Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ağustos '15

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
138
 

Söz konusu "Tayyip düşmanlığı" olunca "terör" bile teferruat mıdır?

Söz konusu "Tayyip düşmanlığı" olunca "terör" bile teferruat mıdır?
 

internetten alınmıştır


Bu sözün aslı malumdur; "Vatan sözkonusu olunca gerisi teferruattır"... Mustafa Kemal'e atfedilen bu söz, kendine Kemalist ve "Atatürkçü" diyen kesimlerce, "Tayyip düşmanlığı söz konusu olunca terör bile teferruattır"a kadar getirilidi.

Evet, artık söz konusu olan vatanın bekası, Türkiye Cumhuriyeti devletinin bölünmez bütünlüğü değildir, söz konusu olan Tayyip Erdoğan'ın düşürülmesidir... Böyle olunca da birlik, bütünlük, vatan, devlet ve hatta kırk yıldır kan döken "terör" bile teferruattır!!!.

Gerek dışardaki emperyalist medya, gerek içerdeki "ulusalcı uzantıları" Tayyip düşmanlığı pompalaya pompalaya bir kısım CHP'lileri HDP'nin kucağına atmakla kalmadı, onlara Atatürk'ün "değerlerini" bile unutturdu.

Tayyip Erdoğan'ın bütün siyasi hayatını riske atarak başlattığı "çözüm süreci" süresince, devleti PKK'ya teslim olmakla suçlayanlar, teröristlere taviz üstüne tavizler verildiğini iddia edenler, bugün bu sürecin PKK tarafından bitirilmesi ve yeniden çatışma ortamına girilmesiyle "terör" tarafında yerlerini aldılar.

Çözüm süreci başlamadan önce her gün 10-15 şehit gelirken, "söz konusu vatansa gerisi teferruat" diyenler, bugün PKK terörünün kalleşçe vurduğu polis ya da asker için ortalığı kaldırıyor... Elbette bir askerimizin, bir polisimizin bile kaybıyına tahammülümüz yoktur... Ancak, ortada bir savaş varsa, şehitler olması da son derece doğaldır.

Üstelik bu "savaşı" bitirmek için, bütün rıskleri tek başına omuzlayan bir Tayyip Erdoğan var... Bunun için devlet, üç yıla yakın sabır taşı kesilmiş... Ne var ki, ipi dışırda olan terör yapılanmaları barış sürecini bitirmek için her şeyi yapmışlardır. HDP'nin CHP desteğiyle Meclis girmesi bile, teröre silah bıraktırmamış, hatta HDP eşbaşkanı, terör gruplarının kendileri için arkalarını dayadıkları güç odakları olduğunu açıkça söylemiştir

Eğer, bir kısım Türklerden "emanet oyları" da alarak TBMM'ye girmiş bir "Kürt" partisi, demokrasi ve insan hakları konusunda her türlü iyileştirmeye rağmen hala arkasını terör örgütüne dayıyorsa, herhalde bunların iyi niyetinden söz edilemez...

Bu durumda "bağımsız bir devlet" ne yapacaktır?... TBMM'nin arkasında TSK varken, HDP'nin arkasında da PKK'nın varlığını kabullenecek midir?... Bu Meclis iki taraflı, iki "ordu"lu bir meclis mi olmuştur?... Eğer öyle olmuşsa zaten pratik olarak iki ayrı "devlet" oluşmuş olmaz mı?

Türkiye gibi, tarihi tecrübesi olan bir devlet bunları kabullenebilir mi?... Elbette hayır!... Mesele ne AK Parti meselesidir ne de Tayyip Erdoğan meselesi... Mesele tam anlamıyla Türkiye Devleti'nin kendi hükümranlığını ve bağımsızlığını sürdürme mücadelesidir.

Bütün emperalist odaklarla birlikte içerdeki "muhalifler" in Tayyip Erdoğan'ın şahsında Türkiye'yi düşürmek istediğini defalarca yazdık... Türkiye, İslam coğrafyasının ayakta kalan tek ülkesi olarak tökezletilmek isteniyor... Bunun devamı, Türkiye'ye de ötekiler gibi diz çöktürmek olacaktır...

Emperyalizm medyası ve içerdeki şürekası aslında Tayyip Erdoğanı, illüzyon madalyası gibi sallayarak belli kesimleri uyutuyor, kendi ülkesine ve kendi istikbaline bile düşman hale getiriyor.

Bu uykunun uyanması çok çetin olacaktır... Bu yüzden bu ülke illüzyona uğramışların insiyatifine bırakılmayacaktır. Çünkü, "uyurgezici"lerin uyanmasını beklemeye tahammülü yok bu milletin... Hepimiz bu gemideyiz zira...

Hükumet ve Cumhurbaşkanı'nın bir nebze düşen oylarını yeniden artırmak için, bariş sürecini bozduğu iddiası ise başka bir "Paralel ihanet"in uluslararası fitnesidir... Eğer, bu iktidar savaşı oya tahvil etmek isteseydi bu "barış süreci"ni başlatmazdı.

Dış destekli PKK terörü, barış sürecini istismar ederek silah bırakma yerine daha fazla güç kazanma derdine düşmüştür... Bunu de en yetkili ağızlarından zaman zaman dillendirmekten çekinmemişlerdir... Ne var ki, Türk Devleti de, böyle bir ihtimale karşı kendi silah gücünü ikmal etmiştir... Elbette devlet teröriste pabuç bırakacak değildir.

Şehitler onar yirmişer gelirken gık demeyenlerin, şimdi bir-iki şehit için sırf iktidarı yıpratmak adına timsah gözyaşları dökmeleri gerçekten iğrenç oluyor. Bu millet şehit vermemiş millet, bu devlet savaş görmemiş devlet değildir. Tarihimizdeki sayısız kahramanlık destanı nasıl yazıldı sanıyorsunuz!..

Ama her zaman söylediğimiz gibi, "kahramanı" çok olan milletlerin "hainleri" de çok oluyor. Bu millet, çok ihanetler de görmüştür tarihi boyunca ama sonunda daima hainler kaybetmiştir.

Bugün kendi Cumhurbaşkanını, kendi Hükumetini devirmek adına devlet ve millet düşmanlarına destek verenler, yarın bunun utancını yaşayacaklar, belki de tövbekar olmak isteyecekler.

Ne var ki, ihanetin tövbesi olmaz... Hem dünyada hem ahirtte hesabı sorulur!

M.Talip Girgin, cdenizkent bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İç siyaset konusundaki yerinde ve güzel değerlendirme yazılarınız için sizi kutlarım. MB sitemizde iyi ki varsınız ! Selam, saygı ve sevgilerimle...

SÜLEYMAN SIRRI 
 05.08.2015 16:52
Cevap :
Çok teşekkür ederim Sayın doğrularım.. Selamlarımla   06.08.2015 11:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1616
Toplam yorum
: 4200
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 778
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster