Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Rumikorman (Korman Türkmen)

http://blog.milliyet.com.tr/rumi

12 Aralık '06

 
Kategori
Ekolojik Yaşam
Okunma Sayısı
17098
 

Su kristalleri ve suyun mucizesi

Su kristalleri ve suyun mucizesi
 

İnsan doğasının en vazgeçilemez ihtiyacı olan suyun içersinde mevcut olan sır nedir? Su olmadan neden hayat olamaz? Suyun aklı ve hissi var mıdır?

Suyun faydaları saymakla bitmez. Zira, bildiğimiz gibi vücudumuzun % 70’i sudan oluşmaktadır ve hayatta kalma mücadelesinde su kadar önemli başka bir şey yoktur.

Dünya, suyun termal özellikleri sayesinde dengeli bir iklime sahiptir. Suyun gizli ısısının ve termal kapasitesinin diğer sıvılara göre çok yüksek olması, denizlerin karalara göre daha geç ısınıp daha geç soğumalarını sağlar. Bu nedenle Dünya'da kara üzerindeki ısı farklılıkları en sıcak yer ile en soğuk yer arasında 140°C'ye kadar çıkarken, denizlerin ısı farklılığı en fazla 15-20°C arasında değişir. Aynı durum gece-gündüz arasındaki ısı farkında da yaşanır. Suyun bu kendine özgü termal özellikleri sayesinde, kış ile yaz ya da gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkı daima insanların ve diğer canlıların dayanabileceği bir sınırda kalmaktadır. Dünya üzerindeki su miktarı karalara oranla daha az olmuş olsaydı, gece ile gündüz sıcaklıkları arasındaki fark çok artacak, karaların büyük kısmı çöle dönecek ve yaşam imkansızlaşacak ya da en azından çok zorlaşacaktı. Ya da suyun termal özellikleri farklı olsaydı, yine yaşama son derece elverişsiz bir gezegen ortaya çıkacaktı.

Yani özetlemek istersek; su öncelikle Dünya'nın ısısını düzenlemeye ve dengelemeye yarar, canlıların bedenlerinin ısı dengesinin mükemmel bir biçimde korunmasını sağlar ve meteorolojik çevirimleri destekler. Tüm bu etkiler, olabilecek en yüksek uygunlukta gerçekleşmektedir ve başka hiçbir madde bu yönden su ile karşılaştırılamaz.

Son yıllarda, suyun daha önceden bilinmeyen bir özelliğinin anlaşılmasına yarayan gelişmeler de olmuştur. Bu özelllik, proton iletkenliği’dir ve sadece suya has bir özellik olarak gözlemlenmiştir. Proton iletkenlik özelliği, suyun biyolojik-enerji transferi ile hayatın kökeni açısından çok büyük öneme sahiptir.

İnsanı hayrete düşüren Su Kristalleri ve Su’da mevcut olan pozitif akıl, bilim adamlarını bu yönde çalışmalara yüneltmiştir. Suyun içersinde gizli olan ilahi formül, yeni bir enerji çağı açarak bilimde yeni bazı fikirlerin doğmasına öncülük etmiştir.

Japon Bilim Adamı Prof.Dr. Masaru Emoto, içinde 70’ten fazla kristal resmi bulunan “Su Kristalleri” adlı kitabında şunları kaydetmiştir: “Su, cansız bir madde değil; canlı ve duyguları algılayan kristallerden oluşmaktadır. Su, çevresinden pozitif ve negatif bilgileri alır ve ona göre tepki verir.” Prof.Dr. Masaru Emoto, Su kristalleriyle ilgili çalışmalarına iki önemli olayın rol aldığını bunlardan birisinin manyetik rezonens analiz cihazının, canlı organizmalardaki belli frekanslarını ölçmesi ve diğeri ise kar tanelerinin hiçbirisinin birbirine benzememesidir.

Prof.Dr.Masaru Emoto, üç yıl kadar önce mikroskopla yaptığı araştırmalarda, donmuş su kristallerinin dış tesirler karşısında çok değişik şekillerde reaksiyon gösterdiğini keşfetmiş ve bunları fotoğraflamıştır. Bu araştırmalara göre su kristalleri, dış çevre tesirlerinin yanı sıra, müzik, söz ve kavramlara da tepki vermektedir. Ayrıca, suyun hisleri ve şuuru da kaydettiğini ortaya çıkarmıştır. Emoto, araştırmalarıyla suyun sadece hafızasının ve bilgi taşıyıcı özelliğinin olmadığını, aynı zamanda kâinatın dilini ve gerçek sevgi titreşimini de yansıttığını ispatlamaktadır.

Sonuçta, Su pozitif bir doğal enerjidir ve yapı itibariyle suyun içersinde gizli bir ilim mevcuttur. Prof.Dr.Masaru Emoto, suya positif bilgi yüklediğinde ortaya çıkan şekiller yine positif, negatif yüklediğinde ise ortaya çıkan şekiller negatif olmuştur. Ortaya çıkan bu şekiller, suyun bir madde olmaktan daha çok, içersinde derin bir matematiksel (boyutsal) bilginin olduğunu kanıtlamaktadır. Yani güzel sözlerin veya rahatlatıcı bir müziğin, insan bedenine ve ruhuna faydalı olması gibi, suda da mevcut olan biyolojik sistem aynıdır. Suda mevcut olan bu ekolojik denge, hem bitkiler ve hem de tüm canlılar için Yaratıcı tarafından bizlere bahşedilmiş bir mucizeden ibarettir.

Çiçekler ile de konuştuğumuz zaman veya anne karnında (suda yüzen) bebek ile konuştuğumuzda bizi duyacaktırlar. Bunun asıl sebebi yine sudur, yani çiçekler suya muhtaçtır, bebekler de aynı şekilde anne karnında suda yaşarlar ve tüm seslere karşı aşırı duyarlıdırlar.

İleriki zamanlarda su ile yeni tedavi yöntemleri artacaktır. Zira su, stres karşıtı hormonların üretimini artıran, bağışıklık sistemini uyaran, kan dolaşımı ve metabolizmayı canlandıran bir şifadır.

Osmanlı döneminde psikiyatrik bozuklukların tedavisinde su sesi kullanılırken, günümüzde suyun her türlü özelliği ayrı bir hastalık reçetesi olarak kabul edilmektedir. Günümüzde suyun tedavi amaçlı kullanılma yöntemleri arasında suyla yıkama, su akıtımı, basınçlı su fışkırtma masajları, suda yürüme, banyodan saunaya kadar varan hidro ve termoterapi yöntemleri gelmektedir. Suya dokunmak, su ile temas içinde olmak bağışıklık sistemini uyarmakta, stres karşıtı hormonların üretimini hızlandırmaktadır. Suyun cilde teması sinir uçlarını uyarmakta ve nevraljiden (sinir iltihabı) migrene, kas tutulmasından eklem atrozlarına kadar bir çok soruna çözüm olduğu keşfedilmiştir. Ayrıca, damar çeperlerini de etkileyen su, varisleri rahatlatıyor, dolaşım bozukluklarını düzeltiyor. Sonuçta su, günümüzde çeşitli hastalıklarda tıbbi tedavi yöntemlerinin yanında, aynı zamanda destekleyici olarak da kullanılabilen doğal şifa kaynağıdır. Bu yüzden İslam dininde abdest almanın çok önemli yeri vardır. Abdest alırken insan hem bedenen, hem de ruhen tedavi olacaktır.

Sonuç olarak Allah, su ile bize hayat vermiş ve yediğimiz her türlü besini suyla topraktan bitirmiştir. Allah, Kuran'da insanlara su hakkında şöyle buyurmuştur:

“Sizin için gökten su indiren O'dur; içecek ondan, ağaç ondandır (ki) hayvanlarınızı onda otlatmaktasınız. Onunla sizin için ekin, zeytin, hurmalıklar, üzümler ve meyvelerin her türlüsünden bitirir. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir topluluk için ayetler vardır”. (Nahl Suresi, 10-11)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

sevgili korman kardesim senin yazdiklarin yorumlara ve konulara cok yakindan ilgileniyorum canim basarilar bende DR emotonun ilginc bir yorumunu eklemek isterim suya istenen sözler kayit edilip dondurulursa mesela cicek/ kötü laflar / iyi seyler aynen bu sekilde dondugundA mesela cicek GIBI bir resim bir kirici lafta ona benzer bisey cikar ortaya bende bunu denedim gercekten birde herhangi bir yerden alinan suyun ve anahtari ayarli sanki mesala Yeni Zellandada su ayri sekil Almanyada ayri sekil burada su banyoda delikten cikarken saga Australia da( yani dünyanin altinda ) sola dogru döner yazilarinda basarilar canim abin hakan türkmen

Raji Khan 
 13.12.2006 21:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 77
Toplam yorum
: 83
Toplam mesaj
: 18
Ort. okunma sayısı
: 8767
Kayıt tarihi
: 01.12.06
 
 

1968 Ankara doğumluyum. Selçuk Üniversitesi, Doğu Dilleri ve Edebiyatı, Fars Dili ve Edebiyatı Bilim..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster