Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Aralık '09

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
490
 

Söze dair - la bruyere - yaşama bilinci

Söze dair - la bruyere - yaşama bilinci
 

• "İnsanlar için yalnız üç olay vardır: Doğmak, yaşamak ve ölmek.
Doğduğunun farkında değildir, ölüm korkusuyla ıstırap çeker ve yaşamayı unutur..."

La Bruyere

Söze dair...

Ne kadar “Az yaşadığımızın” farkında mıyız? Altmış, yetmiş, seksen, hatta belki de doksan yıl... Bizim ömrümüz bir kaplumbağa için çocukluk, en fazlası, gençlik çağı... Kelebekler için ise, en güzel çiçekler arasında geçecek yüzlerce asır...

Doğumu ve ölümüyle zaman harcayan tek canlı vardır: “Düşünmek” gibi, olağanüstü bir lütufla onurlandırılmış, insanoğlu... Yüz bilinmeyenli bir denklem çözercesine, doğumumuzda çizildiğine inandığımız, kaderimizle uğraşırken, bir yandan da, ne zaman, nasıl öleceğimizi programlamaya çalışırız. Amacımız huzurlu ve acısız bir ölüm, yakınlarımızı da bizden sonra güvencede bırakmaktır. Bu nedenle çok çalışır, çok yorulur, ne var ki, çok az yaşarız...

Yaşamanın ne olduğunu hiç düşünür müyüz? Öyle filozofça, ya da bilimsel düşünceden söz etmiyorum. Basit, net, “İki kere iki dört eder.” dercesine yaşamayı başarabilir miyiz? Yaşamdan, “Düşünemeyen Hayvanlar” gibi tat almayı ve sevgi, saygı, barış, dostluk vb. insanca içgüdülerimize güvenmeyi yeniden öğrenebilir miyiz?

Bizim algılarımıza göre, ölüm yok olmak olduğuna göre, ölüm korkusu son derece mantıklıdır, çünkü hiç kimse yok olmak istemez. Ancak bu korkunun dışa yansımasında bir mantık bozukluğu vardır: Ölümü engellemek elimizde olmadığına göre, -eğer yok olmak istemiyorsak- ondan korkmak yerine, öldükten sonra da yaşamamızı, unutulmamamızı sağlayacak bir şeyler bırakmalıyız bu dünyada.

Hiç kuşku duymamamız gereken bir yaşam anahtarı vardır: Ölüm korkusunu alt etmenin tek yolu, yaşamanın tadını çıkarmak ve geride bıraktıklarımızla ölümsüzlüğü yakalamaktır...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bugün bir şey öğrendim. bütün canlıların ömürleri boyunca kalp atış sayısı aynı imiş. Örnek, kuşların kalbi hızlı atar, ömürleri kısa olur. İnsanın da ömrü kalp atışı kadar. Geride bir şeyler bırakmak lazım, evet. Öldükten sonra yaşamak istiyorsak geride bir şey bırakmalıyız. Ben bunun için çaba harcıyorum. Çok değil ama olsun. Sizi bulduğuma çok sevindim. Yazınızda önemli bir noktaya değinmişsiniz. Saygılar sunarım.

Hasbihalci 
 13.01.2010 3:12
 

Sizi cani gönülden kutluyorum. Her şekilde yaşamın tadını çıkarmak, dediğniz gibi ölüme çare yok.Benim bir felsefem var hayata dair geçmişi unutmayacaksın, geleceğe umutla bakacaksın. Sevgiler,Selamlar

SELVİ 
 09.12.2009 10:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 62
Toplam yorum
: 91
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 513
Kayıt tarihi
: 27.11.09
 
 

8 Ekim 1973 İstanbul doğumluyum. Doğum sırasında oksijensiz kalmamı takiben dünyaya gözlerimi Ser..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster