Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Şubat '08

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
338
 

Şu gelen bir

Şu gelen bir
 

Adam oturmuş, denizin kenarında dalgın, dalgın denize bakmakta. O an çocukluğunda yaylada keçi güderken kurttan nasıl korktuğunu, belki de gençliğinde yaşadığı ilk aşkını düşünüyordu.

Hepimizin yaşamında olmuştur. Bu sefer bunu atlatamam, bu da mı başıma gelecekti dediğimiz, yaşamımız bir film gibi gözümüzün önünden geçer. Her seyrimizde yüzümüzde bir tebessüm oluşur. Bu tebessün; bazen mutluluğun bazen de hüznün ifadesidir.

Yaşlı adam gülümsüyordu ki bir genç yanında durmuş adama dikkatlice bakıyor du." Amca ne yapıyorsun?" dedi . Adam bir an şaşkın gence bakıyordu. Ve o an içinden o gencin yerinde olmak için neleri vermezdim ki diye geçirdi. Sonra yok yok dedi yerinde değilde yaşında olmak isterdim diye düşündü. Eğer bu gencin yaşında olsaydım, hayat'ta ne güzel şeyler yapardım şimdi dünyanın en mutlu insanı ben olurdum diye düşündü.

Genç efkarını dağıtmak için inmişti sahille. Kız arkadaşı ile tartışmışlar. Yarın kiranın son günü beklediği para'yı da gönderememişti babası. Okuldan arta kalan zamanında çalıştığı işyerinden de alamamıştı parasını."Hay Allah" dedi kendi kendine. "Kendi derdim dururken amca ile ne uğraşayım!" diye geçirsede içinden merakını da yenemedi. Tekrar etti sorusunu. Amca ne yapıyorsun?.
Adam genç'e baktı ve "Dalga sayıyorum oğlum." dedi.
Genç kaç oldu amca diye sordu.

Adam tüm yaşamının film gibi geçen düşüncelerinden sıyrıldı ve;
GEÇEN GEÇTİ ŞU GELEN BİR dedi.

Evet hayatımız ve de yaşamımız içinde geride kalanlara takılıp kalmaktansa, günümüz ve geleceğimiz mutlu yaşamanın bir yolu olsa gerek.
"Bu gün yeni bir gün, yarın yeni bir gündür."

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İnsan fiziksel, duygusal, zihinsel ve ruhsal boyutlarıyla bir bütündür. Bu boyutlardan sadece birinde bile dengeyi sağlayamazsa mutsuz olur... Mutsuzluğunun nedenin de kendisini tanımamaktan kaynaklandığının farkına varmaz. İnsan, yaşamı boyunca karşısına çıkan olaylar,ve koşullar sayesinde deneyimler kazanarak kendini tanıma (olgunlaşma) yolunda ilerler. Yaşlıların,''şimdi bildiklerimi keşke gençlik yıllarında bilseydim'' diye yakındıklarını duyarız. Bu onların eğer yaşamlarını yeni baştan yaşama imkanı olsaydı tercihlerini farklı şekillerde yapacaklarının göstergesidir. İnsan bedensel yetişkinliğe zamanla ulaşıyorlar ama ya ruhsal yetişkinliğe? Yıllar sonra birikmiş ''Keşke''leriniz olmaması için, amaçlı ,daha objektif, tutarlı ve isabetli yaşam seçenekleri için tepkisel değil etkisel,duygusal değil duyarlı bir insan olmak için kendinizle barışık, kısacası mutlu olmak için bu gün geç değil, yarın çok geç olmadan karar verin ve hayata geçirin . Yarınlar sizin ,mutluluğunuz daim olaca

SILA AK 
 16.02.2008 18:17
Cevap :
Katkınız için teşekkürler. Dilerim herkes bilimden yana tavır alır. Yaşamda bilisel çözümlerle anlamlı olur.  16.02.2008 19:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 139
Toplam yorum
: 169
Toplam mesaj
: 31
Ort. okunma sayısı
: 781
Kayıt tarihi
: 29.09.06
 
 

10.12.1949 yılında Nurhak'ta fakir bir ailenin yedinci cocuğu olarak dünyaya geldim. Ziraat okulunda..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster