Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Haziran '20

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
28
 

Stockdale Paradoksu

STOCKDALE PARADOKSU

            Bu sabah uyandım ve pencereyi açıp dışarı baktım. Kafamdan yine aynı soru geçti. Bu tecrit hali olmasaydı bu gün ne yapıyor olacaktım? En çokta güneşli havalarda derin bir iç çekmesi yaşatıyor bu soru bana.

            “Birlikte kahve içip uzun uzun sohbet etmeyi özledim” dedim yakın arkadaşıma. “Ben de özledim” dedi. Bir arada olmak ne büyük zenginlikmiş. Gece ve gündüz birbirine karışmış durumda. Daha doğrusu gece ve gündüz yok, akıp giden bir zaman var sadece. Bir mahkumun kalan günlerini tamamlaması gibi bir şey bu. İşin kötüsü geriye kaç günümüz kaldı onu da bilmiyoruz.

            Televizyon ekranlarından sürekli yayınlanan vefat sayılarını izliyoruz. Her biri bir sayı olarak görünen bu insanlar artık yok. Biz de o rakamlara dahil olacak mıyız? Belli değil. Dağınık köy evleri gibi kafamın içi. “İyiki kitaplar var.” diyorum sehbanın üzerindeki kitabı elime alırken.

            Stockdale Paradoksunu okudum dün gece. Vietnam savaşında esir düşen Amerikan askerleri Hanoi hapishanesine getirilir. Amiral Stockdale hayal gücünün sınırlarını zorlayan işkencelerin uygulandığı bu hapishanede tam 7 buçuk yıl kalır. Stockdale yalnız değildir, kendisi gibi Amerikan askeri olan yüzlerce esirle beraberdir. Amiral Stockdale aynı zamanda hapishanede bulunan en yüksek rütbeli subaydır.

            Sonunu bilmeden ve umudunu kaybetmeden hayatta kalan Stockdale sonunda işkence yuvasından sağ kurtulabilmiştir. Amiral döndüğünde ona en çok “ Hayatta kalmayı nasıl başardın?” sorusunu sorarlar.

            Stockdale’nin cevabı; “ Hiçbir zaman inancımı kaybetmedim. Esaretten kurtulacağıma dair hiçbir şüphe beslemediğim gibi, hürriyetime kavuştuktan sonra esaretim esnasında kazandığım deneyimimi hayatımın geriye kalan bölümünde güçlendirici bir unsur olarak kullanacağımı düşündüm ve hayal ettim”

 Bu cevabın ardından gelen ikinci soru “Peki kimler başaramıyordu?

Amiralin cevabı şu, “ Çok kolay, iyimser olanlar. Her şeyin iyi olacağını düşünenler, çünkü onlar, Noele kadar buradan kurtuluruz, noel gelip geçiyor ama onlar kalıyordu. Bu sefer Paskalya’da kurtuluruz diyorlardı, Paskalya gelip geçiyor yine orada kalıyorlardı. Ardından Şükran gününü bekliyorlardı, sonra tekrar Noel, sonunda hayal kırıklığı içinde ölüp gidiyorlardı”

Stockdale “Bu çok önemli bir derstir, sonunda başaracağına dair inancını asla kaybetmemelisin. Kaybedersen ayakta kalamazsın. Ama bir yandan da o an içinde bulunduğun durumun ortaya koyduğu acı gerçekler neyse, onlarla yüzyüze gelmek için gereken disipline de sahip olacaksın” diyor.

Stockdale Paradoksunu oluşturan zıt ama iç içe geçmiş temel prensip şudur ; şartlar ne olursa olsun asla pes edip, yenildim deme. Bir gün kazanacağına olan inancın, umudun asla azalmasın. Ancak o anda da ne yapman gerekiyorsa onu, hatta en iyisini yap.

            Sevgilerimle…                                                          

Mesiha İrehan

                                                           

Matilla, Emine Yücel bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 15
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 64
Kayıt tarihi
: 01.07.18
 
 

Sosyoloji eğitimi aldı.. Uğur Mumcu Vakfında Yaratıcı Yazarlık Eğitimi aldı.Sanatım Dergisi ve Kı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster