Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ekim '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
382
 

Söz uçtu, yazı ağır yaralı

Söz uçtu, yazı ağır yaralı
 

Gencecikti. Hiçbir zaman hiçbir şeye isyan etmemişti. Sofradan karnı doyasıya kalkmamıştı ama yine de aslan gibi yetişmişti. Ya çocuk yaşta evlendirilmişti, ya da daha bir kızın elini tutmak bir yana, doyasıya gözlerine bile bakmamıştı. Sadıktı. Yaşadığı toprağı anasıyla bir tutmuştu. Hiçbir zaman ne eğitimini, ne de sağlığını umursayan olmamıştı da; O bir kere bile sitem etmemişti. Askere davul zurnayla gitmişti. “Yaşa” dendiği zaman yaşamış, “öl” dendiği zaman ölmüştü.

Gencecikti. Hiçbir zaman hiçbir şeye isyan etmemişti. Organik gıdalarla beslenip, spor salonlarında bedenini geliştirmişti. Diyet yaptığı zamanları saymazsak açlık nedir bilmemişti. Sapasağlam bir vücudu vardı ama kafasında “toz” ve “duman” içindeydi. Her akşam aynı kadınla sevişenlere akıl sır erdirememişti. Artık yetişmiş, askerlik çağı gelmişti. Kapalı yerde kalma fobisi olduğunu söyledi doktorlar. Askere gidememişti.

Gencecikti. Bedeni delik-deşik, tanınmaz haldeydi. Kimseye hiçbir kötülük yapmamıştı. Annesi O’nu gözyaşlarıyla göndermişti. “Döneceğim” dedi öperken annesinin elini. Tutamadı verdiği sözü. Geriye dönememişti. Kendi kadar yoksul biri, O’nu sırtından hançerlemişti.

Gencecikti. Hiçbir zaman hiçbir şeye isyan etmemişti. “Helal” gıdalarla beslenip, ibadetini eksik etmemişti. O kadar zekiydi ki, babasının arkadaşı onu yurtdışlarına okumaya göndermişti. Mazbuttu, genç yaşta evlenip babasına torun vermişti. Babası onunla iftihar etmişti. Artık yetişmiş, askerlik çağı gelmişti. Testislerinden “uf oldu”, babası kahroldu, oğluna “gemicik” aldı. “Yan gelip yatmak” için askere gidememişti.

Tarih 8 Ekim 2007'ydi. Askerlikten terhisinin ikinci yıldönümüydü. Gidişini, dönüşünü, askerlik anılarını anlatacaktı. Televizyonu açtı. Anlatacak hiçbir şeyi kalmamıştı...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu vatanı korumak hep toplumun belli kesiminden insanların omuzlarına yüklendi Gökçe... Ve bazılarının çocukları ise her ne hikmetse nedeni tam da açıklanmayan sebeplerden dolayı askere gitmediler! Yaşamda olmayan eşitlik, ölümde de olmadı, olamadı. Yüreğine sağlık sevgili Gökçe... Bizim yaşadığımız utancı keşke duyması gerekenler de hissetse...

Yeşim Özdemir 
 12.10.2007 11:17
Cevap :
Sevgili Yaşim, aslında senin yazına yorum yazarken ortaya çıktı bu yazı.Yani aslında ben yazmadım da yazı kendini yazdı gibi birşey.Zamansız ve adaletsiz ölümler ülkesinde, yoksul çocuklar kendileri gibi diğer yoksul çocuklara acımasızca ölüm pusuları kuruyor.Ölenlerin ardından hamasi nutuklar çekilip genç bedenler oya dönüştürülüyor.İster Kürt ister Türk olsun seçilmişlerin çocukları ne "ölü ele geçiriliyor" ne de "şehit" oluyor. Kendi çocuklarını pamuklara saranlar ötekilerin çocuklarını zalimce birbirine kırdırtıyor.Ve maalesef iç savaşın galibi olmuyor...  13.10.2007 1:42
 

Yüreğinize sağlık. Sevgiler M.

Kalbin Ritmi 
 10.10.2007 23:45
Cevap :
Teşekkür ederim. Sevgiler...  11.10.2007 10:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 34
Toplam yorum
: 91
Toplam mesaj
: 31
Ort. okunma sayısı
: 1577
Kayıt tarihi
: 18.08.06
 
 

Merhaba, Yazmak kimimiz için kendini ifade etme biçimi, kimimiz için ekmek kapısı, kimimiz içinse öy..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster