Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Haziran '07

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
773
 

Stres, saç ve fırın sütlaç

Stres, saç ve fırın sütlaç
 

Aldım elime makası. Saçlarımı orasından burasından gönlümce kestim. Uzunlu kısalı tellerden oluşan oldukça özgün modelde bir saçım var artık. Sonra kestiğim saçları harman yapıp, iş arkadaşımın masasına güzelce yerleştirdim. Yerime oturup görünce ne yapacak diye izlemeye koyuldum. Elinde bir dosya, her zamanki gibi acele adımlarla tak tak tak sesler çıkararak masasına yaklaştı ve bir çığlık attı. Sanki kara böcekler sarmıştı masasını. Gülmekten göbeğim çatladı. Oysa yan masadaki arkadaş, gayet sakin ‘Tam psikopat ya...’ deyip okuduğu magazin haberlerine yeniden gömüldü.

Stresin verdiği sıkıntı, hiç de adetim olmayan bir şekilde oflayıp puflamama neden oluyor, bu atalet havası beni daha da boğuyordu. Bilindiği gibi, belli eşiğe kadar stres öğrenmeyi artırabiliyorsa da o noktayı aşarsa öğrenmeyi çok azaltıyor; şu an için bende sıfırlanmış durumda. Hiçbir şeye konsantre olamıyorum, hatta en ufak girişimde bile bulunamayacak kadar kendimi tükenmiş hissediyorum. Bedenimi baştan aşağı geren, zaten azalmış olan enerjimi sömüren bir canavar gibi.

Aynı odada çalışan bir tutam insanız. Kimimiz hiçbir şey yapmamaktan sıkılmış, benim de içinde bulunduğum daha azınlıktaki grup da o kadar koşuturmaya rağmen yapacak işlerin bir türlü bitmemesinden. Öyle ya da böyle bıkkın, sıkıntılı insanlar...

Yürekleri daralan, daraldıkça ağızlarına bir şeyler tıkan insanlar... Acıkmadan, istemeden; zaman geçsin diye, belki de hayat bitsin diye. Oysa ki ben bu önümde duran fırın sütlacı, üstündeki yanık tabakaya rağmen, kendisinden hiç hoşlanmasam da ağzıma tıkarken aynı anda iki-üç kolum daha olsa da şu şu işlerimi halletsem diye planlar yapacağım. Önüme gelen gelmeyen, işle ilgili-ilgiiz her işe bulaşacağım. Taa ki posam çıkıncaya kadar. Bir şey yapmamaktan sıkılanlar ise, tüm bir ömür işler önlerine bile gelse benim gibilerin önüne atıp, ‘Üf, hiç iş yok’ diye sıkıntıyla gerinecek, hayata kendilerine lanetler edecekler.

Yürekleri daralan, daraldıkça ağızlarına bir şeyler tıkan insanlar... Sanki ağızlarından dökülecek gerçeklerden korkarmış gibi. Ağzını doldur, gözlerini bağla ve kulaklarını tıka. Hayat ne kadar boş, değil mi?

Blog Resim: Nathan Florence

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Aynı şekilde bende bir gün saçlarımı kesmiştim. insan her makasla saçından bir tutam koparışında sanki hayatındaki sorunlarından uzaklaşıyor hafifliyor gibi bir hisse kapılıyor. Bende bitirilemeyen işleri olan bir bankacı olarak sizi anlayabiliyorum. Hayat boş mu gerçekten ? Bende bugünlerde kendime bu soruyu sık sık sorar oldum ? Sevgiler ...

Sibel ÖNAL 
 16.06.2007 21:58
Cevap :
Merhabalar Sibel. Yeni işiniz hayırlı olsun, sanırım birkaç ay oldu (İş Yaşamı-Kariyer ile ilgili yazılarınıza istinaden söylüyorum). Bana da bazen boşmuş da, doldurmak için kendimizi paralıyormuşuz gibi geliyor. Doğmak, büyümek, üremek ve ölmekten ibaretken yaşam, farklı anlamlar yükleme çabaları çok çaresizce geliyor. Bazen de çok doluymuş da yakalayamıyormuşum, hızına yetişemiyormuşum gibi... Sevgiyle  18.06.2007 16:19
 

Yazınızı "insanalrı şaşırtıp sonra da merakla seyretme" bölümünde kendimi bularak keyifle okudum. Sanırım pek çok bankacı sizinle aynı durumda. Keşke mümkün olsa da işinizi değiştirebilseniz:) Mutlukalın:)

madamex 
 12.06.2007 17:19
Cevap :
:) Keşke diyelim o zaman... Size de mutluluklar.  13.06.2007 9:48
 

Hayat bana şu günlerde o kadar boğucu geliyor ki, kesinlikle bir tatile ihtiyacım var. Neyse ki az kaldı. Yaz Sendromu bu galiba

Nazan Köseoğlu 
 12.06.2007 15:34
Cevap :
Eveeet, Tatiiiiil!!! :)  12.06.2007 15:38
 

Hayat ne kadar hoş ve siz o kadar işinizin arasında bile yaşamdan zevk alıyorsunuz aslında. Ben de o arkadaşınızın yüz ifadesini görmek isterdim :) Fırın sütlaça gelince ben de sevmem ama farklı tatlar farklı zamanlarda iyi gelebiliyor. Saygı ve sevgiler.

drgayemm 
 12.06.2007 15:32
Cevap :
Merhabalar Sevgili Drgayemm, beni tanıyorsunuz, ne diyeyim? Yüz ifadesi çok komikti. Kendisi de çok güldü; ama her toplantıya falan gidişinde makastan uzak durma sözü alıyor benden:)) Sevgi, saygı bizden.  12.06.2007 15:35
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 132
Toplam yorum
: 409
Toplam mesaj
: 82
Ort. okunma sayısı
: 3039
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Odtü mezunu; edebiyat ve sinema düşkünü biriyim. AFSAD’ta fotoğraf, Sinematek’te film yapımı üzer..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster