Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Mart '20

 
Kategori
Çocuk Psikolojisi
Okunma Sayısı
48
 

Söz Özdür

YUMUŞAK KONUŞAN OĞLUM                  
         Sevgili oğlum,
 
          Canlılar içinde sadece insanlara konuşma kabiliyeti vermiş Yaratan. Bir de düşünme kabiliyeti. Güzel düşünen ve hareket edenler ile güzel konuşan insanlar bunları yapmayana nazaran hep önde olmuşlar. Neden acaba? Bu mektubumda bunun sırlarını sana anlatmak istedim.
 
          Sevgili oğlum,
 
          Dil şükretmek, ihtiyaçlarımızı söylemek ve insanlara da doğruları anlatmak eğitmek için vardır. Dil ve konuşma kabiliyeti bu amaç için var ise, adil yumuşak olmak zorundadır. O yüzden atalarımız “tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır” demişler. Bu sadece Türk atasözü değil geçen gün bir Amerikan filminde de rastlamıştım. Evrensel bir gerçek yani. Doğrular tüm dünya için geçerlidir.
 
           Sevgili oğlum,
 
           Gençler genelde her şeye sinirlenen ve sert insan olurlar. Ama büyükler tarafından sevilen ve kabul gören gençler genelde yumuşak ve güzel konuşan saygılarını sadece söz ve el öpme ile değil davranış ve yaklaşımları ile gösteren gençler olur. Sen de saygı görmek istiyorsan davranışların ve sözlerin ile umut veren, öğreten ve gönül alan bir dil ile yaklaşım içinde olmalısın.
 
             Sevgili oğlum,
 
              Evrensel gerçekler yumuşak ve tatlı konuşan insanların gerçek lider olduğunu, sert ve asık suratlı insanların liderliklerinin yapay ve gerçekçi olmadığını gösteriyor.  Edebiyatta, sinemada, sporda ve aklına gelen her alanda yumuşak sevgi dolu ve güzel konuşan ve insan dilinden anlayan kendini herkesle eşit gören insanların yönetici ve liderlerin unutulmadığını gösteriyor. Bunları da yüzlerce unutulmayan insanın hayatını incelemiş ve bu konuda eserler ortaya koymuş insan olarak bunları gördüm.
 
             Sevgili oğlum,
 
             Bazen sinirlendiğin ve ani olarak tepki gösterdiğin zaman o kadar sevimsiz ve itici oluyorsun ki, senin adına kaygı duyuyorum. Sertlik ve sert konuşmak sadece sana değil gençlere yakışmıyor. “ Ben insanım” diyen kimseye yakışmıyor. O yüzden bizler tatlı konuşalım. Ben bir insana ya da ortama tatlı ikram ederken “Tatlı yiyelim tatlı konuşalım” diye espri yaparken herkesin yüzlerinde her zaman gülümsemeye şahit olduğumdan bu tutumumu severek her zaman devam ettiririm.
 
            Sevgili oğlum,
 
            Güzel sözün etkili olması için bu sözümüzü kalbimizin de onaylaması ve olur. Söz farklı, kalp farlı ve davranış farklı olursa kim inanır buna? “Benim kalbim pis” diyene rastlamadık ama hayatta, bunu diyenlerin çoğunun nerede ise davranışlarının pis olduğuna çok zaman şahit olduk ve inanmadık tabii sözlerine.
 
            Canım oğlum,
 
             Sözü söyleyeceğiz ama yerinde zamanında ve muhatabımızı kırmadan ukalalık yapmadan ve sadece bizim haklı olduğumuzu da söylemeden “doğrucu davut “ misali doğruları da söyleyerek. Doğruyu kim söylerse kabul ederek. Şu sözü ne kadar severim “ her söylediğin doğru olsun, ama her doğruyu her yerde söyleme” Söz zamanında ve doğrular da yerinde zamanında söylenecek. Hatta sözü kime sert kime yumuşak, ne zaman sert ne zaman yumuşak söyleyeceğini de çok iyi bileceksin ve bunu da her zaman yapacaksın. O yüzden güzel hatiplerin işi zordur.
 
             Canım oğlum,
 
               Güzel konuşmak ve güzel söz söylemek sanattır. Sanatta yeteneğinin yanında güzel konuşmasını öğrenmekle olur. Kimse doğuştan sanatkar doğmadığı gibi insanlarda doğunca konuşmasını bilemiyordu. Önce anneden ve babadan, aileden konuşmayı öğrendiler, sonra okulda Türkçe öğrendiler kimi bunu daha da geliştirerek meslek ve siyaset yaşantısında kullandı ve gelişti. Okumayan, öğrenmeyen, hitabetini geliştiremeyen ve kahvede dedikodu etmeyi hitabet sananlarda gelişen insanların dedikodusu ile zaman öldürdü. Bizden yaşlı olan bir şey üretemeyenler halen kıskanmakla ve bizim yaptıklarımızı önemsiz göstermekle meşguller. Kimse onlara inanmıyor tabii ki. Azimle çalışan çabalayana inanır söylemese de.
 
           Sevgili oğlum,  
 
            Bak yunus Emre  söz hakkında neler demiş:     
 
,
 
Keleci bilen kişinin yüzünü ağ ede bir söz
 
Sözü pişirip diyenin işini sağ ede bir söz
 
 
 
Söz ola kese savaşı söz ola bitire başı
 
Söz ola ağılı aşı bal ile yağ ede bir söz
 
 
 
Kelecilerin pişirgil yaramazını şeşirgil
 
Sözün us ile düşürgil dimegil çağ ede bir söz
 
 
 
Gel ahî ey şehriyâri sözümüzü dinle bâri
 
Hezâr gevher ü dinârı kara taprağ ede bir söz
 
 
 
Kişi bile söz demini demeye sözün kemini
 
Bu cihân cehennemini sekiz uçmağ ede bir söz
 
 
 
Yürü yürü yolun ile gâfil olma bilin ile
 
Key sakın ki dilin ile cânına dağ ede bir söz
 
 
 
Yûnus imdi söz yatından söyle sözü gayetinden
 
Key sakın o şeh katından seni ırağ ede bir söz
 
 
 
Yunus Emre
 
         
 
              Sevgili oğlum,
 
               Güzel söz söylersen yüzün ak olur, pak olur, sözünü iyice inandırıcı hale getirerek yemek pişirir gibi olgunlaştırırsan, işin rast gelir söylediğin söze inanırlar işin hep rast gider, işin gelişir diyor. İyi sözün önemini kötü sözün kötüsünden sakınmamızı söylüyor. Tekkeye ömrü boyunca yakışmaz diye eğri odun götürmeyen Yunus Emre, sözün de en dorusunu güzelini söyleyerek günümüze kadar bizden biri olarak geliyor. Anneler Yunus Emre adını koyuyor çocuklarına ama Yunus Emre’yi anlayan o kadar az insan var ki, Yunus Emre’yi anlamış olsak kimsenin ağzından bir kelime kötü söz çıkmaz zaten. Çıkar mı sence anlamış olsak?
 
           Sevgili oğlum,
 
           Bu da benden olsun sana söz ile bir dörtlük.
 
            “Sözden önce el işler, eser üretir.
 
             Meslek bilmeyen bedbaht insan,
 
             Sadece söz bilir, laf söyler, pinekler,
 
             Boşa geçen zamanda sadece nefes tüketir.”
 
    Seni muhabbetle kucaklıyor, sözünü bilen ve  faydalı sözler söyleyen insan olarak , insanlara faydalı olan bunun da   bilincinde olan çocuklar ve torunlar yetiştirmeni diliyorum.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1099
Toplam yorum
: 347
Toplam mesaj
: 293
Ort. okunma sayısı
: 1551
Kayıt tarihi
: 28.12.07
 
 

1967 Tokat'ın  Pazar ilçesi doğumluyum. İşitme engelliyim. İstanbul Üniversitesi iktisat Fakültes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster