Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Eylül '09

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
1328
 

Stres ve Başaçıkma Yolları

Stres ve Başaçıkma Yolları
 

Stres sözlük manası olarak, organizmanın fiziksel ve ruhsal sınırlarının tehdit edilmesi veya zorlanmasıyla ortaya çıkan bir durum olarak ifade edilmektedir. Bu tanımda özellikle dikkat çeken bir, iki nokta var. Örneğin, stres tanımlanırken insan denmemiş organizma kelimesi kullanılmıştır. Burada organizma denmesinin en önemli sebebi canlı bütün varlıkların stres yaşamasıyla ilişkilidir. Hayvanlar, bitkiler hatta su bile stres yaşar. Yapılan bilimsel deneylerde suya belli bir desibel ses verildiğinde suyun kimyasının bozulduğu ve su olma özelliğini yitirdiği gözlenmiştir. Buna suyun stresi deniyor. Özelliklerine sahiplerine bağlı köpek, at gibi hayvanların sahipleri öldüğünde günlerce aç, susuz, inleyerek yaşarlar.

Tanımda fiziksel ve ruhsal boyut bir arada ifade edilmiştir. Buradan da anlayabileceğimiz gibi sadece ruhsal bir zorlanma değil fizikselde olabilir. Bu açıdan bakıldığında stres çok geniş bir kavram.

Tarihsel anlamda da yine geçmişi ilk insana kadar dayanmaktadır. Her çağda stres insanları etkilemiştir. Günümüze gelindiğinde stresin devam ettiğini hatta etkisini arttırdığını görmekteyiz. Strese sebep olan faktörlerde artmaktadır.

Stresten bahsederken öncelikle stresin insana etkisi, stresin belirtileri, nedenleri ve stresin etkilerini azaltma yolları üzerinde duracağız.

Stresten etkilenme şu şekildedir:

-Stresörler Zorlanma - Çabaya ve savunmaya yönelik tepkiler - Dengelinim veya Stres

Burada ifade edilen Stresörler organizmada strese sebep olan nedenleri ifade etmektedir. Bu stresörler neler olabilir? Çok uzun bir liste çıkabilir karşımıza. Ancak bazı sebepleri şöyle sıralayabiliriz:

* İletişimsizlik,

*Önemli değişiklikler (taşınmak, boşanmak vb.),
* Doğum-ölüm (aileye katılma veya ayrılma),
* Karar verme,
* Çok fazla sorumluluk, yetersiz yetki,
* Yıkılan kariyer, zihnimizdeki resimle olanlar arasında uyuşmazlık,
* Aniden işlerin değişmesi veya vardiye çalışımı (beden ritmi),

* Gürültü,
* Zamanı boşa geçiren şeyler,
* İş ilişkilerinde doyumsuzluk,
* Başarmak isteği,
* Teknolojiye bağımlılık,
* Engellenme,
* İki amaç arasında çatışma,
* Bir amaca ulaşmada baskı altında kalma,

* Bunaltıcı, zorlayıcı yaşantılar,
* Kaza geçirme,
* İşte rekabet, kötü çalışma koşulları, yönetici ile yaşanan sorunlar,
* İşsizlik,
* Trafik,
* İş yerinde gergin ortam,
* Tehdit olarak algılanan tüm etkiler.

Nasıl etkiliyor bizi stresörler?

Organizma bu stresörlere maruz kaldığında zorlanmaya başlar. Zorlanma, devamında mücadeleyi getirecektir. Mücadele esnasında vücut tepki verir. Yani alarma geçer. Bu durum stres yaşantısının sonuna kadar devam etmeyebilir. Örneğin, sınava giren bir gencin ilk on-on beş dakika stresin etkisiyle vücudu alarm durumunda olup sonra alışmayla beraber alarm durumu ortadan kalkabilir. Vücut alarm durumundayken şu tepkileri verir:

Otonom sinir sistemi harekete geçer,
Salgı bezlerini uyararak kana bol miktarda adrenalin ve buna bağlı olarak ortaya çıkan diğer biyokimyasal maddeleri pompalar.
Salgıların etkisi altında vücut alarm durumuna geçer.


Stresi meydana getiren olay devam ederse organizma ikinci döneme geçer. Yani vücut normal çalışma temposuna geri döner. Ancak stres devam ettiği için vücuda etkisi devam eder ancak görünür değildir.

Üçüncü aşamada ise artık tükenme başlar. Vücut tükenir ve hastalıklar ortaya çıkmaya başlar. Çünkü stres bağışıklık sistemi dâhil birçok organında çalışma ritmini bozmuştur. Stresin etkisiyle, Anksiyete (bunaltı, kaygı bozukluğu), algılama bozukluğu, Depresyon, Kalp hastalıkları, Uyku bozuklukları, Aşırı yemek yeme veya iştahsızlık, Kas ağrıları (en sık omuz, sırt, kol ve bacak), Diş gıcırdatma ve buna bağlı çene ve diş problemleri, Ülser, Karın ağrısı, ishal, kabızlık, Baş ağrısı, Kanser, Cinsel sorunlar, Enfeksiyon hastalıkları (stres bağışıklık sistemini zayıflattığı için vücudun direncini azaltıyor) gibi rahatsızlıklar ortaya çıkar.

Özellikle kalp krizlerinin oluşumunda stresin önemli bir yer tuttuğu doktorlar tarafından ifade ediliyor. Spor alanında görülen son dönemde artış yaşanan kalp krizi vakalarında bir faktör olarak yine stres ifade edilmektedir.

Stres altında olan insanlarda şu belirtiler görülür: Bel, omuz ve boyun kaslarında gerginlik, Düzensiz uyku, Yüksek tansiyon, Sık çekilen baş ağrıları, hazımsızlık ve midede asit birikimi, Rahatlayıp- gevşeyememe, Konsantre olmakta, düşünmekte ve hatırlamakta güçlük çekme, Huzursuzluk ve öfkelenme ile birlikte saplantılı davranışlar gösterme (örneğin sigara içenler daha çok sigara içer, haftada 70 saat çalışan 80 saat çalışır vb.), İşe, aileye karşı duyulan ilgisizlik, Özgüven yitimi, kendini sevmeme, Ülser, şeker hastalığı ve astım, Fiziksel ya da zihinsel çöküntü.

Stresimizle baş etmeye çalışarak sağlığımızı korumaya çalışmak elimizde. Öncelikle anlık stres verici olaylarda gevşeme çalışması yapmak faydalı olacaktır. Derin derin nefes çalışması yaparak rahatlamaya çalışabiliriz. Olay anında bulunduğumuz pozisyonu değiştirmek gerekir. Oturuyorsak ayağa kalkalım, ayaktaysak oturalım. Bir bardak su içilebilir. Elimizi yüzümüzü yıkayabiliriz. Olay mahallinden kısa süreli olarak ayrılabiliriz. Daha fazla sinirlenmenin hem bize hem karşı tarafa zarar verebileceğini unutmamak gerek.

Zihnimizde bir trafik ışığı oluşturarak ağzımız gelen her şeyi söylemeyi engelleyebiliriz. Önce kırmızı ışık, dur ve düşün, bunu söylersen ne olur, ne söylemem lazım. Daha sonra sarı ışık, nasıl söyleyeceğine hazırlan ve yeşil ışık söyle.

Bireysel olarak stresle başaçıkma yöntemimizi kendimiz belirlemeliyiz. Çünkü bir davranış, bir kişi rahatlatırken diğer bir kişiyi daha da olumsuz etkileyebilir. Örneğin, bir baba çocuklarıyla oynayarak stresiyle başaçıkarken diğer bir baba için çocuklarıyla oynamak ona daha çok stres verebilir. Bu örnek bize stresteki bilişsel algılamanın önemini vurgulamaktadır. Yani genelde birçok olay “nötr”dür. O olaya kızabilir, gülebilir veya korkabilirsiniz. Tepkinizi belirleyen sizin o olaya karşı zihninizde oluşmuş olan bilişsel şablondur. Bir kişi köpekten korkar, diğeri köpekleri sever.

O halde, olaylara karşı bakış açımız stresle baş etme konusunda önemli bir yöntemdir. Bilişsel şemalarımızı olaylara uygun şekilde biçimlendirmeye çalışmak önemlidir.

Düzenli spor yine stresle başaçıkmada önemlidir. Spor yapmak için sağlığı yerinde olan kişi düzenli olarak spor yaparak sağlığını koruyabilir. Burada iki nokta çok önemli. Birincisi düzenli spordan kasıt haftada en az iki kez yapılması, ikincisi ise bu spor faaliyetinin aşırı yorucu olmaması gerekiyor. Toplumumuzda, haftada bir halı sahada maç etme alışkanlığı yaygındır. Bu alışkanlık aslında kişileri olumsuz yönde etkilemektedir. Çünkü birden yüksek bir tempoyla oynanır, maç esnasında bireyler daha çok sinirlenir.

Yanlış bir anlayışta insanların bağırıp çağırarak stres atmaya çalışmaktır. Hafta sonu bir maça giderek tribünde bağırarak stres atılmaz daha çok stres yüklenilir.

Düzenli ve sağlıklı beslenme de insanların stresleriyle başaçıkmada önemlidir. Fast food türü ve orantısız yemek sağlığı ve stresi olumsuz yönde etkilemektedir.

Son olarak stresin insan hayatında yer aldığını ve önemli olanın başaçıkma çabalarımızın olduğunu unutmamalıyız.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 59
Toplam yorum
: 80
Toplam mesaj
: 21
Ort. okunma sayısı
: 2044
Kayıt tarihi
: 07.11.07
 
 

Psikolojik Danışmanım, iki tane dünya tatlısı çocuğum var. Fanatik Beşiktaşlıyım... Psikolojiye doğu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster