Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ağustos '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
2432
 

Şu askerlik meselesi

Şu askerlik meselesi
 

Kısa mı uzun mu?Er mi? Rütbeli mi?Şimdi de herkese 9 ay olsun mu? olmasın mı? Kaynak:Google.


Bir süredir tartışılan askerlik meselesi çiçeği burnunda Genelkurmay Başkanımız Sayın Işık Koşaner'in yapmış olduğu "Tek tip askerlik" önerisi ile yüzbinlerce asker adayının kimisine güzel, kimisine de süpriz haber oldu. Sonuçta askerlik benim de daha yapmadığım ama elbette ki sağlık ve diğer nedenlerden ötürü bir aksilik olmadıkça yapmakla borçlu olduğum bir görev. Buraya kadar herşey zaten normal. Bunun süresine ve içeriğine gelince ise sıkıntılar başlıyor. Herkes kendi penceresinden baktığı için aslında herkes haklı. Herkesin amacı bu görevi bir an önce sağ salim bitirip ekmek peşinde koşmak. Bu konu buraya sığmasa da az biraz kalem karalamak da fayda var diye düşünüyorum.

Şimdi askerliğe kısa kısa kişilerin gözünden bakalım ve bir sonuca varmaya çalışalım.

Üniversite okumamış ve herhangi bir diploması olmayan kişiler için askerlik görevi en düşük seviyede yani er olarak geçiyor. Durum böyle oluncada genelde doğuda görev yapan komando ve diğer jandarma erler çoğunlukla bu gruptan çıkıyorlar. Bunun yanında 15 ay er olarak askerlik yapan çoğu kişi de kısa dönem askerlik yapanlar ile arasındaki bu farkdan şikayetçi olarak askerliğini tamamlıyor. Bu grubun isteği okuyanlar gibi daha kısa süre askerlik yapmak. O yüzden 14 ay olsa bile bu grup sevinecek çünkü neredeyse hiç para almadan geçen 15 ayı hiç kimse istemiyor. 15 ay boyunca askeriye tüm bu askerlere bakıyor ve oldukça yüklü bir maddi güç harcıyor bu da bir gerçek. Bu grup okumamış olmanın dezavantaj olmamasını istiyor.

Üniversite mezunu ise haklı olarak yıllarını eğitim alarak geçiriyor, kimisi daha sıradan bölümler okurken kimisi ise daha güzel bölümlerde okuyup iş hayatına hazırlanıyor. Türkiye gibi eğitim seviyesi zaten yerlerde sürünen bir ülkede de bu kesim "hurra askere, alın size uzun dönem" diye bir uygulamadan memnun olmuyor. Bu kesimdeki herkes askerliğin bir an önce başlayıp bitmesini isteyenlerden oluşuyor. Bu yüzden de şimdiki sistem bu kesim tarafından kabul ediliyor. Basit, çok yormayan ve temel eğitimini almış olmayı zaten yeterli görüyorlar. Fazlasını yük olarak görmeye başlıyorlar. Aslında üniversite mezunu olmayanlarda askerlik hizmetinden minimum süre ile ayrılmak isteseler de ellerinde çare olmadığı için tıpış tıpış 15 ay askere gidiyorlar. Yoksa bugün askerlik herkese 6 ay olsa dünyalar onların olacak o da ayrı mesele. Okuyan adamda haklı olarak kışlaya girdiği zaman eğitim almamış kişilerin içerisinde aynı muameleyi görmeyi istemiyor. Sonuçta sen yıllarını harcamışsın, ülkenin eğiyim düzeyini yukarı çekmişsin, zar zor okulunu bitirmiş ve maddi anlamda yorulmuşsun. Al sana uzun dönem deyince de bu kesim ister istemez memnun olmuyor.

Kimisi ise (Bu gruba bende dahilim) yurt dışına çıkıyor ve daha uzun seneler eğitim hayatını ve iş hayatını sürdürüyor. Bu gruptan bazıları 3 seneyi doldurup bedelli peşinde koşarken kimisi de yurt dışından gelip bir an önce askerlik yapmak istiyor. Bu grup (özellikle eğiitm alanlar) eğitim seviyeleri olsun dil yetenekleri ve diğer konularda olsun epey yüksek düzeyde kişilerden oluşuyor. Bu adamlarda doğal olarak 9 ay gibi bir süre yerine en azından kısa dönem askerlikten yararlanmak istiyor. Şimdi adam Amerika'da en iyi okulda çok iyi eğitimlerden geçtikten sonra birden dümdüz er olarak uzun süre askerde kalmak istemiyor. Yani bu grupta kendine göre haklı.

Tüm bu grupların dışında birde siyasetçi ve paşa çocukları diye bir kesim daha bulunuyor bunlar ise zaten askerliklerini en güzel yerde yapan ve ister uzun ister kısa olsun kaymak tabaka olduğu için bu gibi tartışmalara dahi katılmıyorlar. Bu kesim zaten ne doğuda ne da zor bir yerde görülüyor. Hatta bazıları askerde de görülmüyor. Durum böyle olunca da yukardaki gruplar soruyor, ben doğuda şehit olurken bu arkadaşlar nerede?

Peki, durum böyle olunca ne olacak? Askerlik vatani görev bunu hepimiz biliyoruz. Herkese eşitlik diyoruz ama zaten eşitsizlik Türkiye'nin her yerinde önce onları çözmemiz gerekmiyor mu? Olay sadece askerlik mi? Ama kimse de doğuda kör bir kurşuna hedef olmak istemiyor. Elbette vatana canımız feda buna da karşı değiliz ama havada İsrail araçları, elde Amerkan roketleri ile dağlarda terörist avlamak da ister istemez kafada soru işaretleri bırakıyor. Güçlü ülkeler böyle durumlarda Türkiye gibi ezilmezken ben ezilen bir ülke neden oluyorum? Bunu da kimse cevaplamıyor.

Bazıları epey bir istatistik tutmuş ve profesyonel orduyu anlatıyor. Onların dedikleri de aslında yalnış değil. 1 milyon askerin var ama eğer silahların eski ve modern değilse o zaman karşındaki 100 bin kişilik modern ordu seni dümdüz edecek bir güce ulaşıyor. Türk milleti gibi ruh olarak askerliğe en yatkın milletler dahi yaşadığımız çağda modern orduların gölgesinde kalıyor. Çünkü savaş her ne kadar ruh, beyin ve yürek gerektirse de artan teknoloji bizleri tüm bunları birleştirmeye zorluyor. Heleki terör denen bir beladan halen çekmekte olan ülkemiz için yol, daha çok asker yerine daha modern ve dış güçleri arkasına almış güçlü ekonomisi olan güçlü profesyonel bir ordudan geçiyor.

Bu yüzden de milyon asker yerine 500 bin en güçlü silahlarla donatılmış ve tam modernize edilmiş Türk ordusu dünyanın en büyük güçlerinden biri olacağının sinyallerini verecek diye düşünüyorum. Askerlik için de sürenin herkes ile aynı olabileceğini ama okumuş ve gerçekten yıllarını sıralarda harcamış olanların daha üst düzeylerde kullanılarak görevlerinin yaptırılmasının daha doğru olacağına inanıyorum. Okumuş kişiler askeriye de karar ve eğitim kariyerleri ile ordu ile paylaşabilirler. Ya da bu kesimden gelenlere belli miktarda para verilebilir. Diğer eğitim almamış kişilere de daha fazla maddi destek sağlanarak askerlikleri boyunca bir kazanç elde etmelerine olanak sağlanır. Gerçi ülke bütçesi zaten delik deşik buna güç yeter mi orası zor gibi gözüküyor. Askerliği gönüllü yapsanız adam bulabilir misiniz? O da başka soru.

İnsanları elbetteki birbirinden ayırmak ve küçük görmek kültür olarak bize yakışmaz ama askeriye kışlasında da yüksek lisanslılar, doktoralılar ve hiç eğitim almamış kişiler arasında belli anlaşmazlıkların da yaşanmaması için en azından eğitim almış kişilere daha çok rütbe şansı sağlanarak çözüm getirilebilir diye düşünüyorum. Askere gidenlerin de anlattığı gibi eğitim seviyesi düşük ama askeriyede subay olmuş bazı kişilerin eğitim alanları ezmeye yatkın olduklarını da unutmamak gerekiyor.

Sözün özü askerlik hepimizin vatan borcu olarak bizi bekliyor ama kimse de askeriye de fazladan zaman geçirmek istemiyor. Askerliğin temel görevleri ve eğitimi düzenli bir şekilde herkese eşit olarak verildikten sonra iş profesyonel askerlere düşmeli diye düşünüyorum. Ülkemizin varlığına ve bütünlüğüne gelecek her türlü saldırıda bizler zaten herzaman göreve hazırız. Şimdi Genelkurmay Başkanlığının aradaki farkları minimuma indirecek bir çözüm ile gelmesini ve okuyanlarında okumayanlarında durumlarını göz önünde bulundurarak daha doğru bir şekilde askerlik tartışmasını sonlandırmasını bekliyoruz.

Saygılarımla,

Rifat Karlova

www.rifatkarlova.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gerçekten askerlikle ilgili durumu öylesine güzel gözler önüne sermişsin ki, keşke askeriye de bunları göz önünde bulundurup ona göre bir sistem oluşturur, dediğiniz gibi mevuct sistemdeki kısa dönem - uzun dönem eşitsizlik ortamı yaratıyor olduğu doğru ancak eğitimli insana daha az eğitim alan insan arasında da fark olduğunu ve bu farkında kazan-kazan yöntemiyle her iki tarafı da memnun edecek şekilde düzenlenmesi gerekir. Yazınız gerçekten çok önemli bir noktaya, çok etkili bir şekilde parmak basmış. Selametle...

Masafuso 
 03.09.2010 16:53
 

Saygıyla... MS

Mehmet Sağlam 
 03.09.2010 16:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 180
Toplam yorum
: 133
Toplam mesaj
: 26
Ort. okunma sayısı
: 4175
Kayıt tarihi
: 13.11.06
 
 

Kariyerini Uzakdoğu sahne ve televizyonlarında geliştiren  sunucu, şovmen, yazar, oyuncu Uğur Rıf..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster