Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Haziran '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1152
 

STK ve örgütlenme kültürü

STK ve örgütlenme kültürü
 

Bir örgütte lider, kültürel birikimi, temsil yeteneği ve konuya hakimiyeti ile örnek olmalıdır.


Misyon, vizyon ve aksiyon meselesi..

Toplumun, tabandan gelen isteklerini duyuran en önemli örgütlenme yapıları Sivil Toplum Kuruluşları (STK) dır. Bu tür örgütlenmelerin temelinde toplumsal bir eksikliğin giderilmesi vardır. STK’lar, bu eksikliği gidermek, kamusal yada kamu tarafından yapılmayan bazı işleri yerine getirmek için kurulurlar. Spor klüpleri, dernekler, odalar, vakıflar ve kooperatifler benzer amaçları olan bireyleri birlikte hareket etmeye yönlendiren kuruluşlardır.

Bir STK’nın en önemli görevi kuruluş amacına hizmet etmektir. Bu amaç, ilan edilen ve herkesçe bilinen ilkeler çevresinde şekillenir. Böylece o ilkeleri benimseyen bireyler üye yada destekçi olarak o STK’nın küçük topluluğuna katılırlar.

Üye ya da destekçi olmanın sayısal anlamının dışında anlamları da vardır. Birey, bir program dahilinde oluşturulan etkinliklere imkanları nispetinde katılır. Böylece o STK, kamuoyu önünde kendisini gösterir. Sivil toplum kuruluşlarının en önemli güç göstergelerinden biri üye sayılarıdır. Ama üye sayısının büyüklüğü bazen o kadar da önemli değildir. Mesela TÜSİAD. Sadece birkaç yüz üyesi olduğu halde çok güçlü bir STK dur. Ve bu gücünü üyelerinin bireysel güçlerini örgüt lehine kullanmalarından alır. Burada gücü oluşturan olgu, sermayedir!

Böylesine güçlü üyeleri olmasa bile, özel, önemli misyonları olan bireyleri bir araya getiren STK’ları da olabilmektedir. Bunlardan biri; TBD (Türkiye Bilişim Derneği) dir. Bu dernek, bilişim işi ile ilgili bireyleri bilişim tarihinin ilk yıllarından buyana bir araya getiren önemli, çok önemli bir kuruluştur. Gücünü yine üyelerinin gücünden alır. Bu sefer gücü oluşturan olgu, bilgidir!

Ülkemizde örgütlenme felsefesi çok eski tarihlere dayanmakla birlikte günümüz sosyal hayatında örgüt kelimesine fazlası ile ‘siyasi’ bir anlam yüklenmektedir. Bu bilinçaltı kanaatin de etkisi ile en insani amaçlar için bile ‘örgütlenme’ konusuna toplumun büyük bir çoğunluğu çekingen kalmaktadır.

Ne yazık ki meyhane açmak için ‘ruhsat’ derdi ile kurulan derneklerin ve ticari işletme derdi ile kurulan spor klüplerinin istatistik verileri yükseltmesi bile ülkemizde örgütlenme felsefesinin oturmasına yeterli gelmemektedir.

Kuruluş mantığı ‘amaca hizmet’ olması gerekirken, ‘uyanık vatandaşa hizmet’ şeklinde kurgulanan birçok STK var. Vitrine koyulmuş sözde amaç, ‘sözde’ kalmaya mahkum. Bunun yanında kuruluş amacına varıyla yokuyla koşan, toplumu bilgilendiren, eylemleri ile örnek olan zamanla hizmetleri kamusallaşmış STK’lar da var.

Ülkemizde kurulması en kolay sivil toplum kuruluşu; dernektir. Yeterli sayıda bireyin bir araya gelmesi ile yasal başvuruları yapıp kolayca kurulabilir. Ama iş, onu kurup ‘kurum’ olarak ortaya çıkmakla bitmiyor. Aksine; asıl iş, o an daha yeni başlıyor! Yapılması gereken en önemli iş, derneğin ‘amaç’ olarak ortaya koyduğu ilkeleri -daha kurmadan- belirlemek. Ortaya koyulan yapılanmayı taşıyabilecek kültüre, bilgi birikimine ve temsil yeteneğine sahip birey yada bireylerin liderliği önemli özelliği olmalıdır. Lider sorunu çözüme kavuşturulduğunda; misyon, vizyon ve aksiyon önceden, tüm aşamaları ile ortaya koyulmuş olmalıdır. Misyon, amacı; vizyon, o amaca giderken izlenecek yolu; aksiyon, o yolda nasıl ilerleneceğinin cevaplarını içeren kapsamlı bir plandır.

Bu tür bir yapılanma, uzun soluklu, stratejileri önceden planlanmış, hedefleri belirlenmiş, zamanlama ve etkinlikleri sebep-sonuç ilişkileri ile bilinen, profesyonel bir çalışmanın sonucunda mutlaka başarılı olur.

Her organizasyonda iki temel gereklilik vardır. Bu ikili, örgütlenmenin de temel gereklilikleridir. Bunlardan biri liderlik ikincisi bilgidir. Bu ikilinin yanına maddi imkanları katacak olan başka bir görüşe göre de: Gereklilikler üç tanedir. Ve bunların başında da para gelir. İşte aynı -çarpık- kafa(!), ortaya koyduğu sac ayağında diğer iki gereklilik için ise şöyle düşünür: “Parayı getiren; liderdir ve lider her şeyi bilir.” Buna kısaca: ‘ağanın eli öpülür’ politikası da diyebilirsiniz...

Oluşan sözde STK’nın destekçileri de öpücük yarışına giren şakşakçı kalabalıklarından meydana gelir. Bu STK, tıpkı motora benzer! Oluşumun ömrü liderin finansal gücüne bağlıdır. Ve çanaktaki ‘yağ’ bitince; destekçiler gider, STK biter!

Sonuçta doğru yapılandırılmış bir STK; misyon, vizyon ve aksiyon olarak ilkelerini, potansiyel destekçilere anlatmak zorundadır. Bunları anlatacak bilgi birikimine sahip üyeler ve temsilciler o STK’nın kamuoyu önündeki saygınlığı açısından ilk günden son ana kadar önemlidir.

Başarı için, ‘lider’ ve ‘bilgi’ gereklidir. Ama sadece lider de yeterlidir. Eğer doğru lider seçilmişse bilgi zaten yanınızdadır.

Başarı, sürekli dışa doğru saran sarmal bir girdaptır, büyür.
Hep sevgi ile kalın.

Murat SEVGİ
msevgi@mental.com.tr

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 370
Toplam yorum
: 214
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 1082
Kayıt tarihi
: 10.07.08
 
 

1969 doğumlu. Tasarımcı, endüstriyel otomasyon sistemleri için yazılım geliştiriyor. Yüksek öğren..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster