Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Haziran '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
675
 

Söz nehir, söz zehir...

Söz nehir, söz zehir...
 

Sözüm gırtlağımda kaldı. Söylenmesi gerekli miydi? Kimbilir belki de değildi. Söz zehirdir. Kusmazsan beynine dağılır ve seni zehirler. Zehirlendim.

Söyleyecektim. Söylemek istiyordum. Söylemek ve aklımdaki düğümleri tek tek çözmek... Söyleyemedim. Suyun önü tıkanırsa akar mı? Önüne set çekildiyse...Akar mı? Akamaz ve durduğu yerde berraklığını kaybeder. Kaybediyor zihnimin nehri berraklığını...

Şimdi biraz çekilme zamanı. O dur durak bilmeyen akıntıları kucaklayıp toparlanma zamanı. Sözcük nehrini durgun bir göle dönüştürüp susma zamanı. Zihnin kıvrımlı dağlarında sessiz ölümcül bir göl gibi dursun nehrim. Göl olmaya alıştırsın kendini. Gırtlağımdaki engeli sanki yüzyıllardır ordaymış gibi benimsesin. Denesin en azından. Kendi doğasına aykırı düşsün. Durgun bir göl olsun bunca zamandan sonra...

Biliyorum şimdi berrak ve kesintisiz akan sözcüklerimin geçtiği yerlerde kuru otlar bitecek. Büyük bir sessizlik çökecek. Gece geçecek, gündüz geçecek. Sessizlik hüküm sürecek ovalarımda. Sessiz, yabanıl bir ülkeye dönüşecek ruhum. Alışacağım. Şakıyan kuşlar gibi kahkahalarım susacak bir süre. Gözlerimde güneş doğmayacak. Alacakaranlık gibi yaşayacağım hayatımı. Bu mevsim böyle geçecek. "Hayatın bir kaç mevsiminden biri işte" diyeceğim. "Gelir ve geçer." Sonra "yeniden güneşli günler gelecek" diyeceğim. O güneş gözlerimi alacak, ısıtacak beni. Yine gözlerimden yayılacak dünyaya ışık. Yine akacak sözcüklerimden nehir. Yine kuş şakıyışı ile sarsılacak göğsüm. Ve yine ben, ben olacağım.

Şimdi mevsimlerden susmak mevsimi. Gırtlağımda sözcükler. Gözlerimde ölgün bir sonbahar ışığı. Kendini kendi mağarasına hapsetmiş bir ruh. Ve şimdi susmak zamanı. Susmak ve çekilmek... İçini kemiren bin düşünceyle harman olup barışma zamanı. Şimdi hayatın her halini olduğu gibi kabul edemeyen bu ruha öğretme zamanı. Şimdi bu mevsimde kendini kendi durgun mevsimine hapsetme zamanı. Susmak ve karanlığını kusmak zamanı...

Şimdi yeni parlak bir mevsime hazırlanma zamanı...

RESİM: Giorgio de Chirico

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sadece zehirsiz sözler üretmek var. Ürettiğin tüm sözcükleri gırtlağında biriktirmeden özgürce sarf edebilme rahatlığı var. Sadece özgürce konuşmak mevsiminde yaşamak var. Ama yol uzun ve meşakkatli biraz. Bu yüzden her zaman inanmak, istemek, sabretmek mücadele etmek gerekiyor. Yoksa zehirlenip zehirlenip düzeltmek insanı zamanla çok fazla yıpratıyor. Sevgiler

Haşim Arıkan 
 30.06.2007 16:46
Cevap :
Sevgili Haşim Bey, Bazen söz söylendiği vakit karşıdakini söylenmediği vakit de bizi zehirliyor.Dediğiniz gibi önemli olan sözü tartıp içinden zehrini süzerek sarfetmekte. Söz yara açmak için değil yara sarmak için olduğu vakit güzel ne dersiniz? En içten sevgi ve saygılarımla...  01.07.2007 11:14
 

şu yazı kaç gündür içimi kemiren çelişkilerime nasıl tercuman anlatamam. Kalemine sağlık. Tam da bunları yaşıyorum şu an. Ruhum avaz avaz bağırırken imkansızlıklarım susmam konusunda diretiyor. Belki iyi ediyorum ilk kez çenemi tutarak belki kötü olacak sonu sustuğum için bilmiyorum. dediğin gibi berrak düşüncelerim akar olmadıkça bulanıklaşıyor suskunluğum zehir oluyor kanımda dolaşıyor:( Neyse senin de başını şişirdim. Paylaşmak istedim öpüyorum, Sevgiyle...

Tülay TERZİOĞLU 
 28.06.2007 12:21
Cevap :
Sevgili Emoş, Susmak konusunda insanın iç sesini dinlemesi gerektiğine inanıyorum. Çünkü iç ses her zaman doğru olanı gösteriyor bize. Eğer düşüncelerin bulanık bir suya dönüyorsa susma, söyle ve at o zehri. Bu sadece dostça bir tavsiye. Çünkü zehirlenirse düşüncelerin o zaman iç ses de susuyor Sevgili Emoş. Sevgilerimle  28.06.2007 13:06
 

herşeyin bir zamanı sırası vardır. susmanında, konuşmanında. sıra bozulduğunda suskunluk nasıl ağır gelirse, konuşmak da yaralar, acıtır canını. senin de dediğin gibi vakit geldiyse eğer şimdi yeni parlak bir mevsime hazırlanma zamanı...yüreğine sağlık canım.

beenmaya 
 27.06.2007 9:47
Cevap :
Canım Özlem, Önemli olan noktada bu galiba; nerede susup nerede konuşacağını bilebilmek. Parlak mevsimlerimiz güneşli günlerimiz olsun.En içten sevgilerimle...  27.06.2007 11:34
 

kimseye konuşma, kendine bile/ yorgunsun belli, bir yel'e sarıl/ elele yatarken hüzünle / kimseye anlatma kendine sarıl... bekleyen çok az baharı, ama kıymetli hepsi. herkes gider, azı döner. az olduğu için bahar kadar kıymetli dönenler. sen sus şimdilik, fısıldadığında duyan duyar. sevgimle

nakedtruth 
 27.06.2007 2:23
Cevap :
Ne güzel ve ne kadar doğru; "sen sus şimdilik fısıldadığında duyan duyar." Aslında değerli olan fısıldadığımı duyan değilse kimdir? Çok teşekkür ederim.Sevgilerimle...  27.06.2007 9:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 408
Toplam yorum
: 4068
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1068
Kayıt tarihi
: 17.06.06
 
 

Gazetecilik okudum... Ama gazeteciliği sırf yazabilme serüvenine bir adım daha yaklaşabilmek için ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster