Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

ALİ GALİP AKYILDIRIM

http://blog.milliyet.com.tr/aligalip

15 Nisan '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
142
 

Sözüm Ermeni kinine alet olanlaradır...

Sözüm Ermeni kinine alet olanlaradır...
 

Bu topraklar çok kan gördü, bu topraklarda yaşayanlar çok zulüm gördü. Ama İşgal Kuvvetlerinden, ama dost diye bildiğimiz Ermen vatandaşlarımızdan, ama zalimlerden, teröristlerden ve onların işbirlikçilerinden.


Coğrafyası büyük, havası suyu güzel, her yerinden bereket fışkırdığı kadar, hain ve satılmışta fışkıran güzel memleketimin yürekli vatansever insanları…

Bu topraklar çok kan gördü, bu topraklarda yaşayanlar çok zulüm gördü. Ama İşgal Kuvvetlerinden, ama dost diye bildiğimiz Ermen vatandaşlarımızdan, ama zalimlerden, teröristlerden ve onların işbirlikçilerinden.

Tarih orada duruyor. Okunmak için, incelenmek için, anlaşılmak için. Kimin ne yaptığı o tozlu sayfalarda ibret vesikası gibi durmaktadır.

1915  yılının kan ve barut kokan ortamında kendisine çıkar sağlamak amacıyla, işbirlikçilerin kışkırtmaları ile Osmanlı’yı zayıf yerlerinden vurmak isteyen azınlıklardan olan Ermeniler özelikle Doğu Anadolu da çok can yaktılar. Soykırımdan farksız katliamlar yaptılar, Bunların yaptıkları katliamları dedelerimizden dinleyerek büyüdüm. Daha lise yıllarımda iken, Iğdır’ın Koçkıran Köyüne gezmek amaçlı gittiğimde yakılmış ve yıkılmış cami kalıntısını görünce irkilmiştim. Nedenini sorduğumda yaşlı amca bu camiye Ermeni çeteciler tarafından Müslümanların doldurulduğunu, kapılarının kapatıldığını ve gazyağı dökülerek diri diri yakıldıklarını anlatmıştı. Elbette ki o dönemler de bu şartlar altında kimse kaderine razı olamazdı. Osmanlı hükümeti, daha çok katliam yapılmasın diye 1915’te Ermeni azınlığa tehcir uyguladı.

Tehcir edilen Ermenilerin önemli bir bölümü, isyanları önleme girişimleri sırasında, savaşın zor şartları altında göç yollarındaki hastalık ve soygunlarda ve Osmanlı hükümetince kontrol edilemeyen bazı fanatiklerin saldırıları neticesinde yaşamlarını kaybetmişlerdir. Öte yandan Rus işgali ve Ermeni isyanları nedeniyle 1914-1915 yılları arasında yaklaşık 800 bin Türk de göç etmek zorunda kalmıştır. Bu göç sırasında binlerce Türk de ölmüştür.

1948 yılında kabul edilen Birleşmiş Milletler kararına göre Ermeni Tehciri soykırım olarak Kabul edilmemiştir. 

Tüm bunlara rağmen her yıl 24 Nisan’da bu olay kaşınıp durulmaktadır. Dışarıdaki Ermeni Kopuntuları içimizden ve dışarıdan aldıkları maddi ve manevi desteklerle Türkiye’yi soykırımcı ilan ederek toprak talebi ile birlikte maddi tazminat alma peşindeler.

Yazımın girişinde belirttiğim gibi bu ülkenin her yanından fışkıran bereket ve güzellikleri gibi her tarafından işbirlikçi hainlerde fışkırabilmektedir.

Şimdi bunlara sormak lazım, bu ülkede Ermenileri, işbirlikçilerini mağdur göstermek için göz yaşartan Ermeni hayat hikâyelerini film yaparak kamuoyu oluşturmaya çalıştınız mı? Cevabı evettir.

Bu ülkede Ermeni vatandaşlarımız kanunlar önünde eşit midir, cevabımız evettir. Aksi olamaz. Neden mi? Bakın Ermeni vatandaşımız bu ülkenin Başbakanının danışmanlığını yapabilmekte devlet sırlarına vakıf olabilmektedir.

Bu ülkede Ermeni vatandaşlarımız Millet Vekili seçile biliyor mu? Cevabınız evettir. Aksini söyleyemezsiniz. Bakın partilerin aday listelerine bir hayli fazla Ermeni aday göreceksiniz. Tamamı da meclise girecek yerlerden aday gösterilmişlerdir

Bir de dönüp üçbuçukluk Ermenistan’a bakalım. Ermenistan şimdiye kadar kaç Türk’ü seçimlerin de aday göstermişti. Kaç Türk devlet adamlarının danışmanlığını yapmıştır? Cevabı yoktur bu sorunun, çünkü hiç olmamıştır.

Yanlış anlaşılmasın, ülkemizde özellikle de Atatürk Cumhuriyetin de Ermeni aday gösterilmesine kesinlikle karşı değilim. Onlar bizim vatandaşımız. Hepimiz hep birlikte vatandaşız. Güzel ve doğru olan da, hiç kimsenin etnik kimliği ile anılmaması ve sorgulanmamasıdır.

Benim itirazım, gerçekleri çarptıran Ermeni Kopuntularına ve Türkiye’de ki Ermenicileredir.

Ermenilerin, tarihin tozlu sayfaları arasındaki mezalimlerini görmeyeceksiniz, nefsi müdafaa yapan Türk halkını göreceksiniz, Siz Azerbaycan da, Hocalı’da ve diğer yerlerdeki Ermeni vahşetini görmeyeceksiniz, 1915’e ağıt yakacaksınız.

Siz 1915’te yakılan, yıkılan Türk köylerini ve orada hunharca katledilip toplu mezarlara gömülen binlerce masumu görmeyeceksiniz, el ele verip “sarı gelin “şarkısı ile duygu sömürüsü yapacaksınız.

Şimdi soruyorum,

Peki, bizim katledilen atalarımızın hesabını kim verecek?

Siz siz olun Ermeni Kopuntularına inanmayın. Alet olmayın. Kan davası kimseye bir şey kazandırmaz. Tarih orada duruyor. Alın okuyun…

Yeni bir yazıda buluşmak dileği ile…

 

HARUN ATALAY bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 264
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 332
Kayıt tarihi
: 28.07.14
 
 

1959'da doğdu. Sınıf Öğretmenliği okudu.1979'da Öğretmenlik görevine başladı. Hayatın; okumak, ya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster