Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ocak '11

 
Kategori
Küresel Isınma
Okunma Sayısı
260
 

Sualtı olmak

Sualtı olmak
 

Denizlerin yükselmesi önümüzde ki 10 yıl içinde gerçekleşeceği ve bilimsel sunumla bunun daha da hızlanıp erkenleşeceği, bir çok kentin hatta ülkelerin sular altında kalarak, yitip gideceği söylenirken: Bu konuda, özellikle üç tarafı denizle kaplı olan yurdumuzun, deniz yükselmesi ile su altında kalacak yerleşim yerleri ve orada yaşayanların gelecekleri ile ilğili ne çalışma yapılıyor? 

Bu kentlerin insanları neden bu çalışmanın içine alınmaz, bilgilendirilmez oluşu hele hele oraların yerel yapılarının hala neden harekete geçmediğinin bende doğurduğu kanı: bilime çok kulak asma, gelecek kaygısı taşımanın ne faydası var? 

Zaten olan olacak, booooşşşşveeeerrr... 

Hadi bakalım deniz yükselecek mi? Anamur, Alanya ve Antalya plajları, Manavgat, Fethiye, Kuşadası, Çeşme, Foça ve Dikili ve de Ayvalık sahil insanı kendinizi, çoluk çocuğunuzu ve mülkünüzü düşün müyorsanız? 

Misafirlerinizi düşünün bari!.. Çünkü misafirperver bir toplum ağırlayacak yerinin olmaması tedirgin etmiyor mu sizi? 

Yerel yönetimler siz hiç kaygılanmayın, yitip gidecek insanlar ve yerler oy veremezler. Oy veremeyenler de temsil edilmeyi haketmiyorlar. Elde kalacak (mı acep?)larla yetinirsiniz artık. 

Bilim ve öznelde iklim uzmanları; dünyanın sıcaklığının artığı artık fırın gibi bir dünyada yaşadığımızı ve sıcaklıktan milyonların öldüğü gerçeğinin pek bilinip haberdar olunmadığı, yada söylenenleri anlayacak farkedişimiz, harekete geçmediği, atmosferdeki karbondioksit salınımının güvenli en üst sınırının 350ppm olduğu bunun geçilmemesi gerektiği ancak şuan da bile 392 ppm'i aştığı buzulların eridiği ve yüksek oranda metan gazının havaya karıştığı, artık çözülemez promlemlere yol ( Her yerde mevsim normallerinin üzerin de seyrediyorsa, bir gün normal üstü şeylerde yaşarız diye) açtığı haykırılıyor, gönüllü insanlarla eylem yapılıyor, ancak asıl yapması gerekenler de devekuşu gibi başlarını topraga gömmüş tehlikenin geçmesine dua ediyorlar. 

Ancak, başların gömüldüğü toprağın da bu olumsuzluklardan kurtulması söz konusu değil ya sularaltında kalıyor yada kanser ediyor, olacak ve bizim çocuklarımız gibi kendi çocuklarını da yaşanamaz hayata mahkum ediyorlar ve de edecekler, ööööölllllddddüüüürrreeeeccceeekkklllleeerrr...... 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 38
Toplam yorum
: 11
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 321
Kayıt tarihi
: 15.12.10
 
 

Denize yakın adam... İzmir'de yaşıyorum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster