Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ağustos '07

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
1489
 

Suat Sayın' ı anmak

Suat Sayın' ı anmak
 

Yanlış anımsamadıysam ‘Masqot’ markaydı radyomuz. 6 Adet büyük pille çalışırdı ve elektrik girişi bile yoktu. Berec veya Pilma Tudor pil kullanırdık bu aygıtta. Hatta bir de bu pillerin kategorik olarak ‘çelik pil’ diye adlandırılanını ele geçirdiğinizde keyfiniz daha da artardı. Nereden biliyorum, çünkü akma riski en az olan pil onlardı.

Bir zaman tek kanaldı radyo yayını. Türkiye Radyoları diye adlandırılmış ve Uzun Dalga’dan yayın yapardı. Ortalama 24.00 de yayın sona ererdi. 06.00 idi sanıyorum açılış saati de. Tek haber ve müzik kaynağımızdı çocukluğumdaki bu radyo. Yurttan Sesler Korosu’ndan tutun Beraber ve Solo Türküler, Beraber ve Solo Şarkılar, çocuk yaşta en beğendiğim müzik proğramlarıydı. Ama bunlar gece yarısı olupta elektrikler söndüğünde (Memleketimde o zamanlar büyük jeneratörlerle aydınlanma sağlanıyordu.

Akşam karardığında yanıyor, 23.00 sularında sönüyordu.) sona ermiş oluyordu. ‘Masqot’ işte o zaman benim yatak arkadaşım oluyordu.

Bu saatten sonra radyoyla ne işi olur bir çocuğun diye merak edilebilir. İlkokul 3. sınıfa kadar gaz lambasıyla ders yapan (o zaman evimizde şehir şebekesine bağlı elektrik de yoktu) bir küçük öğrenci olan ben, ders sonrası en büyük keyfim olan radyo dinlemeye devam ederdim. Üç kardeş olmamıza rağmen radyo mutlak benimdi. Türkiye Radyoları yayınını bitirince Kısa Dalga istasyonları tarardım. Kulağıma hoş gelen her müziğe takılıp dinlerdim. Çoğunlukla da arapça yayınlar olurdu. Çok beğenirdim onların müziklerini. Yayın boşluklarında ise Paul Mauriat Orkestrası ile şimdi anımsayamadığım bir orkestra ile daha ‘hafif müzik’ adı altında sunulurdu. Sonraları James Last Orkestrası da dahil oldu bu hafif müzik programlarına.

Gündüzleri okula gidip gelirken çay bahçelerinden yayılan müzikleri duyardık. Erkin Koray ve Suat Sayın’dı o seslerden de en beğendiklerim. Erkin Koray; Fessupanallah, Komşu Kızı, Arap Saçı, aklımda kalanlar. Diğeri yani Suat Sayın...

Suat Sayın yaşamımın sonralarında da hiç unutamayacağım bir ses oldu ve gönlümdeki unutulmazlarda yerini aldı. Onun; Umut, Yolcu ile Arabacı, Baktığım Aynalarda ve İntizar bir çırpıda anımsayabildiklerim. Müzikle ilgili zevklerim, beğenilerim gelişti ve değişti. Ama Suat Sayın’ı bu çizginin dışına taşıyamadım. Platonik aşklar dönemimin tek tesellisiydi belki ondan, onun kadar güzel bir kadife erkek sesi anımsamadığımdan belkide.

Daha sonraları bu seslere Kutlu Payaslı ve Mihriban Sayın dahil oldular. Yani bu üç ses benim olağan müzik tutkumun ayrıcalıklı isimleri oldular.

Suat Sayın vefat etti, biliyorum.

Gecikmiş bir yazı, onu da biliyorum. Ama benim ona çocukluk yıllarımdan ve ilk aşık olduğum günlerden bir vefa borcum vardı. Çok eski sayılabilecek ve onu unutmayan bir dinleyicisinden saygıyla ve rahmetle anma yazısıydı bu blog...bir borç ödeme, bir teşekkür yazısı yani...

Hiç aklımda yokken bana bu yazıyı Doğan Hızlan yazdırdı. Ender zamanlarda açtığım bir kanal, kanal24 te Suat Sayın anılıyordu ve ilk Doğan Hızlan’ı gördüm, ‘intizar’ı anlatmaktaydı.

Foto: http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=203732

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Öyle sanatçılar yok malesef günümüzde.. sevgi ve saygıyla

Meral Yağcıoğlu 
 17.08.2007 9:28
Cevap :
Topluma televole kültürü pompalayarak, arz/talep dengelerini de o yönde bozdular. Teşekkürler. H.H.Dulun  17.08.2007 10:34
 

Bana eski radyo günlerini hatırlattınız bu yazınızla ve duygulandırdınız beni. Bu gün teknoloji sınırlarını zorlasa da o günleri hâla özlemle hatırlıyoruz öyle değil mi? Suat Sayın, çok değerli, gerçek sanatçılarımızdan biriydi. "Sanatçı" kavramının içinin oyulduğu ve ucuzlatıldığı şu dönemlerde bu özel sanatçılarımızı hep hatırlamamız ve örnek almamız gerekir aslında. Duyarlı ve vefa dolu yazınız çok çok güzeldi Hüseyin Bey, emeğinize yüreğinize sağlık. Sevgi, saygı ve selamlarımla

Özlem Akaydın 
 04.08.2007 17:13
Cevap :
Teknoloji yaşamımızı kolaylaştırsa da, o bize özgü bazı özel duyguları da törpüleyip gitti ne yazık. Özel radyo ve televizyonlarda kanalların çoğalmasına karşın, THM ve TSM yok sayılmış popüler müzik yaşamımızın bir parçası haline getirilmiştir... Bu konuya bundan sonra devam edersem nezaketim kaybolacak, en iyisi kesmek ve size teşekkür etmek sevgili öğretmenim. Selamlar, sevgiler. H.H.Dulun  04.08.2007 20:22
 

Teknolojinin bu kadar geliştiği ve dünyanın giderek küçüldüğü günlerdeyiz. Ve ne yazık ki bunların hiçbirisi bizlere o minicik radyonun verdiği zevki vermiyor. Bir çok sıkıntının yaşandığı o zamanlardan bile anımsayacağımız bir sürü güzellik çıkıyor değil mi? Her alanda olduğu gibi müzikte de yozlaşma aldı başını gitti. Hem eserleriyle, hem yaşam tarzlarıyla "sanatçı" dediğimiz insanların giderek unutulduğunu ve yerine yeni sanatçı(!) kavramlarının geliştiğini üzüntüyle izliyoruz. Gecikmiş bir yazı olmasının hiç bir önemi yok çünkü hiçbir zaman geç değil böylesine güzel insanları anımsamak ve anımsatmak. Vefa borcunuzu ödediniz işte. Sevgi ve saygılarımla....

Yeşim Özdemir 
 04.08.2007 9:27
Cevap :
Efendim, çok teşekkür ederim. Artık öyle bir dönem yaşıyoruz/yaşıyorumki eskiyi anmak, anımsatmak bana bugünün gelişmişliğinden daha fazla bir haz vermekte. Yitip giden değerleri anlamakta sıkıntı çektiğimiz gibi, anmakta da sıkıntılarımız olabilmekte. Nazik yorumunuza bir kez daha teşekkür ederim.Saygılarımla, H.Hüseyin Dulun  04.08.2007 10:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 347
Toplam yorum
: 1015
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 1065
Kayıt tarihi
: 16.05.07
 
 

1960 Ankara doğumlu bir Çankırılıyım. İşimin burada olması nedeniyle, Antalya'da yaşamaktayım. Ti..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster