Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Eylül '07

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
484
 

Steve Austin ve Vinnie Jones birarada (The Condemned)

Steve Austin ve Vinnie Jones birarada (The Condemned)
 

Dün gece, tv sandalyeme kurulmuş televizyonda kanaldan kanala dolaşırken, tanıdık bir programla karşılaştım. Kısa adıyla BBG uzun adıyla Biri Bizi Gözetliyor. Hatırlıyorum da bir sürü insanı televizyon ekranlarının karşısına diken bir programdı. Bu tür programları, 2002 yılında My Little Eye (ölüm bizi gözetliyor) adlı sinema filmiyle beyaz perdeye taşıyan yönetmen Marc Evans, “İnsanların özel yaşamını kurban ederek şöhrete ve paraya ulaşmak hiç bu kadar kolay olmamıştı. Filmi yaparken ‘küçük ekran röntgenciliği’ ismini verebileceğim bu olguyu daha karanlık ve rahatsızlık verici bir ortama taşıdık. Böyle bir fenomen tüm dünyada çok yaygın hale geldiyse kendimizden başka hiç kimseyi suçlamamalıyız. Sadece televizyonlarımızı açıp onları izlemekle bile hepimizin suç ortağı konumuna geldiğimizi aklımızdan çıkartmayalım” demişti.

"Ölüm Bizi Gözetliyor" Biri Bizi Gözetliyor gibi yarışma programlarının yarattığı tartışma ortamını farklı bir boyuta taşıyan bir sinema yapıtıydı. Gazetede gördükleri bir ilana başvurup, yapılan seçmeyi geçen, birbirini hiç tanımayan beş Amerikalı genç kendilerini, altı ay boyunca, gözden uzak bir ormanda, her köşesi kameralarla gözetlenebilecek şekilde inşa edilmiş ıssız bir evde kalacakları bir yarışmanın içinde bulacaklardı. Birlikte girdikleri evden yine birlikte çıkmayı başarırlarsa, 1 milyon dolarlık ödülü paylaşacaklardı; aralarından tek bir kişinin bile evden ayrılması durumunda, yarışma sona erecek ve hiçbiri ödül alamayacaktı.


Şimdilerde ise bu format yepyeni bir yüzle sinemalarda…

Bir televizyon yapımcısı dünyanın çeşitli ülkelerinin hapishanelerinde bulunan ömür boyu hapse mahkum edilmiş yada idam edilmek üzere olan 10 tane azılı mahkumu" bir adaya toplayıp, "Sizlerden 9'u ölecek 1 kişi hayatta kalacak ve özgür olacak, hayatını yeniden yaşama şansı olacak" diyerek, aralarında cereyan edecek kanlı canlı çekişmeyi çağın önü alınamayan gerçeği internet üzerinden belli bir ücret karşılığında insanlara reality show olarak izletmek düşüncesinde.

Filmi izlerken aklıma, bu düşünce gerçek olsa acaba yayınlanacak bu reality show’u izleyen insanlar olacak mıdır? sorusu takıldı... Zamanın ve hayatın , yaşayış tarzlarının çok degişkenlik gösterdiği günümüzde olmaz diyemedim...

Film izlenesi bir film ve her sinema severe şiddetle tavsiye edebilirim. Aksiyon macera severlere özenle hazırlanmış, insanı heyecanlandıran , yerinden hop oturup hop kaldıran eğlenceli bir yapım...

Hayattaki mükemmel anlar, mutlaka yakalansın ve yaşansın...

The Condemned (2007)
Konusu:
Orta Amerika'da bir hapishanede ölümü bekleyen Jack Conrad, yasadışı bir reality şovda dövüştürülmek üzere zengin bir yapımcıya satılır.Terk edilmiş bir adaya getirilen Conrad çok geçmeden kapana kısıldığını, dünyanın dört bir yanından getirilen dokuz mahkumla ölümüne dövüşeceğini çğrenir. Kaçmanın mümkün olmadığını bu adada milyonlar şiddeti online olarak sansürsüz bir şekilde izleyecektir. Conrad tüm gücünü kullanmalı ve sona kalan adam olmalıdır. Bu onun özgürlüğe giden yolu olacak.


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 55
Toplam yorum
: 86
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 3286
Kayıt tarihi
: 14.05.07
 
 

'Hayat nefes alınan anlardan ibaret değildir. Hayat nefesin kesildiği anlardan ibarettir.' Haya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster