Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Aralık '07

 
Kategori
Savunma Sporları
Okunma Sayısı
1644
 

Sporda başarıyı artırmak

Sporda başarıyı artırmak
 

Spor insanın tüm boyutlarda denge içinde olma halidir. Sağlığa, birlik ve beraberliğe, kardeşliğe, arkadaşlığa ve dostluğa dayanan bir insan topluluğu ekolüdür. Kendine özgü kuralları, dili ve ahlakı ile dinamik bir yapı arz eden spor, günümüzde sosyal hayatın vazgeçilmez unsurlarından biri haline gelmiştir.

Spor; toplumun göz ardı edemeyeceği kesintiye uğratamayacağı ve vazgeçemeyeceği evrensel ve bütünleştirici bir aktivitedir. Spor tek başına çok büyük bir endüstri oluşturmakta, çok sayıda tüketicisi olan ticari bir ürün olarak da kabul edilmektedir. İzleyicileri, TV, gazete ve dergilerde okuyucu sayılarının fazlalığı nedeniyle bir çok ürünün tanıtımı için de spor alanları tercih edilmektedir.

Spor Gençlere ulaşabilmenin en kolay ve en etkili yoludur. Aynı zamanda gençlere enerjilerini doğru şekilde kullanma olanağı sunarken, kurallara uymayı, birlik, dayanışma, işbirliği ve paylaşma ilkelerini yerleştirerek bireyin topluma uyumunu sağlamaktadır. Bu yolla gençler, bir yandan başarı için sabır, özveri ve disiplin içinde çalışmanın gerekliliğini öğrenir. Bireyler üzerinde yaptığı olumlu katkıların yanında bir ülkenin sosyal ve kültürel yapısının uluslararası alanda tanıtılabileceği bir propaganda ve reklam aracıdır. Ülkelerin birbirleriyle yakınlaşmalarında bir araç olduğu gibi, tüm insanların kaynaşmalarında ve dünyada kalıcı barışın sağlanmasında da önemli rol oynamaktadır.

Anayasamızın 58. maddesinde; “Devlet, istiklâl ve Cumhuriyetimizin emanet edildiği gençlerin müsbet ilmin ışığında, Atatürk ilke ve inkılâpları doğrultusunda ve Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü ortadan kaldırmayı amaç edinen görüşlere karşı yetişme ve gelişmelerini sağlayıcı tedbirleri alır. Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır.” ve 59. maddesinde; Devlet, her yaştaki Türk vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirleri alır, sporun kitlelere yayılmasını teşvik eder. Devlet başarılı sporcuyu korur.” hükümleri ile sporun kitlelere yayılmasının teşvik edilmesi görevi Devlete verilmiştir. Devletimiz adına bu görevi ifa eden kuruluş ise Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü merkez, taşra teşkilatı olan 81 Gençlik ve Spor İl Müdürlükleri ile Özerk Spor Federasyonları’dır.

Bu nedenle Genel Müdürlük bütçesinden eğitim - öğretim kurumları ile spor kulüplerine ayni ve nakdi yardım yapılmaktadır. Mevcut spor kulüplerinin faaliyetlerini sürdürebilmelerine katkıda bulunmak amacıyla 2007 mali yılı bütçesinden 1.583.000.-YTL maddi yardım ve spor malzemesi yardımı yapılmıştır. Ancak bunların yerini bulup bulmadığı düşündürücüdür. Sporun gelişmesi için birçok hizmet verilmeye çalışılmakta buna bağlı olarak ta Sosyal güvencesi bulunmayan amatör sporcuların tedavi giderlerinin karşılanabilmesine yönelik olarak Başbakan Yardımcılığı ve Spordan Sorumluğu Devlet Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı arasında 15.06.2004 tarihinde bir protokol imzalanmıştır. Bu protokol ile herhangi bir sosyal güvenlik kurumunun sağlık yardımından faydalanmayan amatör sporcuların her türlü sağlık giderlerinin karşılanabilmesi imkanı doğmuştur. Peki kulüpler bu konuda sporcuları aydınlatıyor mu ve onlara sağlık karnesi çıkartılması yolunda herhangi bir çaba içine giriyor mu? Çünkü sağlık kurumuna gidip lisansını göstererek benim sağlık güvencem yok diyemezsiniz. 25 yaşından küçük sporcuların anne, baba ve kendisine ait bağ-kur, ssk ve emekli sandığında kaydının olmadığına dair belge almaları ve vukuatlı nüfus cüzdanı çıkartarak gençlik ve spor il müdürlüğünden sağlık karnesi almaları gerekir diye düşünüyorum.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu gereğince Merkezi Yönetim Bütçesi kapsamında Özel Bütçe olan Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’ne, 2008 yılı hizmet ve faaliyetleri için 405.275.000.-YTL. ödenek öngörülmektedir. Peki gelen bu ödenekler kulüplere nasıl dağıtılıyor veya dağıtılıyor mu? Alınan malzemeler dağıtılıyor mu?

Sürekli hatırladığımız bir hakikati yeniden vurgulamak istiyorum. Unutulmamalıdır ki insana yapılan yatırım en verimli yatırımdır. Bu anlamda spor, sosyal yapı içerisinde vazgeçilmezdir ve sporcu korunmalı ve teşvik edilmelidir. Son günlerde bazı istismarcı kişilerin kulüpler bünyesinde kendilerine yer edindiklerini hiçbir vasıfları bulunmadığı halde spor camiası içinde yıpratıcı faaliyetler yaptıkları bilinmektedir. Bunların kendi fikir ve ideolojilerini gençlere empoze ederek eğitimden soğuttukları ve kendi içlerinde bir hegomanya kurdukları bilinmektedir. Bununla birlikte lisansız antrenör çalıştıran birçok kulüp bulunmaktadır. Spor insan sağlığı için yapılıyorsa, lisanslı veya lisanssız eğitmenlik yapan kişilerin ruhsal durumları, bilgi ve birikimleri, spor geçmişleri, eğitimlerini araştırmak gerekmez mi? Antrenör veya antrenör yardımcılığı yapan kaç antrenör için Gençlik ve Spor İl Müdürlüklerinden il temsilcilerinden görüş alınmıştır. Kaç tanesinden sabıka kaydı ve heyet raporu istenmiştir. Bunların hiçbiri uygulanmamaktadır. Önüne gelen eğitmen olmuş kendi çapında bir krallık kurmuştur. Artık Krallık devri bitmiştir.

Bu nedenle kulüp başkanları ve il temsilcilerine çok büyük görevler düşmektedir. Yapılan tüm yatırım ve çabaların heba edilmesi daha büyük başarılara imza atılabilmesi için lisanssız sporcu ve antrenör çalıştırılmamasına özen göstermeli ileride doğacak hukuki müeyyidelere muhatap kalmamaları için olayın takipçisi olacak olanlar kulüp başkanları ve il temsilcileridir.

Saygılar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 16
Ort. okunma sayısı
: 7805
Kayıt tarihi
: 17.11.06
 
 

1968 Konya doğumluyum. Evli 2 çocuk babasıyım. Taekwondo ile uğraşmaktayım...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster