Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Aralık '15

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
89
 

Sözüme kulak ver oğul!

Dün gibi aklımda seni kucağıma aldığım ilk gün. Mini minnacık bir bebekti elime verdikleri, düşüreceğim korkusuyla yüreğimi ağzıma getiren. Başının arkasına elime koyarak sol omzuma yasladım seni, tam kalbimin üzerine… Senin için atan kalbimin heyecanını duy istedim belki de sıkı sıkı sararken kollarımla… O an hissettiğim kokunun tarifi yoktu dünyada… Hani derler ya “bütün bebekler cennetten gelir” diye, Cennet kokusuydu teninden yayılıp iliklerime işleyen… Ne kadar da küçücüktün, hiç büyümeyecek gibiydin sanki… Gözlerimiz ilk kez buluştuğunda içim titredi, “işte” dedim “bu benim oğlum”… O minicik bedeninle ne büyük bir mucizeydin sen bebişim…

Dünyanın en güzel melodisiydi ağlama sesin… En küçük bir ızdırabını içimde hisseder, öksürüğünle boğulur, en hafif ateşinde yanardım adeta…

O ilk “baba” deyişin yok mu? Zamanın durduğu hayatımın en güzel, en özel anlarından biriydi ömrümce unutamayacağım. Dünyanın en güzel ve edebi sözleri senin "baba" deyişinden daha güzel olamazdı be kuzum.

Yürüme çabalarını düşündükçe  hala gülümserim; bir yanında annen diğer tarafında ben “ha gayret” diyerek yaptığımız şaklabanlıkları, adımlarını sayarak şecere tutmamızı, artan her adım sayısında attığımız çığlıkları, anlaman için ancak görmen lazımdı oğluşum.

Ah o anlamsız sorularla bizleri çileden çıkarışın, ne kadar bunalsak da o cevap verme çabalarımız, gülüşmelerimiz, seni yumuşacık yatağa fırlatarak boğuşmalarımız tadına doyum olmayan unutulmaz zamanlardı…

Okula  başladığın o ilk gün… Okul kıyafetleriyle seni gördüğüm o ilk an artık büyümeye başladığını anlamıştım… Öyle vakarlı duruşun vardı ki, yanaklarına öpücüğümü kondururken "of baba ya, ben büyüdüm" demen bile hala hafızamda...

Bütün babaların içten içe en büyük hayalidir bir gün evlatlarının onları geçmesi, en güzel mevkilerde en iyi işleri yapmaları… Elbet benimde arzum seni en güzel yerlerde görmek, sen istemem desende… Tüm anne babalar gibi bizim de isteğimizdir; vatana, millete, ailesine ve dahi kendisine hayrı dokunan evlatlar yetiştirmek… Bu uğurda her şeyi gözü kapalı vermeye hazırız biz de evladına düşkün her anne baba gibi… Sizler yeter ki iyi bir insan olarak yer alın hayat sahnesinde…

"Benim yapamadıklarımı yap, hatalarımı tekrarlama, en güzel huylarımı al, kendini geliştir"   tekrarla söylediğimiz nasihatlerimizi çok görme be oğul...

Bazen bizler de hata yaparız, insanız… Ama her hatamız sizlere daha iyi bir gelecek hazırlama yolunda belki biraz ileri gidişimizden kaynaklıdır… Çocuk olduğunuzu unutuveririz bazen, oyuna olan ihtiyacınızı görmezden gelip anlamsız bir yarışın içine iteriz sizi… İyi niyetimizden kuşku duymadan, yargılamadan, sesini yükseltmeden tatlıca hatırlat çocukluğunu… Bu küçük hatırlatmalara, arada çocuklaşmaya bizlerinde ihtiyaç duyduğumuzu bilmende yarar var be kuzum…

Aslında öyle çok bir şey de istemiyorum senden… Zamanında babamın da benden isterken şimdi senin yaptığın gibi serzenişte bulunduğum ancak bu gün "ah babam olsa idi de bana nasihat etseydi” diye iç alemimde hissettiğim pişmanlığı ve duyduğum hüznü sen de yaşama diye tüm çabalamam… Oyun  hakkın evet ama ders çalışmakta sorumluluğun… Dengeyi doğru kur oğlum… Zaman değerli… Bunu yaş aldıkça daha iyi fark edeceksin… Ve göreceksin ki kayıp zamanın telafisi mümkün değil… Bu yüzden diyorum ki; oyuna ayırdığın zaman kadar dersine de zaman ayırmayı unutma, geleceğini oyuna feda etme, güzel ahlakın daha da güzelleşsin, her anlam da örnek bir birey ol canım yavrum…

Velhasıl kelam biz seni her şartlarda, ne olursa olsun her zaman çok severiz; tıpkı senin de bizi sevdiğin gibi… Sevgi, hele ki evlat sevgisi hiçbir şarta bağlanamaz… Ama benim güzel oğlum, bizim seni anlamaya çalıştığımız kadar sen de bizi anlamaya gayret göster, iyi niyetimizden ve sevgimizden asla kuşku duyma… Ve gözümüz arkamızda, aklımız sende göçmemizi istemiyorsan bu dünyadan kolumuz kanadımız üzerindeyken ve hala geleceğini güvene almak için elinden gelen çabayı göstereceğine söz ver bize… Söz ver ki geleceğimiz şenlensin, ruhumuz huzura ersin…

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 194
Toplam yorum
: 60
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 185
Kayıt tarihi
: 12.12.13
 
 

Prof. Dr. Hamdi Temel, 1966 yılında Sorgun'da doğdu, İlk ve orta öğretimini Sorgun'da tamamladı v..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster