Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Kasım '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
4503
 

Statüko ve statükoculuk

Statüko ve statükoculuk
 

Statüko nedir?


Statüko nedir? Statüko kural haline getirilmiş geleneklere bağlı, bir yaklaşımda olan yürürlükteki maddeleri sonuna kadar benimsemiş, kemikleşmiş bir yapı taşı durumundaki oluşumlarda zaman içinde yan etkileri olan ve her türlü platformda kalın çizgileri bulunan bir olgudur. Alternatif teamüllere kapalı radikal ve çizgisini muhafaza eden kurallar zinciri.

Statüko durumlara göre başlı başına olumlu ya da olumsuz düşünce ve duruşlarda ortaya çıkarabilir mesela 1980 anayasasının, 12 eylül 2010 tarihindeki referandumla rütuşlanması da bazi statükoların ortadan kaldırılmasına yönelik bir uygulamadır. O zaman yeni yapılan rütuşlar belli bir kesimin stotükosu değil midir? Bunlar her alanda tartışılacak ve zaman içinde birçok örneklerle karşımıza çıkacaktır.

Bugün her kanatta statükocular mevcuttur. 1924 anayasasının değişmez kuralları olan değişmesi tartışılması bile yasak olan 3 maddenin dahi bugün kenarından köşesinden bazı çevreler tarafından çekiştirildiğine tanık olmaktayız. Bir ülkenin olmazsa olmazları ile kesin çizgileri çekilmiş maddeleri asla statüko değildir. Siyasette ise statüko daha kuralcı olmamakla beraber her kanatta tutuculuğu ve kendine has bakış açıları ve yönetmelikleri olan yani statükoları olan partiler mevcuttur. Partilerin duruşlarını sadece tüzüklerinden anlamak zordur. Esas tüzük olmakla beraber parti içi yönetmelikler davranış ve disipline yön vermektedir. Statüko vardır ve olacaktır. Siyasette statüko bir suçlanma biçimi halinde telaffuz edilmektedir. Başka bir açıdan bakıldığında ise statükocu olmak öz benliği ile düşünce ve duruşu ile oynak olmayan bir yapıya sahip kurallara uyan gelenekçi bununla beraber yenileşmeye aslında kapalı da olmayan sağlam kişiliklerin oluşturduğu en önemli temel taşlarıdır.

Zaman içinde değişime gerek duyulan durumlarda ise uyum sağlamak isteyen kesimlerce ‘’statükonun kırılması’’ sözü telaffuz edilir. Statükocu denilerek karşıdaki insanlar suçlanır oysa o kurumun, o sendikanın, bir partinin veya bir derneğin geçmişten bugüne oturmuş, benimsenmiş asla dayatılmamış zaman içinde olgunlaşarak belli bir noktaya gelmiş kuralları vardır. Bütün bunların birden bire değişime uğratılması doğal olarak tepkilere neden olabilmektedir. Statükoculuk bugün bir çok nedenle töhmet altında bırakılmak istenmekte ve halkın kafasında suçlu imajı verilmek istenmektedir.Darbecilikle bağdaştırılır, tutuculukla, kimi zaman çağdaşlık kimi zaman aksi bağnazlıkla bağdaştırılabilir. Statükoculuk başka bir açıdan iplerin elden bırakılmadığı, ilgili oluşumun kontrol edilebilirliğinin devam etmesinin sağlandığı yeri geldiğinde olmazsa olmaz bir kavramdır. Statükoculuk olumlu ya da olumsuz tarafları ile mevcuttur. Zaman içinde olgunlaşır yeni statükoların yaratılması ise çok uzun zamanlar alır ki birçok bünye bunu kaldıramaz ve kusar..Bütün bunları göz önüne alarak tarafların, bilhassa aynı düşüncedeki insanların birbirlerine anlayışla yaklaşmaları ve ortak noktalar bulmada herhangi bir platformda iyileştirmelere katkıda bulunmaları gerekmektedir. Statüko tek bir kişiye mal edilemez, insanlar birlikte ve zaman içinde beklenti ihtiyaçları doğrultusunda zaten statüko içinde var olurlar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 181
Toplam yorum
: 180
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 1030
Kayıt tarihi
: 07.03.08
 
 

1957 Eskişehir doğumlu, Esk.A.Ü İşletme, İşbankası emeklisi, İstanbul Büyükçekmece de yaşayan, ST..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster