Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ocak '12

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
777
 

Sözde çağdaş “Zamane”

Sözde çağdaş “Zamane”
 

Görsel: İnternet, www.kalemkurusu.net


Unutma, zamane, sabun köpüğü gibi kişilikler gerçek olan bir hayatın çoğunlukla kurbanları, hatta bilinçsiz de olsa düşmanı gibidirler arkadaşım.

 

Savaş olur, deprem olur, haklı isyanlar olur

Üç beş helâ l kuruş uğruna insanlar

Madenlerde, yollarda, inşaatlarda

Ve daha nice nice yerlerde, tarumar olur

Onların canları hâ   sıkılmaz olur.

 

Kirli su, kokan tuz, çürüyen meyve misâ li, 'öz'lerini çoktan çürütmüşlerken, parmakları şıkırdamaya, gövdeleri raks etmeye, eğlenceleri kulakları tırmalamaya devam eder olur.

 

İnsanlık adına yeşeren her türlü umudun,

Berrak suyun, temiz tuzun

Ve taze meyvenin ayırdında olmaksızın

Sanki düşmanı gibidirler  onlar arkadaşım

 

Üzülür göründüklerinde gözyaşları sahtedir, duyguları ise kurmaca, sen aldırma! Mangalda kül bırakmazlar sorgulayıp yargılarken geçmişi... Çünkü kolaydır bu, gazaba uğramak sıfır ihtimal. Ama o an yaşananların hesabını asla ve asla soramazlar!

 

Sahte cesaretleri korkaklığı örtbas etmek içindir

Sürekli kırışır, beslenirler hep güçlülerin artıklarından

Oturdukları yumuşak yerlerden özgürlük, refah ve barış diler

Her vakit demokrasi dilenirler.

 

Karşılarında PC, avuç içlerinde IPod ve IPhone’lar... Onlar ki, avuç içi ekranları rengârenk, sanki birer ışıltılı, mucizevi yapraktırlar. Hışımla içine doldurup her türden bilgiyi sürekli bakınırlar. Ata yadigârı ne varsa ve eskiye dair geleneklerden gayrı... İyi hoş da, her an, her an bu olmaz ki. Eğrisi doğrusu, iyisi kötüsü, günahları sevaplarıyla gerçek bir insan iken ters bir evrimle tümüyle  in-sanal(sı) da olunmaz ki!

 

Bazen de kendi içlerine kaçar

Aşkı sevdayı bol tutarlar

Neymiş falımız çıksın halimiz diye

O kafeden bu kafeye kafelenirler

“Cam” arkası, yarı sanal-yarı gerçek gevşemeler

O da yetmezse gelsin “fitness”lar, “reiki”ler

Bil ki, hiç bir işe doğru düzgün el veremezler. 

Ama sadece gençler değil, çoğu yetişkin de "zamane" 

 

Oysa, haksızlıklar karşısında sustukça dilleri, tutulmayı, sızlamadıkça vicdanları, daha çok kararmayı ve  kızarmadıkça yüzleri, daha çok morarmayı maalesef hak ederler.

 

Unutma, tanı arkadaşım onları

Zamane, sabun köpüğü gibi uçucu kişilikleri

Bil ki, ilk fırsatta döner onlara

Talih de, kader de, ‘Tarih Ana’ da sırtlarını

 

Bir de unutma, çoluk çocuğuna söyle, öğütle; "kişiliğiniz yoksa diğer her şey hikâye"! Her insanın bir öyküsü vardır nihayetinde... Asaf üstadın dediği gibi... Ama asıl olan, her insanın bir şiirinin de olmasıdır, okunası, örnek alınası, insanlığa yol gösterici şiirler gibi…

 İ.Ersin Kabaoğlu,

2 Ocak 2011, Ankara  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ellerinize sağlık çok güzel, sivrisinek ve karınca misali! anlayanı bol olsun dileerim. selamlar

Cemile Torun 
 03.08.2012 16:42
Cevap :
Lezzetler arttıkça açlığı büyüyen, olanakları arttıkça -hepsine birden canhıraş yetişeyim diye- çaresizlik içinde debelenen, yedikçe acıkan, ışıklar arttıkça körleşen insanın yuvarlanmakta olduğu uçurumun dehşetinden duyulan acıdır aslında dimağımdan ak sayfalara aktarılan ... Her şey, bildiğimiz, inandığımız ve bizleri var eden hemen herşey önce şekil değiştiriyor, ardından içeriği boşaltılarak yok ediliyor! Bedeli ise hep beraber ödüyoruz! Budur aslında yüreğime oturan acı, budur değerli yazarım! Umarım anlatan sivrisinekler saz halinde çok olur. Övgü ve yorumunuza içten teşekkürler, dostça selamlar size...   04.08.2012 15:45
 

Dopdolu bir yazı,ne deyim!

Kerim Korkut 
 03.03.2012 17:14
Cevap :
Sağ olun, var olun Kerim Bey... Ben de teşekkürler edeyim, içtenlikle...  03.03.2012 23:19
 

Sevgili Ersan, çok güzel bir şiirdi. Fast food kültüründe yetişe yetişe insanları ve de insanlığı çabuk tüketir olduk. Korumamız gereken birçok değere yabancı bir toplum; büyüğüyle, küçüğüyle

Arzu Elif 
 24.01.2012 14:27
Cevap :
Lezzetler arttıkça açlığı büyüyen, olanakları arttıkça -hepsine birden canhıraş yetişeyim diye- çaresizlik içinde debelenen, yedikçe acıkan, ışıklar arttıkça körleşen insanın yuvarlanmakta olduğu uçurumun dehşetinden duyulan acıdır aslında dimağımdan dizelere aktarılan ... Her şey, bildiğimiz, inandığımız ve bizleri var eden hemen herşey önce şekil değiştiriyor, ardından içeriği boşaltılarak yok ediliyor! Bedeli ise hep beraber ödüyoruz! Budur aslında yüreğime oturan acı, budur değerli yazarım!   24.01.2012 16:16
 

İki şekilde bakıyorum ben bu konuya: Birincisi, bir zamanlar bize de zamane çocukları dendiği ve bize zamane çocukları diyenlere de kendi zamanlarının büyükleri tarafından zamane veletleri dendiği gerçeği. İnsanoğlu bir sonraki kuşağa hep "zamane" demiş. İkincisi ise, günümüz zamane veletlerinin, geçmişteki hiç bir zamana benzemeyecek şekilde yozlaşmış, insan olmak bilincinden uzaklaşmış olmaları durumu. İşte buna gerçekten üzülüyorum :((( Hem de çok üzülüyorum. Tahnit sıvısına yatırılmış kadavralar gibi dolaşıyorlar. İçleri bomboş!... Ne acı, ne acı... Duygu ve düşün paydaşı olmanın getirisidir aynı acılarda buluşmak, diyor ve o keskin kalemine teşekkür ediyorum. Mürekkebi sonsuz olsun dilerim...

Emine Supçin 
 22.01.2012 12:12
Cevap :
Evet, "zamanelik" meselesinin hepimize de bulaşan böylesi bir tarihsel boyutu var tabii ki çok değerli duygu ve düşün paydaşım. Burada sorun daha çok, bu sıfatı çok sevip "ömür boyu taşıyanlar da :) Ve bu durumun da "değişim", "dönüşüm", "zamana uyum sağlama" plaketleriyle ödüllendirilişinde! Zamanımızın "zamane"lerinin mumyamsı var oluşlarının dijital, sanal ve popüler kültür camekanlarıyla kaplı dev'asa piramitlerini gören, algılayan ve yorumlayan zihnine sağlık. Binlerce kez... "Mürekkebimiz ab-u hayattır", tükenmez sanırım, tabii ki yaşadıkça... "Keskin"lik dedin de, ben tekrar şu kelemtraşımı arayayım :)  22.01.2012 12:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 351
Toplam yorum
: 3309
Toplam mesaj
: 251
Ort. okunma sayısı
: 2368
Kayıt tarihi
: 05.10.07
 
 

Samsun/Ladik doğumluyum. Çocukluğum ve ilk gençlik yıllarım babamın görevi gereği ülkemizin Orta ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster