Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Eylül '09

 
Kategori
Dilbilim
Okunma Sayısı
582
 

Sözcüklere kıymayın efendiler!

Sözcüklere kıymayın efendiler!
 

Sözcükler, her yerde aynı anlamı vermez...


Sözcükler, toplumun ortak malıdır; birey, bunları dilediği gibi, dil dizgesi içinde kullanabilir.

Birey, konuşmalarında/ yazılarında sözcüklere kendince anlamlar da yükleyebilir. Bu anlamlar, bazen yerinde olmaz, orada sırıtabilir; dil ve anlatım yanlışı dediğimiz yanlışlar ortaya çıkar. Bu bakımdan, "dileği gibi kullanma", sözcükleri hoyratça kullanma değildir.

*****

Sözcük dağarcığı birkaç yolla genişler/ zenginleşir.

Bu yollardan biri de sözcük türetmedir. Ek-kök ilişkisinden yararlanarak yeni sözcükler türetilir.

Kullandığımız sözcükleri kimin bulduğunu her zaman bilme olanağı var mı?

Yok!

Ama ben, “sözcük” sözcüğünü kimin türettiğini/ bulduğunu biliyorum:

Sözcükü 1958 yılında Melih Cevdet Anday bir yazısında kullandı; Anday’la dalga geçildi.

Ama sözcük, bugün hepimizin!

Tepe tepe kullanıyoruz!

****

Ben de severim sözcükleri...

Salah Birsel’in dediği gibi severim:

“Onları ağzıma alır, eritir, onlara takla attırırım; öylesine severim sözcükleri...”

Salah Birsel, sevgisini, sözcüklere hakkını vererek kullandı; sevgisini böyle gösterdi.

Ben de, sözcükleri yerinde kullanmayı, sözcüklerin “birleştirici” yanının/ yanlarının öne çıkarılmasını düşünür, savunurum.

*****

Gel gör ki, kimi sözcükler, “gizli amaçlar” için kullanıldığı için, çoğu kez kitleler kandırılıyor/ uyutuluyor.

Zamanla “aşınama”ya uğrayan sözcük, taşıdığı o güzelim anlamını yitirir; hoş olmayan durumları anlatır olur.

O güzelim “devrim” sözcüğü, yakışmayan ağızlarda, uygun olmayan durumlarda/ olaylarda kullanıla kullanıla aşındı; özünden uzaklaştırıldı.

“Barış” sözcüğü de “aşınma süreci”ne çoktan girdi.

Bir sıcaklık, sevecenlik, aynı ortamı paylaşma anlamı vardır “barış” sözcüğünde.

Gel gör ki, “barış” sözcüğünü bayrak yapanlar, “savaş” çıkaranlar; “savaş” çığlıkları atanlar.

Meydanı bol bulmuş, at oynatıyorlar.

Barış, içi boşaltılmış bir sözcük olarak ağızlarda sakız.

Çiğneyin beyler, çiğneyin!

Siz de biliyorsunuz ki, her çiğnenen, çiğnemenin şiddetine/ süresine göre, zamanla küçülür; özelliğini yitirir.

Çiğnenen ya mideye gider ya da ağızdan sıkan sert bir “puf”lama ile dışarı atılır.

*****

Sözcükler, yakışan ağızlarda/ durumlarda/ olaylarda değerini korur, etkili olur.

Blog'da da görüyorum, sözcükler, kavramlar saldırıya uğruyor; sözcükler, sözcüklerle aşağılanıyor.

Bir toplumun dirilişini, yoktan var edişini simgeleyen nitelemelere "öfke" neden?

"Öfke"yi gemlemesen, sözcükleri "havadan gelen para" gibi bozdur bozdur harcarsan, sözcüksüz kalırsın!

*****

Uluorta kullanılan, içi boşaltılan, ilgisiz “şey”lerle doldurulan sözcükler, kurumuş ağaç misalidir.

Yapraksız!

Cansız!

Çağrıştırdıkları olumsuz!

Odun olacak, yakılacak günü bekleyen!

Sözcükleri “odun”laştırmayın, sözcüklere kıymayın efendiler!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

1* Sözcükler 7 canlıdır, dönemruhtan, zamanın ruhundan beslenirler... Dönem savaş ve kıyım dönemi ise barış-savaş-ölüm-merhamet-kin-acıma sözcükleri canlanır; dönem bencillik ve uyuşukluk ruhuyla besleniyorsa, bu sözcükler kupkuru kalır, loş odalarda umutla beklerler. 2* Örneğin; tarihin tozlu raflarındaki Arapça alfabeyle yazılmış Osmanlı dönemine ait kitaplar birer birer tercüme edilip cemaatler ve onların basındaki sözcüleri tarafından nasıl canlandırılıyorlar, hep birlikte görüyoruz... 3* Çin dili kavramlara dayalı sözcüklerden oluşmayıp, imgelere dayalı olduğu için üniversite mezunu bir Çinli en az 2 bin yıl önceki yazıları okuyup anlayabilmektedir. Bu meyanda, bu yazınızın bağlamına hiç girmeyecek diller de var dünyada. Bir dip not olsun istedim anafikrini desteklediğim ve her yerde savunduğum bu anlamlı yazınıza. Selamla, dostlukla... MS

Mehmet Sağlam 
 24.03.2010 12:41
Cevap :
Mehmet Bey... Katkınız için çok teşekkür ederim. Düştüğünüz "dipnot", tamamlayıcıdır. Saygılar, sevgiler.  24.03.2010 13:08
 

Yaşamı kavrayan, geleceğe umutla ve sevgiyle bakan, insanı çoğaltan, zamanı anlamlaştıran, çağdaşlığı çağrıştıran sözcükleri ben de seviyorum. Bağnaz, aymaz, yoz düşünceler içeren sözcükler bizden uzak olsun. Sevgil Çelik güzel bir yazı. Eline sağlık. Güzel sözcüklerin dizelere, şiirlere yol alsın. Sevgiyle,dostlukla.

OĞUZ TÜMBAŞ 
 24.03.2010 12:36
Cevap :
Sevgili Tümbaş... “Sevme”ne, “bizden uzak olsun”na yürekten katılıyorum. “Güzel sözcükler”, yan yana gelince, öbekleşince, dizelerde anlam kazanınca, yazmanın tadı bir başka oluyor. Sevgilerle.  24.03.2010 18:30
 

.... sözcüklerden oluşan güzelce akan bir nehir yazınız... bir de bölüp duruyorlar kelimeleri çok canım sıkılıyor bir kaç anlam ifade edeceğiz derken okurken ruh filan kalmıyor yazıtlarda...odunların sonu belli illaki yanacaklar...Teşekkürler...Saygılar....

Nil ALAZ 
 23.03.2010 11:39
Cevap :
Teşekkür ederim Nil Hanım. Sözcüklere kıymayalım, sözcüklerinin hakkını vererek kullanalım. Saygılar, selamlar.  23.03.2010 20:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2458
Toplam yorum
: 2826
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2112
Kayıt tarihi
: 10.11.08
 
 

İspir, hem doğum yerim, hem memleketim. Emekli Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeniyim. Dil ve Tarih-..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster