Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Temmuz '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1665
 

Srebrenista/Bosna

Srebrenista/Bosna
 

Yakın tarihimizin en karanlık sayfalarından biri olan Bosna Savaşında (1992-1995) Uluslar arası Kızılhaç Örgütü verilerine göre Bosna Hersek’te 312.000 kişi hayatını kaybetti. Bu kayıpların 200.000 kadarı Boşnak halkına ait olup bu halk dünyanın gözü önünde sistematik bir soykırıma tabi tutulmuştu.

1993 yılında Srebrenista’nın etrafındaki çember gittikçe daraltılmasına rağmen gerekli önlemleri almayan BM ve NATO’nun tavrından güç alan Sırplar bu soykırımı dünyanın gözünün önünde ve herkesin gözünün içine bakarak yaptı.

Hem de 2.Dünya Savaşından bu yana, tarihin en büyük toplu katliamını yaparak.

Bu acı tablonun yanında, belki de en kötüsü;bu vahşete uzun süre sessiz kalan dünyaydı.

Katliamın acımasız varlığında, sessiz bir dünya…

Ve silahların gölgesinde, kahpe kurşunlar arasında,

Her türlü işkenceye maruz kalan çaresiz, masum insanlar,

Çocuk yaşta katledilen minik canlar,

Göz pınarları kuruyan analar….

Bu vahşette;ne çiçekler açabildi, ne ocaklar tüttü.

Ne de, çocuklar sokaklarda koşup oynayabildi.

Her metrekaresinde ölümün kol gezdiği bu coğrafyada,

En kötüsü,

Çığlıklar duyulmadı..

Sanki kör, sanki sağır olmuştu dünya…

Oysa kan ağlıyordu Bosna, Srebrenista…

Aradan yıllar geçti.

Her gün yeni bir toplu mezar çıktı, acılar yeniden yaşandı.

Katliamın, vahşetin her anı kare kare dünyaya gösterildi.

Ama ne çare….

Tüm insani değerlerin dışında, vahşetin, katliamın, acımasızlığın, gözü dönmüşlüğün, nefretin en uç noktalara vardığı bu tarifsiz acılar unutulabilir mi…

Batının duyarsızlığı affedilebilir mi…
Srebrenista, tarihte yaşanan en acı öykülerden biri.
İşte bunun için asla unutulmaması, unutturulmaması, nesilden nesile aktarılması gereken bir öykü.
Ki, biz unutsak bile;

Yaşanan bu vahşetin çığlıkları;

Bosna’nın ormanlarında, dağında, taşında, toprağında yankılanacak.

Kan olup, akan nehirlerde hatırlanacak.

Belki yüzyıllar boyunca, belki sonsuza dek…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sanıyorum bu kinin kökeni 1453'e kadar gidiyor. Kentler kenti İstanbul'u Fatih'in almasını bir türlü hazmedemediler. Nasıl olur da bir avuç barbar bu kadar ileri gidebilirdi? Bu necüret! Zaten Avrupa'nın göbeğinde bu sakil müslümanların işi neydi? Olan binlerce masum Boşnak'a oldu. Selamlar...

vakayinüvis 
 11.07.2008 19:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 94
Toplam yorum
: 42
Toplam mesaj
: 27
Ort. okunma sayısı
: 822
Kayıt tarihi
: 23.07.06
 
 

1962 İnegöl/Bursa doğumlu ve İşletme Fak. mezunuyum. Özel bir kursta kurum müdürü olarak görev yapma..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster