Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ekim '10

 
Kategori
Müzik
Okunma Sayısı
6496
 

ŞU KÖYCEĞİZ YOLLARI

ŞU KÖYCEĞİZ YOLLARI
 

Araştırmacı , gezgin yazar-Nadir Şahin


“ŞU KÖYCEĞİZ YOLLARI” TÜRKÜSÜNÜN BESTEKÂRI

73 YIL SONRA BULUNDU

Nadir Şahin Ortaca’nın değerli Belediye Başkanlarından rahmetli Kemal Şahin ve öğretmen Pembenaz Şahin'in oğludur.Araştırmaya, gezmeye ve yazmaya merak salmış bir kültür adamıdır. Daha önceki beğenilen çalışmalarına Yolcu dergisini de ekledi. Son araştırması, “Şu Köyceğiz Yolları” türküsünün öyküsü oldu. Bu güzel araştırmayı gönderdiği için teşekkür ederek bloguma alıyorum. Başarılarının devamını diliyorum.(ÜŞD)

Muğla yöresine ait “Şu Köyceğiz Yolları, Kaldır Ayşem Kolları” adlı türkü bu güne değin anonim olarak biliniyordu. Ortaca Belediyesine Basın- Yayın memuru olarak çalışan, EKİN Gazetesi editörü ve Ege YOLCU dergisinin sahibi Nadir Şahin; uzun yıllardır yapmış olduğu çalışmanın sonunda türkünün kim tarafından bestelendiğini tespit etti. Şahin, bununla da kalmayıp türkünün hikayesini araştırıp çıkartmış olduğu Ege YOLCU dergisinin 5. sayısında yayınladı. Nadir Şahin konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Uzun zamandır yapmış olduğum araştırma ve çalışmalar sonunda “Şu Köyceğiz Yolları” adlı türkünün Dalaman Gürköy’de yaşamış Arap Hasan Ali Dalar (1919- 1983) tarafından 73 yıl önce Muğla Hapishanesinde bestelendiğini tespit ettim. Bu araştırma esnasında türkünün hikayesine de ulaşmayı başardım. Ege YOLCU dergisinin 4. sayısında, 9/8 ritimlik bu türküyü ilk kez radyo ve televizyonlarda Ahmet Bayatoğlu ile kızı Zehra Bayatoğlu tarafından seslendirilip, 1976 yılında Hamdi Özbay tarafından notaya döküldüğünü yazmıştım. Ege YOLCU dergisinin 5. sayısında da söylendiği yıllardan beri Türkiye’de hiç kaleme alınmayan bu türkünün gizli kalan öyküsü ile söz ve bestesinin kime ait olduğunu ilk kez yine Ege YOLCU dergisi ortaya çıkartmış oldu. Köyceğiz yöresi olarak bilinen türkünün hikayesi Dalaman ile Burdur Gölhisar Çakmak Yaylası arasında geçip Köyceğiz ve Muğla Hapishanelerinde son buluyor.” Nadir Şahin şu anda Ortaca’ da yaşanmış ve henüz gün yüzüne çıkmamış bir türkünün hikayesini araştırdığını sözlerine ekledi. Türkünün Hikayesi 1919 yılında Güzelyurt köyünde doğan Hasan Ali Dalar, gençlik yıllarında heybetli cüssesiyle güreşe meraklı, yörenin ünlü pehlivanları arasında nam salmış bir gençtir. Belki de onun güçlü kuvvetli oluşu, henüz 15 yaşındayken Dalaman Çayı üzerinde bulunan tarihi Atatürk Köprüsü’nün yapımında (1934 -1935) çalışmış olmasındandı. Bu esmer genç, kol ve bacak kaslarında taşıdığı gücü, ata sporu olan güreşe yönlendirmiş ama yüreğindeki içsellikle parmaklarındaki hüneri, çalmış olduğu bağlamanın perdeleriyle birleştirmişti. Arkadaşları ona “Arap Hasan! Çal hele bir türkü de dinleyelim” dediklerinde o, kendi besteleri olan “Cangara Oğlu”, “Kamçı” ve “Kezban” türküsünü çalıp söylermiş.

Hasan Ali Dalar, gün gelir mavi gözlü sarışın bir kız olan Ayşe’ye vurulur. Ayşe de ona gönül verir, verir vermesine de varsıllı olan kızın babası bu işe razı gelmez. Hal böyle olunca sözleşen iki genç, bu diyarlardan gitmeye karar verirler. Arap Hasan Ali, biner atına ve aldığı gibi Ayşe’yi Burdur Gölhisar Çakmak Yaylası’ nın yolunu tutar. Eşraflı olan kızın babası bir yandan, Ayşe’nin eniştesi bir yandan kızlarını ararlar. Dalaman Devlet Üretme Çiftliği içindeki Karameneviş mevkiinde baldızını arayan enişteye köylülerden biri sorar:

“Hayrola hemşerim, ne arıyorsun bu ovada?”

Eniştenin cevabı “Camızları kaybettim ,onları arıyorum” olur.

Akrabalarının yurduna varmak üzere olan Arap Hasan Ali, bir ihtiyarın evine uğrayıp biraz ekmek ister. Yaşlı adam kızın hal ve hareketlerinden gençlerin kaçak olduğunu sezer. Hasan Ali, atın terkisine aldığı Ayşe’yle yola koyulur. Katık istediği adam ise hemen jandarmaya haber uçurmuştur. Çakmak Yaylasına vardıklarında askerler, kaçak gençlerin etrafını kuşatıp Arap Hasan’ı tutuklar.

Çakallık (Dalaman) Köyüne haber tez ulaşır ve Ayşe, babasına teslim edilir. Arap Hasan mahkemeye gide-gele Köyceğiz yollarını aşındırır. Hakim, kendi rızasıyla kaçan kıza el sürülmediğine kanaat getirir, ama yine de Arap Hasan, adam alıkoymaktan kısa süreliğine de olsa Muğla’da dama (Hapishane) düşer. Ayşe, babası tarafından bir başkasıyla evlendirilir.

1938 yılında Muğla Cezaevi’nde kaldığı süre içinde yaşadığı bu olayı kaleme döküp söz yazan Hasan Ali Dalar, ardından alır bağlamasını eline; yazdığı bu söze bir güzel beste yapar. Kısa süren tutukluluk döneminden sonra 1939 yılında asker olan Hasan Ali Dalar; terhisinden sonra Gürköy’ e taşınıp Ayşe’yi unutmaya çalışır.

Akköprü ve Bülüçlü madenlerinde çalışıp emekli olduktan sonra1983 yılında vefat eder. Arap Hasan Ali Dalar’ ın ardından geriye sonsuza dek söylenecek bir türkü kalır. İşte o türkü “Şu Köyceğiz Yolları, Kaldır Ayşem Kolları, Bizim İçin Yapılmış Şu Muğla’nın Damları” diye uzar gider. Anadolu’da her türkünün bir öyküsü, her ozanın bir hikâyesi vardır. Onlar, bizim kültürümüz, kültür değerlerimizdir. Diğer türkülerimizin çalınıp söylendiği gibi, “Şu Köyceğiz Yolları” türküsü de 73 yıldır çalınıp söyleniyor ve sonsuza dek çalınıp söylenecek. NOT: Bu türkünün geçmişi araştırılırken sekiz kişiden bilgi alınmıştır. Ancak bu kişiler, adlarının yazılmasını istememişlerdir. Çünkü bu türküde adı geçen kişilerin yakınları henüz hayattalar.(Araştırma: Nadir Şahin) TÜRKÜNÜN SÖZLERİ Şu Köyceğiz yolları
Kaldır Ayşe’m kolları
Bizim için yapılmış
Şu Muğla’nın yolları

Oldu mu Ayşem Oldu mu
Enişten camızlarını buldu mu
Bir kerecik öpmeynen
Gül benzin Ayşe’m soldu mu?

Su gelir akmak ister,

Top zülüf yaşmak ister

Şu benim deli gönlüm

Yare kavuşmak ister

Oldu mu Ayşe’m oldu mu
Seninlen karayerler doldu mu
Bir kerecik öpmeynen
Gül benzin Ayşem soldu mu

Ay akşamdır varamam
Dillere destan olamam
Ay buluta girince
Bağlasalar duramam

Oldu mu Ayşem oldu mu
Bu nazlar yakışık aldı mı
Bir kerecik öpmeynen
Gül benzin Ayşem soldu mu

Olamam ben olamam
Ben Ayşem’siz olamam
Ay buluta girince
Bağlasalar duramam

Söz Müzik: Hasan Ali Dalar

fOTOĞRAF: öN YÜZ: ARAŞTIRMACI YAZAR NADİR ŞAHİN ÖĞRENCİLERLE

DİĞERLERİ: AYŞE'NİN AKKÖPRÜ ÜZERİNDEN GÖLHİSAR TARAFLARINA KAÇIRILIŞI VE ARAP HASAN

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben de bu türküyü büyük bir zevkle dinlerim. Altında yatan acı gerçek ne kadar beni hüzünlendirse de ezgisi ve notası oyun havasına davet eder. Yöre türkülerinin hikayeleri hep sosyal bir mesaj taşıyor. Yaşam kültürünün bir parçası olan türkülerimiz geçmişi geleceğe taşırken aynı zamanda varolma bilincinin aydınlık yüzünü gösteriyor. Fethiye'nin bir zeybek havası vardır. Çömlek Kırdıran Zeybeği... Bunun hikayesi de çok hoş ve anlamlıdır. Pek uzun olduğu için yorumlar bölümünde kelime kısıtlaması olduğu için yazamayacağım... Ama mutlaka öğrenilmeli ve bilinmeli... Belki blog olarak ilerki günlerde yayınlarsınız, siz yayınlamazsanız ben mutlaka yayınlarım tez vakitte... Saygılar sunuyorum. Bu arada Fakir Baykurt'un ÇİLLİ adlı eserini mutlaka okuyacağım ve 13 yaşındaki oğluma okutacağım... Kütüphaneleri ben şöyle tanımlarım : "Gerçek huzur, kitap dolu bir evdir"

Ahmet Bayrak 
 25.10.2010 10:12
Cevap :
Sevgili Bayrak, Şu Köyceğiz Yolları çalınıp söylenirken, içimizde haydi oynasana diyen bir güpürtü kopar. Ayşe'nin acıklı öyküsünü geride bırakan bir oyuna dönüşür.Yorumlarınız için teşekkürler. Çömlek Kırdıran'ın öyküsünü biliyorum. Uzunca siz de yazarsanız yararlanan çok olur. Teşekkürler. Sevgilerle. ÜŞD  25.10.2010 11:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2528
Toplam yorum
: 2190
Toplam mesaj
: 189
Ort. okunma sayısı
: 489
Kayıt tarihi
: 22.05.08
 
 

Önce kendimi tanıtayım: Ben Ünal Şöhret Dirlik, Aksu Köy Enstitüsü’nde üç yıl okudum. Dördüncü sı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster