Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ocak '12

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
1236
 

Spartacus

Yanlış hatırlamıyorsam geçen sene bayram tatiliydi. Evde herkes uyumuş bende elimde televizyonun kumandası zap yapıyordum. Kanalları seri bir şekilde geçerken, ismindeki harflerin ne manaya geldiğini bilmediğim bir kanalda oynayan bir film dikkatimi çekti. Aslında diziymişte ben ilk başta film sanmışım. Neyse dizide kan gövdeyi götürüyordu. “Bu ne vahşet yahu” derken bir adam ve karısı rolündeki kadın, dikkatimi çekti. Bu oyuncuları bir yerlerden gözüm ısırıyordu ama kim olduklarını başta anlayamamıştım. Diziyi biraz daha dikkatli izleyip, hafızamı da az bi zorlayınca adam ve kadını çıkarabildim.

Adam Mumya filmindeki esas oğlanın kayınbiraderi olan vatandaştı, internetten baktım gerçek adı John Hannah’mış. Kadın ise yatılı okul günlerimde izlediğim ve ben dahil tüm okulun hayranı olduğu Lucy Lowles’ti. Namı diğer Zeyna. 

Okulumuzun öğrencilerinin salt erkeklerden ibaret oluşu ve de yatılı olması münasebeti ile doğal olarak Zeyna, okulda oldukça popüler bir diziydi. Bu dizinin, okulda, Zeynaaa beni de döv, beni de tekmele, gözümün üstüne, üstüne çak diyerek izleyen çılgın fanatikleri de vardı. Ama o günler geride kalmıştı. O Zeyna ile bu Zeyna arasında epey bir fark vardı. Farkları daha iyi gözlemleyebilmek için Zeyna'ya şöyle alıcı gözü ile baktım ve “vay be” dedim kendi kendime. Zeyna’da yaşlanırmış, oynadığı dizide önüne gelen adamı yere indiren, fantastik yaratıkları hizaya sokup, iştima alan kadın bile, zamanın ünlü ünsüz demeden herkese eşit muamele ettiğinin kanıtlarından biri olmuş. Üstelik değişen başka şeylerde vardı, adı Spartacus: Blood and Sand olan bu dizide. Artık  iştima alan Zeyna değildi... 

Tatil bittikten sonra işe başladım. İşyerinde sanki yeni bir icat yapmış gibi heyecanlı bir şekilde arkadaşlara bu diziden bahsettim. “Yeni bir dizi keşfettim, süper, hem de başrollerden birinde Zeyna oynuyor, sizde seyretmeliniz” dediğim bütün arkadaşlar zaten diziyi seyrettiklerini söylediler. “Ya arkadaş madem izliyorsunuz bu zamana kadar beni niye haberdar etmediniz” dediğimde izleyen arkadaşların diziyi seyrettiklerini söylemekten utandıklarını hissettim. Bunun sebebini o an anlamamıştım. Ama acilen öğrenmeliydim. Bunun içinde hemen icraata geçtim.

Baktım ki biz epey bi cahil kalmışız, millet bizden 15 bölüm önde gidiyor, arayı kapamanın yollarını arıyordum ki, imdada medeni cesareti yüksek bir arkadaş girdi. “İnternette falanca sitede bütün bölümler var, orda izle, hem de makaslanmamış şekilde” dedi. Dizinin makaslanmamış bölümlerini internetten izleyince arkadaşların diziyi seyretmelerini söylemekten neden utandıklarını anladım. Valla Roma’yı ahlaksız bilirdim  de bu kadarını tahmin etmemiştim.  

Sonra dizinin izlenen bölümleri artınca dizi ile ilgili yaptığımız sohbetlerde arttı. Bu arada bir şey daha farketmiştim.

Dizi ile ilgili ne zaman bir muhabbet açılsa insanlar, seslerini kısıyor etrafta bayan var mı diye çaktırmadan arkalarına bakıyordu. Bu da bana iyi bir malzeme olmuştu. Olur olmaz yerlerde Spartacus’ün 10. bölümünü izlediniz mi? Doktore niye böyle yaptı? Spartacus kızıl yılanın önünde neden eğildi? Batiatus alem yaparken babasına yakalandığında neler hissetmiş olabilir? Tarzından sorularla arkadaşları zor duruma düşürüp gülüyordum. Sonra  baktım ki bizim utangaç arkadaşlar meğerse birinin bu tarz davranışlar sergilemesini bekliyorlarmış. Açıldıkça açıldılar, dizi ile ilgili düşündüklerini paylaştıkça paylaştılar. Bu dizi ve kahramanları ile ilgili ne espriler çıktı bir bilseniz...

Bir süre sonra dizi ile ilgili yapılacak espriler bitti bu seferde, tartışmalar çıkmaya başladı. Dizinin izlenme nedenleri üzerine tartışmalar.

Aslında herkesin bu diziyi izleme sebebi aşağı yukarı aynı olsa da, öğrendik ki arkadaşların arasında diziyi izleme sebebi sözde farklı olan bazı arkadaşlar varmış. Kimisi filmin kurgusunu beğendiğinden, kimisi müziklerini, kimisi tarihi bir film olmasından dolayı izliyormuş. Ama aralarındaki en ilginç izlenme nedeni, Spartacus’ün devrimciliğine olan hayranlığın sebep olduğu izleme sebebi idi. Çok güldük bu asil gerekçeye. Hadi ya! sırf Spartacus tarihte köleliğe isyan eden ilk insan kabul edildiğinden seyrediyorsun öylemi dedik. Evet dedi. Yine güldük. Güldük ama bu konuda yaptığım yoğun araştırma daha bitmemişti. Bu diziyi seyretme nedenini açıkça söyleyecek birilerini bulana kadar devam ettim. Ve araştırmalar neticesinde asıl izleme nedenini söyleyen 2 cesur yürek bulabildim. Onları kutluyorum. 

Bu komik tartışmalarda ben, filmi çok kaliteli bir senaryosu olduğu için ve insanlık tarihinin en alçak sınıf ayrımcılığı olan köleliğin tüm çıplaklığıyla gözler önüne serildiği bu filmden insanlığın alacağı bazı dersler olduğu gerekçesi ile seyrettiğimi söylüyordum. Tabi ki arkadaşlar inanmıyorlardı. Tıpkı benim onların gerekçelerine inanmayıp güldüğümki gibi. Şimdi bu arkadaşlarıma sesleniyorum.

Bakın arkadaşlar, tamam haklı olabilirsiniz. Viva Bianca (Romalı komutanın muhteşem güzellikteki, kötü kalpli, sarışın hanımı ILITHYIA)’ da filmi izlememin gerekçelerinden biri olabilir ama asıl sebep o değil. Valla ya. Niye inanmıyorsunuz. Tamam Blood and Sand’ın son bölümünde Ilıthyıa’ya bişey olacak, Spartacus onu da kesecek, diye korkmuşluğum oldu, doğrudur. Ama tekrar ediyorum asıl sebep size söylediğimki. Artık ister inanın ister inanmayın. Siz bilirsiniz.

Not: 1 senedir heyecanla yeni sezonu bekliyorduk. Dizinin esas oğlanının vakitsiz ölümü ile verilen ara nihayet bitmiş. Dün öğrendim. Spartacus Vengeance ismiyle 3. sezon başlamış.

Sanatsever, devrimci, arkadaşlara ilanen duyurulur.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 95
Toplam yorum
: 80
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 251
Kayıt tarihi
: 16.09.11
 
 

1980 İstanbul doğumlu. Yalova'da yaşıyor. Yazmaya çalışıyor...  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster