun…

Bir taraftan din iman deyip kadınları kendi uçkurlarına sahip çıkamadıkları için kapatmaya çalışan iktidar, diğer tarafta ona bağlı nüdist bir bakanlık… Başbakanın gözüyle böyle bir siyasi sanata bakınca, dilimin ucuna “ucube” diyesim geliyor ama hemen içeri sokuyorum dilimi…

Ben aslında adalet bakanının “soyuyoruz ama” dedikten sonra eyvah dedim. Pot kıracak diye kulağım yarım kapalı dinledim. Çünkü ama kelimesi tehlike arz ediyor böyle bir cümlede;

“Soyuyoruz ama …”

11 yılın özeti gibi…

Güzel slogan olur seçim meydanlarında da…  

“Soyuyoruz ama utan(dır)mıyoruz”

Not:1)Utandırmamanın yolu utanmazlıktan geçer.

        2) Utandığım için yazıya fotoğraf koyamadım. Onun için böyle bir resim koydum.

SAHAFÇA bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

SİZE HAK VERİYORUM AMA DÜŞÜNDÜĞÜM ZAMANDA BU İNSANLAR ÖYLE YERLERİNE BİRŞEY SAKLIYOLAR Kİ GÖREVLİLERDE ARAMAK ZORUNDA KALIYOR TABİ BU NEKADAR DOĞRU TARTIŞILIR AMA ELEŞTİRİ YAPARKEN ÇÖZÜMDE ÖNERİRSEK BİZDE AYDINLANMIŞ OLURUZ .SAYGILAR

TUNCAY DURAK 
 03.12.2013 18:15
Cevap :
Değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim.  03.12.2013 21:36
 

"Erkek dişi sorulmaz, muhabbetin dilinde. Hakk'in yarattığı her şey, yerli yerinde. Bizim nazarımızda, kadın erkek farkı yok. Noksanlık da, eksiklik de; senin görüşlerinde." Hacı Bektaş Veli Onlar ki empati yapmaktan kaçınan aciz kişilerdir,çünkü görecekleri manzara kendileri içindir.Bunu asla kaldıramazlar.Adalet mahkemede "uyuyan" bir hâkimin elinde ki zaten adalet uyumaktadır. "sap döner,keser döner,gün gelir hesap döner" bu dünyanın da arafı vardır ki bu ilâhi adalettir. Ancak o insanların psikolojisini kim düzeltebilir? Bu ortaya çıkanlardan ancak bilmediğimiz neler var onu da Allah görüyor yalnızca. Kendilerini kandırabilirler ama Rabbimi asla... Teşekkürler paylaşımınıza

SAHAFÇA 
 03.12.2013 11:44
Cevap :
Çok değerli yorumunuz ve görüşleriniz için teşekkür ederim..  03.12.2013 21:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 255
Toplam yorum
: 66
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 311
Kayıt tarihi
: 26.11.10
 
 

İzmir doğumluyum. Uzun düşünceler, kısa şiirler hayatımın büyük bir bölümünü kaplar. Öyle gökkuşa..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster