Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Eylül '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
137
 

Şu AB konusu

Aslına bakarsanız şu AB konusunun ülkemizde çok doğru olarak anlaşıldığını söyleyemiyorum… 

Anlaşılamıyor! 

Çünkü başta yöneticilerimiz olmak üzere birçok kesim, ülkenin geleceğini ne yazık ki AB’ye girmekte görmektedirler. 

Baktığımızda da çok sayıda sivil toplum örgütümüz AB’nin verdiği hibeleri almak için projeler yapmakta… 

Hatta bu iş giderek o boyuta kadar gelmektedir ki illerimizin alt ve üst yapı başta olmak üzere birçok çalışması bile neredeyse AB tarafından sağlanmaktadır. 

Ve ne yazık ki ülkemizin yerel ve genel birçok yöneticisi de bu hibelerden alabilmek için AB kapılarını aşındırmaktadırlar... 

İşin doğrusu insan ister istemez merak ediyor… 

Geçtiğimiz yıllarda Fransa’da, geçtiğimiz haftalarda İngiltere’de meydana gelen olaylarda göstermiştir ki… 

O ülkelerin öyle tamamının kalkınmışlığı falan söz konusu değil… 

Hala o ülkelerin banliyölerinde yaşayan, üstelik çok yoksul insanlar bulunmaktadır. 

Peki, sizce o halde, tüm bunlar dururken… 

AB neden bizim gibi ülkelere proje karşılığı hibe adı altında para versin? 

Bu arada hiç kimse de kalkıp : ”ya, işte bizim de o paranın içinde paramız var, biz almazsak boşa gider türünden sözler etmesin…” 

Zaten adı üzerinde hibe… 

TDK’nin sözlüğüne göre de bağış yani karşılıksız yardım… 

Tüm bu hibelerin amacı şu: ülkemizdeki gençleri, çalışanları, kitle örgütü üyelerini AB yanlısı yapmak… 

Ya da daha açık bir anlatımla olaylara AB bakış açısıyla bakan insanlar yetiştirmek… 

Bir düşünün size karşılıksız yardım eden, çok yardımsever bir kuruluş olduğunu düşündüğünüz (Bir başka devlet değil) AB’nin demokrasi adına sizden beklediklerine karşı çıkılabilir mi? Çıkılabiliyor mu? 

Amaç; hemen herkesi böyle düşündürmektir… 

Yani kısacası bu parayı aldığınızda hele ki merkezi yönetim tarafından buna yol açmak için kaynaklarınız da kısıtlanmışsa, gelen paranın devam etmesini sağlamak dışında başka bir seçeneğiniz olamaz… 

Haliyle böyle olunca da… 

Bu gün AB’nin bize sözüm ona demokrasi adına dayattığı… 

“Atatürk resimlerinin duvarlardan indirilmesi…” 

“Tüm yer altı, yer üstü kaynaklarımızın özelleştirilmesi…” 

“Kürt sorununa siyasi çözüm, hatta özerklik ve federasyona giden yolun açılması…” 

“Askerin sivil otoriteye bağlanması, ulus devlet konusundaki duyarlılığının yok edilmesi…” 

“Ergenekon soruşturmasında sonuna kadar gidilmesi…” 

“Fener Rum Patrikhanesi’ne ekümenik hakkının verilmesi, Heybeliada Ruhban Okulunun açılması…” 

“Kıbrıs sorununun çözülmesi ki, onlar açısından çözüldü bile… “ 

“Dini kimliklerin özgür olması…” 

Yani Millet olmaktan çıkıp tarikat ve cemaatlere ayrılma konusu da dahil olmak üzere söyleyeceğiniz en küçük bir söz bulunamaz. 

Hem zaten tüm bu saydıklarım tamamı bir AB projesidir böyle olunca haliyle AB parası alanların sesinin çıkmaması doğaldır… 

Yani demem o ki her ne kadar para dağıtsalar da Yunanistan krizden hala çıkamadı ve bu gün Portekiz’le birlikte AB’den atılması gündeme getirilmektedir… 

AB süreci bizim gibi ülkelere istediklerini yaptırmanın, gereken tavizleri koparmanın, kısacası teslim almanın adıdır… 

Başka bir şey değil…

18–08–2011
Nusret KEBAPÇI 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 207
Toplam yorum
: 111
Toplam mesaj
: 26
Ort. okunma sayısı
: 385
Kayıt tarihi
: 07.07.06
 
 

Ben Ankara'da yaşayan kendi halinde okur yazar  bir öğretmenim...     ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster