Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Mayıs '12

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
563
 

Stand-Alone Kompleksi

Stand-Alone Kompleksi
 

Google imaj


Bu terim, ‘Daima Yalnız Kal Karmaşası / Takıntısı’ olarak anlaşılabilir.

Bildim bilelidir, yapayalnızım. Türkiye’nin on binde bir dahileri arasında bir dahi olarak da öyleydim.

Ben buna ‘asal yalnızlık’ diyorum.

‘Stand-Alone Kompleksi’ son zamanlarda popüler kültür ürünü olan çizgifilmlerde ve çizgiromanlarda dilegetirilen bir durum.

‘Batman-Superman’de var, ‘Wolverine Mutant-Android’de var, ‘Hulk Gezegeni’nde var.

Asıl ‘Ghost in the Shell’in dizi filminde var.

(Ayrıca, Rusya yapımı normal film ‘Novaya Zemlya’da da var.)

Bu işin tarihi de var:

‘Fahrenheit 451’de herkes bir kitabı okur ve uygarlığın dışına çıkar (eksodus) / kaçar (survival). Taa öykünün sonunda diğerleriyle buluşana dek, hepsi ‘stand-alone kompleksi’ni kullanır, çünkü sağ kalmalarının tek yolu budur.

Bu durum, toplama kampı psikolojisinin, kendisi için önemlilik açısından ilk 7 sırada kendisinin almasına benzer ama ondan farklı bir durumdur, daha doğrusu onun epeyi daha ötesidir ama bu fark nicel değil, niteldir.

Neden böyledir?:

Çünkü uygarlık çökmektedir. Uygar-barbar ayrımı muğlaklaşmıştır. Dost ateşi feci yaygındır. Sağ kalabilen çok azdır.

50 senedir acı çektiğim bir huyumda, bu denli haz ve keyif alacağımı söyleselerdi, inanmazdım. Çünkü son yıllarda beni neyin sağ bıraktığını anlamaya çabalıyorum ve şimdiye dek feci olumsuz görünen bu huyumun olumlu sonuçları ilk sırada çıktı.

Yalnız kalmak çok zordur:

Çünkü toplum izin vermez.

Çünkü toplumsallığın kölelik olduğunu, anarşistler bile ayırsayamadılar.

Çünkü yalnızlıktan herkes korkar.

Çünkü yalnızlığı kolay kolay kimse beceremez.

Çünkü yalnızlık, birey olmanın ötesidir, kendi-değil’dir (non-self).

Çünkü yalnızlık beyin emeği yoğun bir teknoloji ister ve o da pek nadiren bulunur.

Çünkü bunun için şans gerekir ama toplam şanslar yasası buna pek izin vermez.

İşte tüm bu nedenlerden dolayıdır ki:

Negasyon, hala felsefe tarihinin en önemli düşünce silahıdır. (Aslında silah olmayan bir silahtır.)

Sonuçta kıssadan hisse:

Siz siz olun, yalnız kalın. Yoksa, beyniniz öldü gitti demektir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli Reha Ülkü, yaşamda başarılı olmanın bir ölçüsü olsaydı bu herhalde, "kişinin öncelikle kendi yaşamını başarması" olurdu. Sosyal bir varlık olan insan, çölde bir ağaç misali yaşayacağı gibi bir ormanda, diğerleri ile birarada sinerji de meydana getirebilecektir. Nihayetinde bu bir tercihtir. Ve bilindiği gibi tercihler insanları özgür kılabilmektedir. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 15.05.2012 14:46
Cevap :
Tarihte tuhaf bir birey-toplum çelişkisi var: Tüm bilimi, sanatı, düşünü yalnızca milyonda bir kişi yapıyor ama geri kalanı kültürü taşıyor ve dahiler zamansal olarak çok seyrek çıkıyor. O nedenle Aristo, aradan geçen binyılda tuhaf biçimlerde yorumlanabiliyor. Zihin nakli bile bu sorunu çözmeyecek. Yani başka bir deyişle: Sağ kal, düşünce üret ve toplu bilisizliğe şırıngıla.  15.05.2012 18:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2216
Toplam yorum
: 1121
Toplam mesaj
: 127
Ort. okunma sayısı
: 499
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

Serbest yazarım. 1960 doğumluyum. BÜ İşletme mezunuyum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster