Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Nisan '07

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
4589
 

Spiker de bunu yaparsa !

Spiker de bunu yaparsa !
 

Spiker de Bunu Yaparsa

Geçtiğimiz günlerde haber bültenlerini takip ediyordum. Kanalları değiştirirken, müzik yayınının yanı sıra, haber ve programlara da ağırlık veren bir televizyon kanalının haber bülteni ve bülteni sunan spikeri dikkatimi çekti. Haberlerde zaman zaman bazı yanlışlar dikkatimizi çeker ve tepkimizi göstermeden yapamayız. İşte bu spiker de senelerdir spiker olmasına, bir üniversitede diksiyon dersi vermesine ve diksiyon ile ilgili bir konu açıldığında mangalda kül bırakmamasına rağmen o yapılmaması gereken yanlışı yaptı.

İstanbul Eski Milletvekili ???

Yanlış şuydu: Haber metninde " İstanbul Eski Milletvekili " ifadesi kullanılıyordu. Bu ifade kesinlikle yanlış bir ifade. İstanbul milletvekili bir isim tamlamasıdır. Türkçe dilbilgisi kurallarında da tamlamalar arasına asla sıfat girmez. Bu yüzden doğru ifade " Eski İstanbul milletvekili " olacaktır. Bazılarınız bu ifadenin yanlış olduğunu söyleyebilir. Belki de şöyle diyenler vardır. Eski sanki burada İstanbul'u niteliyor gibi.Yani, Eski İstanbul anlamı çıkıyor diyenleriniz olabilir. Hayır. Eski burada diğer kelimeler bir tamlama oluşturduğu için sadece İstanbul'u değil İstanbul milletvekili tamlamasını vurguluyor. Dolayısıyla doğru ifade " Eski İstanbul Milletvekili "olmalıydı.

Ancak, bu konuda herşeyi bildiğini söyleyen, karşılıklı konuşurken de küçük dağları ben yarattım edasıyla davranan bu haber spikeri, böle bir yanlışa düştü. Tamlama arasına sıfatı koyuverdi. Ortaya da kulak tırmalayıcı ve yanlış bir ifade çıktı: " İstanbul Eski Milletvekili "

Asıl konu, haber spikerliğine yıllarını vermiş bir insanın bu kolay bilgiden yoksun olması. Bunu bilmeyen bir haber spikerine ben haber spikeri demem. Haber spikeri sadece haberleri sunmaz. Haber metninde var olan yanlışları düzeltir; gerektiğinde haber yazar. Haber yazdığını söyleyen böyle birisinin haber spikeri olduğunu düşünmek bile istemiyorum. Ancak bu tip insanlardan çok fazla var. Türkçe'nin dilbilgisi kurallarından bihaber olan, ancak habercilik ve spikerlik deyince mangalda kül bırakmayan insanlar bir de üniversitelerde diksiyon öğretmenliği yapıyor. Bir düşünün bunların verdiği yanlış bilgilerle, yanlış bilgiler ile donatılmış birçok genç yetişecek.

Hanımefendi, Beyefendi Saçmalığı

Haber spikerlerinin yaptığı yanlışlar deyince aklıma gelen diğer bir şey de şu. Halen bir televizyon kanalında yapılan, haber spikerinin muhabire ya da muhabirin haber spikerine hitap etme şekli. Haber spikeri muhabire "X Bey bugün orada yaşananlar neler ? " diye bir soru sorarken " Bey " kelimesini kullanamaz. Bu bir haber bülteni, mahalle kahvesinde konuşmuyorsun. Haber spikeri muhabire ya adı ve soyadıyla hitap edecek ya da sadece adını söyleyecek. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir yayıncılık tarzı ve kuralı yoktur. Bu yayını yapan ve bu saçma sapan hitabı kullanan da televizyon kurallarını bir kenara bırakmış; sadece kendi grubuna hitap eden bir kanaldır. Ancak ne olursa olsun böyle bir yayın yapılmaz.Yayında böyle bir ifade kulanılmaz.

Dâhi mi Dahi mi ?

Yine haber spikerlerinin çok sık yaptığı yanlışlardan biri, iki kelimeyi birbirine karıştırmak. Birbirine karıştırılan kelimelerden biri dahi kelimesi.Dahi kelimesi, ile-bile anlamında kulanılacaksa, iki hece de kısa okunur. Ancak zeki, dehası yüksek bir insandan bahsediyorsak, o zaman da dâhi kelimesi uzun okunmalıdır.

Kâtil ve Katil Zanlısı Ayrımı

Yine haber bültenlerinde, en sık yapılan yanlışlardan biri de katil ve katil zanlısı kelimeleriyle ilgili. Katil kelimesinin okunuşu uzundur. Kâtil, suçu mahkeme kararıyla kesinleşmiş kişi anlamına gelir. Ancak bazı spikerler, suçlu olduğu kesinleşmeyen, gözaltına alınan kişiler için bile kâtil kelimesini kullanıyor. Bu oldukça yanlış. Bunun yerine katil zanlısı kelimesi kullanılmalıdır. Buradaki katil ise kısa okunuşludur. Katil zanlısı demek ise, zanlı olduğu için katlettiği kesinleşmeyen kişidir. Yani, suçu kesinleşenlere katil, suçu kesinleşmeyen, sorgulanmak için gözaltına alınan kişilere de katil zanlısı denilmelidir.

Buradaki en önemli detay ise, katil zanlısı kelimesinin söylenirken, kısa okunması gerektiği.Çünkü katilin kelime kökü katl 'dir. Dilimize yabancı dilden geçen bir sözcük olduğu için, sesli türemesi olmuş ve kelime katl iken, katil olmuştur. Katil zanlısı derken de, katil kısmı kısa okunuşlu olmalıdır.

İlk paragrafta anlattığım gibi bu ve bunun gibi meşhur haber spikerlerinin yaptığı birçok yanlış var. Tabii ki, her haber spikeri yanlış yapıyor demiyorum ama bazıları gerçekten çok kötü. Bunu herkes görüyor. Bu yüzden bence bu insanların kendilerine haber spikeri ya da haberci demeden önce bir Türkçe sözlük ve bir Türkçe dilbilgisi kitabı alıp, yanlışlarını düzeltmesi gerekiyor. Çünkü, herkes haber spikeri olamaz; kolay kolay da haberci olamaz. Bunun için bilgi birikimi, kendini yenilemek, çok okumak ve mütevazı olmak gerekir. Yoksa bugün mangalda kül bırakmayanlar yarın unutulup gider. Saygılarımla.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Eski İstanbul milletvekili demeniz doğru.Belirtisiz ad tamlamalarının arasına sıfat görevli kelime girmez ancak aynı şeyi belirtili ad tamlamaları için söyleyemeyiz.Belirtili ad tamlamalarında araya sözcük girebilir."Çocuğun mavi çiçekli,şık elbisesi " örneğinde olduğu gibi. Başka bir örnek vermek gerekirse "bahçenin uzun zamandır onarılmayan duvarı" .Görüldüğü üzere belirtili ad tamlamalarında araya sözcük girebilir.Ad tamlamalarında tamlayan ile tamlanan arasına sözcük giremez diye bir genelleme yapamayız.Bunu sadece belirtisiz ad tamlamaları için söyleyebiliriz. Ayrıca dilimize olan hassasiyetiniz için sizi tebrik ederim.

onur kan 
 15.01.2008 16:03
 

Daha derin yaptığım araştırmalardan sonra öğrendim ki, bundan 8-10 yıl öncesine kadar, lisede de bana öğretildiği gibi "İstanbul eski milletvekili" ifadesi doğru olarak kabul edilirken, çağdaş dilbilimcilerin müdahalesiyle "Belirtisiz isim tamlamalarının arasına sıfat girmez"miş ve bu tamlamalardan önceki sıfat, tamlamanın tamamını nitelermiş. Yani haklı olan sizsiniz, bense benim dönemimdeki öğretmenlerin kurbanıyım ;) Sevgiler

OynamıYorum 
 25.04.2007 0:17
 

Korktum şimdi sizden:) Milletvekili örneğini hiç düşünmedim bile. Bu tür şeyler artık otomatik bir hal almış beyinde bir şekilde işleniyor sanırım. Dikkatli olmanız bu alandaki hataları görmek ve uyarmak için güzel haber. Kötü olan bu ii yapanların bu bilgilerden yoksun olması. Sevgiler...

Hasan ARSLAN 
 20.04.2007 8:57
 

Bu sebeple lisedeki bir hocamla tartışmaya girmiştim. "İstanbul eski milletvekili" kulağı tırmalayıcı bir ifade olduğu için bana saçma gelmişti. Ertesi gün hocamız derse birkaç dilbilgisi kitabıyla gelerek bana "İstanbul eski milletvekili" ifadesinin doğru olduğunu kanıtladı. Bu yorumu yazmadan önce de emin olmak için arama motorunda "anlatım bozuklukları" diye girerek kontrol ettim. Sanırım bu konuda yanıldığınızı söylemek zorundayım. Mutlu günler

OynamıYorum 
 19.04.2007 20:45
Cevap :
Hayır o öğretmeniniz yanılmış bence. Bunu senelerce böyle öğrendik.endi konularında uzman olanlar da Eski İstanbul Milletvekili ifadesinin doğru olduğunu söylüyor. Yanlış olana doğru diyenler çıkabilir; ancak üzgünüm sizi de yanıltmışlar. Ben bu konuda eğitim almış biri olarak bir kez daha söylüyorum. İsim tamlamaları arasına sıfat girmez. Sıfat tek başına sadece bir isim öbeğini vurgulayabilir. Yani Eski olan İstanbul değil, Eski olan İstanbul milletvekili. Yani doğru kullanım Eski İstanbul Milletvekili'dir. Aksini iddia edenlerin bu işi pek de iyi bildiğini zannetmiyorum.  22.04.2007 1:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 14
Toplam yorum
: 14
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 6843
Kayıt tarihi
: 23.06.06
 
 

Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik bölümünden mezun oldu. Lisans eğitimi sırasında çalı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster