Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Ağustos '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
723
 

Su gibi...

Su gibi...
 

Bazen hayatın çamuru üzerine başına bulaşır... Arınmak istersin... Ruhun yıkansın istersin... Yeniden eski sen olmayı, yeniden o şaşkın çocuk gözlerle hayata bakmayı ve yeniden dört elle yaşama sarılmayı istersin...

Böyle zamanlarda su arındırır insanı... Sessiz bir göl kıyısında oturmak, tepelerden denize bakmak ve o sonsuzluğu içine doldurmak... O sonsuzla bir olmak arındırır...

Denizin kokusunu doldurursun ciğerlerine mesela... Onlarca balık yüzer ciğerlerinde... Yosunlar büyür, içini kaplar... Nefes aldıkça dans ederler göğsünde...

Ya da maviliği içersin gözlerinle... Her yan mavi olur... Umudun rengi... Maviye boyanır dünya, umuda da...

Biraz tepelerde oturursun, biraz kıyıda... Belki beyaz bir kayığın kıyısına ilişiverirsin... Öylesine ve usulca... Bir balıkçı gelir arkadaşlık edersin ya da... Sen, deniz ve balıkçı... O an için olabilecek en doğal hayat üçgeni oluverisiniz... Son zamanlarda geçirdiğim en keyifli gün diye geçer beyninin aynasından bir yazı... Balıkçı sana anlatır... Denizi, ondan nasıl vazgeçemediğini, denizin kokusunun onu büyülediğini anlatır... Çocuklarını anlatır bir de... Dünyalar tatlısı kızını ya da aslan gibi oğullarını... Denizin onların mühendis, doktor, öğretmen olmasındaki payını anlatır... Eliyle uzağı işaret eder balıkçı: "Bu deniz öyle her denize benzemez... Korur kollar adamı... Fırtına varsa huysuzlanır... Genç bir tay gibidir... Git der sana tehlike var uzaklaş... Anam gibidir o benim... Sığındığım kucaktır..."

Balıkçı açılır denize... Kıyıdan el sallarsın ona... Bir daha görüşelim sözleri verilmez... Bilirsiniz ikinizde bir daha görüşmeyeceksiniz... Yalan yok riya yok... Deniz gibi saf mavi bir dostluk işte... hepsi bu...

Deniz canlandırır adamı... Yeniden bulmasını sağlar kaybettiği inançlarını... Derin mavi bir boşluk doldurur içine...Ta ki sen onu hayatın çamuru ile doldurana kadar bekler durur seni... Arınma vakti geldiğinde, yeniden bu kıyıda buluşmak üzere...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Aaah yapmayın, bizim denizimiz yok ki...:( Ben çok istiyorum denizli bir memlekette soluk almayı. Bence sizler bizden 2 kat daha ilhama sahipsiniz, deniz veriyor siz birşey yapmasanız da... Çok güzeldi, evlat bölümünde çok etkilendim. Sağlık ve sevgi dilerim.

DuyguCan 
 10.01.2013 16:33
 

Sayın Hocam!Su pislikleri temizlediği gibi, mikropları da içinde barındırır.Mikroplar her yanımızı sardığı için, içecek temiz suda bulamıyoruz.Fethiye'de denizin güzelliğini izlerken, denizin dibinde saklı sırlar gelir aklıma.Bu güzel paylaşımınızı zekle okudum, selam ve saygılar.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 10.01.2013 6:25
 

Sözcükler su gibi süzülüyor. Bir anda şiir okuyorum sandım . Ne güzel.

Şahin ÖZŞAHİN 
 09.01.2013 20:18
 

Mavi umudun ve özgürlüğün rengi olduğu kadar hüznünde rengidir aslında. Hayatın içerisinde bir çok şey zorluyor hepimizi, çocuk kalmaya çalışırken biz kimileri büyümemizi bekliyor, ama artık aşık olmadıktan sonra şaşkın gözlerlede bakamıyoruz etrafa... Her noktada kırılıp inciniyoruz yaşlanırken ama büyümemek ve kırılganlıkları biriktirmek gerekiyor bu zaman içerisinde ki belli olmayan gelecekte var olacak sevgilerin ve dostlukların gerçekliği olsun diye...

Barış 
 12.08.2006 12:05
Cevap :
Büyümemek konusunda kesinlikle haklısınız... Olgun olmak ama aynı zamanda o çocuk şaşkınlığını ve saflığını da taşımak gerekiyor. hani çocuklar herşeye ilk kez görüyormuş gibi bakarlar ya... Saygı ve sevgiler...  13.08.2006 23:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 408
Toplam yorum
: 4068
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1084
Kayıt tarihi
: 17.06.06
 
 

Gazetecilik okudum... Ama gazeteciliği sırf yazabilme serüvenine bir adım daha yaklaşabilmek için ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster