Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Kasım '14

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
173
 

Şu Galatasaray'ı satsalar da kurtulsak!

Şu Galatasaray'ı satsalar da kurtulsak!
 

internethavadis.com


Şimdi moda “ne bulursan sat”tan geçiyor. Sayın futbol kulübü yöneticiler hop oturup, hop kalktılar; Kongrelerde her kafadan bir ses çıktı … Bir de baktılar ki, giderler gelirlerden çok çok fazla.

Her sezon milyonlarca euroluk trasferler yapılıyor. Adamlar geliyorlar, geziyorlar; arada sırada da futbol oynuyorlar; ondan sonra da hop diye bir başka takıma; bir başka ülkeye kaçıp gidiyorlar. Futbolcusu öyle; futbol adamı öyle… Gelen :”İstanbul güzel; şiş kebap şahane; Boğaziçi muazzam..” deyip; yeyip içip  sonra gidiyor. Ne kadar  “yapma, etme biraz daha futbol oyna.. Biraz daha koş …” deseniz; “Thank you..”yu basıp, ondan sonra sakat ayaklarına yatıp , bir daha sahaya çıkmak istemiyor. Bu açıkgözlüğü de Türk arkadaşlarından öğreniyorlar. Bizimkiler de transfer parasını aldıktan sonra. Antrenmana çıkıyormuş gibi gözüküyor; koşar gibi yapıyor, futbol oynar gibi davranıyor… Ama işi istatistiklere vurduğunuz zaman, takımın resmen sahada yattığını görüyorsunuz. Rutin antrenmanlar da işte..  rica minnet, iyi kötü sürüyor ama sonuç olarak futbolu kendi ölçülerimizde oynuyoruz ve işi ciddiye alan bazı Teknik Direktörleri deli ediyoruz.  Bakın şu Trabzospor’un büyük Teknik Direktörü Vahid Halilhodziç’e ne oldu? Adamı, rica minnet Türkiye’ye getirdiler, Trabzonspor’un başına diktiler. Adam , Trabzonsporu neredeyse baştan değiştirdi. Ondan sonra bu takımdan ne köy, ne kasaba olur , deyip, gitti.

Nasıl bir adamdı Vahid Halilhodziç?

“Fransa ligi'ne gelmiş en iyi yabancı futbolcu kabul edilir. Bosna kökenli, Yugoslav milli takımının golcüsü. “Paris Saint Germain”  ve “Nantes” 'da oynadı. 98'de başına geçtiği Lille'i 3 sezon çalıştırdıktan sonra Rennes ve son olarak “Paris Saint Germain 'i çalıştırdı. geçen sezon takıma Fransa kupası'nı kazandırıp, ligi 2. sırada bitirip şampiyonlar ligine götürdü. Çalıştırdığı Cezayir Milli Takımını yıllarca başarıdan başarıya koşturdu…”

Böyle bir insanı, rica minnet getirdikten sonra; her seferinde olduğu gibi “Hadi güle güle..” deyip uğurladık.

Ne getirdiğimiz futbolcuları verimli olarak kullanabiliyoruz; ne de teknik adamları… Onlar aslında bildikleri gibi oynuyorlar; ondan sonra çekip gidiyorlar…

Gidiyorlar ama içinde bulundukları takımları nasıl iflas halinde bıraktıklarının farkında bile değiller.

Sonuçta ne oldu? Artık bütün büyük takımlar ağızlarını havaya açmaya başladılar… Tam bir iflas havası… Bazıları açık açık söyleyemiyorlar. Yutkunuyorlar… “Efendim gelirimiz bu kadar, giderimiz bu kadar arada muazzam bir açık var…” falan filan deyip, yuvarlıyorlar ama… Ama anlayan anlıyor, “Malumun ilanının kolay olmadığını.

Fakat yürekli bir yönetici bir Beşiktaşlı çıktı ve büyük çözümü söyledi: Nedir?

Beşiktaş'ın ikinci ve Asbaşkanı Ahmet Nur Çebi, gündeme damga vuracak açıklamalarda bulundu. “Kulübün bulunduğu sıkıntılı durumu anlatan Çebi, bu durumdan kurtulmanın yolunu da anlattı. Futbol A.Ş'nin satılmasının düşünülmesi gerektiğini ifade eden Çebi, bu yöntemle takımların borç yükünden kurtulabileceğini açıkladı.”

Gördünüz mü takımlar nasıl kurtulur?

Baktınız ki, bazı yöneticiler allem kullem ettiler, futbolcularla, Teknik Adamlarla anlaşıp kulübün hazinesine darı ektiler. Yeni gelen yöneticiler de artık yapılacak hiçbir şey kalmadığını gördüler… O zaman yapılacak tek şey kalmıştır, o da kulubü satmak… Anlaşıldı mı?

Çareyi gördünüz mü? Bunun örnekleri dış ülkelerde de varmış; onun için, bence utanmadan sıkılmadan artık Büyük Takımlar borçtan kurtulmak için haraç mezat satılmaya hazır olmalıdırlar. Bu işin açık gerçeği…

Bu gerçeği bu gün Beşiktaş Yöneticisi söyledi; ertesi gün Galatasaray ve Fenerbahçe’ye sıra gelecektir.

Ve Müzayede başlayacaktır. “Hadi Galatasaray gidiyor:  100 bin dolar… Satıyorum … Satıyorum… Sattım..” Sonra Beşiktaş… Sonra ötekileri…

Galatasaray’ı kim satın alır? Mesela Sayın Ünal Aysal satın alır mı? Sanmam… Ne kadar değerinin olduğunu o biliyor. Ne kadara aldı, sonunda neye teslim etti. O biliyor.

Beşiktaş’ı herkes satın alır… Çatır çatır takım… Yıkılmaz, görmez…Çarşı olduktan sonra, sırtı yere gelmez.

Fenerbahçe’yi Aziz Yıldırım satın alır mı? Yoksa, bir güzel satar mı? Valla orada işler karışık. Alır mı, satar mı… Zaten yaptığı nedir ki?

Bence Galatasaray’ı, hemen şu ünlü Rus Milyarderi Roman Arkadyeviç Abramoviç’e satsınlar. Zaten belli ki adam, Türkiye’ye bayılıyor. Yakında Marmariste’ki “Karaca” adasını da alacakmış.

Zaten Ruslarla yarı yarıya akraba olduk. Kim geliyor, kim gidiyor belli değil. Eskiden olsa, Rus gavuru, pis Moıskof Komonisti diye, kovalayacak yere arardık.  Şimdi ise Rus kızlarını neredeyse başımızın üzerine çıkaracağız.. Velhasıl epey içli dışlı olduk…

Bundan böyle Galatasaray’ı ha Ruslar almışlar; ha İtalyanlar… Şu Alman Merkel almasın da, nedense o Doğu Almanya’lı bayandan hiç hoşlanmadım.

İngilizler’i boş geçin; bakın, Fransızlara satabilirsiniz…

Ben ise ayda 5 TL taksitle, Gençlerbirliğini satın alabilirim!

Bu gün sıra takımlara sıra geldi… Onlar da gittikten sonra, acaba ne satacağız… Bulurlar, bulurlar… Satacak mutlaka bir şeyleri vardır! TÜRKİYE büyük ülke…!

  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2579
Toplam yorum
: 10204
Toplam mesaj
: 237
Ort. okunma sayısı
: 836
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster