Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ocak '21

 
Kategori
Küresel Isınma
Okunma Sayısı
22
 

Su yönetiminde Türkiye

Global iklim değişikliği aslında en bilinen adıyla kuraklık gün geçtikçe artmaya devam ediyor.

Aslında bu durum karşısında neler yapılmalı? çözüm önerileri nelerdir? demeden önce bu duruma nasıl hangi bakış açılarıyla geldik ona değinmek istiyorum. 

Bilinenin aksine bu yaşadığımız durum bir doğal afet değil, bizlerin bile isteğe daha açık olmak gerekirse plansiz, programsız, cahilce attığımız adımların birer sonucu olarak doğa tarafında önümüze sunulan bir hediye. Ben hediye olarak adlandırdım isteseniz siz ceza olarak adlandırın çıkarılan sonuç aynı olacak. 

Peki nasıl geldik bu duruma? 

Bu duruma aslında oyle bir çırpıda gelmedik gayet insan üstü çabalar sarfettik. Suyu yanlış yönettik ve  kullandık, su havzalarını yerleşim alanlarına açtık, ormanları yaktık ve yeri geldi imara açtık, sulak alanları yok ettik, dikey mimaride israrcı olduk onuda yanlış yerlere konumlandırdık, yanlış tarım ve sanayi politikaları uyguladık ,betonlaşmaya önem verdik yeşil alanları azalttık yok ettik ve malesef 1950 li yıllardan sonra hemen hemen her gelişmiş ülke sürdürülebilir su politikaları uygulamaya başlarken, bu politikalara göre ülkelerinin imar planlarını hazırlarken bizler buna ya güldük geçtik yada anlamadık. Sanırım en acısıda şu ki anlamadı ve  hala da  anlamıyoruz. Hala barajlardaki suyun yağmur yağmadığı için bittiğini düşünüyoruz, ve bunun için alınacak en önemli önleminde çeşmelerden akan suyun az kullanımı olacağını düşünüyoruz. Çünkü haberlerde öyle söylüyorlar....

Peki bu durum karşısında ne yapılmalı? 

Öncelikli olarak hem Türkiyenin hemde Türk halkının artık bilinçlenmesi gerekiyor. Bilinçli olarak adımlar atması gerekiyor. Sürdürülebilir kavramını anlaması ve bu felsefede yaşamını şekillendirmesi gerekiyor.

# Bundan sonra ise artık ülke politikalarının değişmesi gerekiyor. Tarım ve sanayide yeniden yapılandırmaya gitmek gerekiyor. Yani demek istediğim şu ki su ihtiyacı çok olan şeker pancarı ve pirinç üretiminde israrcı omak  yerine bunlara alternatif çözümler üretmek gerekiyor.... Acılen elle sulama yerine damla sulamaya geçmek gerekiyor.

# Kamusal alanda yeni düzenlere geçmek gerekiyor. Yeni belediye politikaları oluşturmak gerekiyor. Su ve su kaynaklarının sürdürülebilirliği üzerine en az 30 yıllık planların hazırlanması gerekiyor. Mesela buna benim en beğendiğim Californiadaki belediye politikalarını örnek göstermekle başlayabilirm. Bildiğniz gibi CA suyu tasarruflu kullanan eyaletlerden biridir Amerikada. Ve öyle sert politikları vardır ki peyzaj tasarımı yaparken bile bahçenizde kullanacagnız bitkiden çim alanın m2 kadar standartları size verir ve uygulatır. Yanı kısaca sen CA da ister holywood starı ol ister markette kasiyer fark etmez politika birdir ve nettir, onun dışına çıkılmasına izin verilmez. 

Ve water manegment dediğimiz su yönetiminin hem ülke genelinde hemde şehirler bazında uygulanması gerekiyor. Malesef bizim ülkemizde meteorojik kurakliği bir bakanlık, hidrolojik kuraklığı bir bakanlık, tarımsal kuraklığı ise bır bakanlık izliyor. Birine göre kuraklık var diğerine göre yok, hepsi bir başka. Oysaki kuraklığı tek olarak incelemek gerek. Dünyada ülkelerin ve şehirlerin kuraklıkla mücadele planları vardır CA örneğinde olduğu gibi, bizlerinde acilen bu eylem planlarına göre hareket planları oluşturmamız gerekiyor. 

# Mimari alanda reformlar, yeşil ve sulak alanlar üzerinde keskin çizgilere sahip olmamız gerekiyor. 

#Gri suyu hayatımıza almamız gerekiyor. Bunun için acil eylem planları oluşturmamız gerekiyor.

#Çevre düzenlemelerinde Xeriscape peyzaj tasarımlarına ağırlık vermemiz gerekiyor. Çim alanları alternatifleri ile değiştirmemiz gerekiyor. (bunu bir önceki posttaaçıklamıştım)

# Ve bunlardan en önemlisi ise birazcıkta olsa vicdanlı olmak gerekiyor. Har vurup harman savurmamak gerekiyor. Durumun ciddiyetini artık anlamak ve anlatmak gerekiyor 7'den 70'e herkese, bana, bizim ülkemize birşey olmaz gibi cahil bir algıyla yaşamamak gerekiyor. Bu arada ilginçtir ki iklim değişikliğini bizim halkımız  ülkemize konduramıyor, bir yere teşvik verirken gelecek iklim değişikliğini hala hesaba katamıyor yada katmak istemiyor orasını bilemiyorum.

Kısaca durumlar böyle ve gün geçtikçe daha da ciddileşiyor. Ben üstü kapalı olanları yazdım derinlerde dalarsam çıkamam belki diye. Ben kısaca anlattım gerisi herkesin bakış açısına göre şekillenecek malesef !!! 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 192
Kayıt tarihi
: 01.02.19
 
 

  Herkese merhaba ben Nergis,  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster